YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12389
KARAR NO : 2023/20324
KARAR TARİHİ : 04.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/212 E., 2016/153 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 7.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve Kanun’a aykırı olduğuna, bu nedenle bozulması gerektiği talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın tiyatro salonunda bulunan özel güvenlik görevlileri ile tartışması üzerine olay yerine gelen şikâyetçi polis memurlarının sanığa kimlik sorduğu, sanığın ise şikâyetçilere “Tayyib”in köpekleri, siz kim oluyorsunuz, siz benim kim olduğumu biliyor musunuz, siz beni dışarıya çıkaramazsınız.” şeklinde sözler söylediği iddiası ile açılan davada, Mahkemece sanığın eylemi sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın savunması, şikâyetçilerin beyanları ve tutanaklar karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup sanık müdafiinin bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesiyle, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yapılan değişikliğin suç tarihi itibariyle yürürlükte olmaması nedeniyle, 231 inci maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile sonuçlanan sabıkası bulunduğundan koşulları oluşmamakla” şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2. Aleniyet hakaret eyleminin herkesin duyabileceği, görebileceği ve sayısı belli olmayan birden fazla kişiler tarafından algılanabilir olması anlamına gelmektedir. Aleniyet nedeniyle artırım yapılmasının amaçlarından biri mağdurun onur ve şöhretinin, fiili başkalarının duyması veya duymasına açık olması nedeniyle daha fazla zarar görmesi diğeri ise hukuka aykırılık teşkil eden fiilin bizatihi aleni olarak icra edilmesidir.
İnceleme konusu somut olayda; sanığın, kültür merkezi içerisindeki tiyatro salonunun önünde hakaret eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmakla, olayın meydana geldiği yerin aleni olup olmadığı araştırılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. (2) numaralı bozma nedeni doğrultusunda olay yerinin aleni olmadığının kabulü halinde ise,
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğunun belirlenmesi sebebiyle kararda bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı madesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2023 tarihinde karar verildi.