YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2503
KARAR NO : 2023/1266
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1498 E., 2021/1808 K.
…
…
…
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 7. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/40 E., 2019/342 K.
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 06.09.2012-28.09.2015 tarihleri arasında çalıştığı davalı işverene ait iş yerinde 19.02.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu % 13 malul olduğunu, ücretinin net 1.550,00 TL olup,asgari ücret miktarının banka hesabına ve geri kalanın da elden ödendiğini beyanla, iş kazasına gerekli tedbirleri almamak suretiyle sebebiyet verdiğini iddia ederek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 1.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının asgari ücret karşılığında çelik konstrüksiyon imalat bölümünde vasıfsız işçi olarak çalıştığını, müvekkilinin iş sağlığı ve güvenliğine dair tüm tedbirleri aldığını, davacının kendi ağır kusuru nedeniyle iş kazası geçirdiğini, beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; 1-Davacının davalı şirket hakkında açmış olduğu maddi tazminat davasının ıslah dilekçesi nazara alınmak suretiyle kabulüne; 88.442,34 TL alacağın 19.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2- Davacının açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulüne; 15.000,00 TL alacağın 19.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunu, müvekkili davalıyı işe almadan önce gerekli sağlık raporlarını aldırdığını, işe başladığında gerekli kişisel koruyucu malzemeler olan “bot, baret, eldiven, maske, elbise” teslim edildiğini ve düzenli olarak malzemeler işveren tarafından kendisine temin ve teslim edildiğini, buna ilişkin düzenli olarak ve sık sık çeşitli tarihleri kapsar nitelikte tutanakların dosyada mübrez olduğunu, 25.03.2019 tarihli kusur oranının tespitine ilişkin rapor yukarıda anlatmış oldukları nedenlerle gerçeği yansıtmamakta olduğunu taraflarınca yapılan itirazların ve ek rapor taleplerinin de reddedildiğini, davacının maaşının tespit edilirken benzer işyerlerinde çalışan emsal işi yapanların ücretlerinin sorulmadığını tanık beyanına göre asgari ücretin üzerinde maaş aldığı kabul edildiğini, kaldı ki davacı tanığının da, davacının asgari ücret olan 1.200,00 TL ücret aldığını beyan ettiğini ve davacıya ait dosyada mübrez personel bilgi formunda da davacı tarafından talep edilen ücret 1.200,00 TL olmasına rağmen davacının maaşı asgari ücretin 1.427 katı olarak kabul edildiğini ve rapora hatalı olarak dayanak olduğunu, mahkemece manevi tazminata ilişkin hükmedilen miktarın fahiş olduğunu, TBK hükümleri uyarınca manevi tazminatı hakim durumun özel hallerini göz önünde tutarak hakkaniyet ve nefasete uygun olarak tayin edeceğini, tazminatın sınırının onun amacına göre belirlenmesi gerektiğini, takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edinilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olmasını belirterek istinaf yoluna başvurulmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili özetle; istinaf dilekçesinde sunduğu gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13, 16 ve 20 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 ncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
2.Dosya içeriğine göre davacı lehine İlk Derece Mahkemesince 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmişken, Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli kararında da davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği ve bu tutarın Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından, davalının bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
3. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından maddi tazminat talebine dair kurulan hükümle ilgili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Davalı vekilinin, davacı lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE,
2.Davalı vekilinin, davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…