YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12278
KARAR NO : 2023/20649
KARAR TARİHİ : 06.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/16 E., 2016/51 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece; sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası delaleti ile birinci fıkrası, 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca iki kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi gereğince hükmolunan cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin özetle; cezaevinde iken eski kız arkadaşı olan F.K.’nin para karşılığı birileri ile birlikte olduğunu öğrendiği, F.K’ya bu hususu sorduğunda şikâyetçi İ.Y. ile beraber olduğunu belirterek kendisinin gururuna dokunacak sözler söylediği, şikâyetçi İ.Y.’yi aradığı ve şikâyetçinin kendisine hakaret ettiği, kendisine söylenen sözlerin etkisi ile İ.Y.’ye hitaben mesajları çektiği, şikâyetçi M.Y.’yi tanımadığı, eylemleri nedeni ile pişman olduğu bu nedenlerle hükümlerin bozulması talebini içerdiği belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, şikâyetçi İ.Y.’nin eski kız arkadaşıyla birlikte olduğu düşüncesiyle şikâyetçilere ait cep telefonuna mesaj tespit tutanağı ile tespit edilen sinkaflı sözler içeren çok sayıda mesaj gönderdiğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; sanığın savunması, şikâyetçi beyanları, mesaj tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı ile atılı suçu işlediği kabul edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Başka suçtan farklı yargı çevresindeki cezaevinde hükümlü olduğu anlaşılan sanığın duruşmadan bağışık tutulma talebi olmadığı halde, hükmün verildiği 29.01.2016 tarihli son oturumda Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi yoluyla veya bizzat duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp yüzüne karşı karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun’un 193 ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak başkaca yönleri incelenmeksizin, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.07.2023 tarihinde karar verildi.