YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10785
KARAR NO : 2023/19299
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/246 E. 2015/429 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz isteğinin, suçun işlenmediği, hangi görevin engellendiği,suçun nasıl oluştuğunun anlatılmadığı, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğu, takdiri indirimin uygulanmasına rağmen, cezanın ertelenmediği, seçenek yaptırımlara çevrilmediği, kararın kanun ve usule aykırı olduğu, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şüphelinin sevk ve idaresindeki aracın şikâyetçi polis memurlarınca durdurulduğu,araç muayenesi olmaması nedeniyle cezai işlem yapıldığı, ayrıca izin belgesi düzenlediği, şikâyetçilerin beyanına göre şüphelinin yapılan işlem neticesinde ceza aldığını öğrenerek evrakı şikâyetçi M.Ş.’nin yüzüne belgeyi fırlattığı, devamla ” bana işlem yapamazsınız, size gösteririm” dediği, daha sonra diğer şikâyetçi H.K.’ye “gevenceli ise napayım, ben sana gösteririm gevenceyi, beni tanımamışsınız daha, ben muhtarım lan” dediği ve iki eliyle şikâyetçiyi iteklediği, iddiasıyla açılan davada,sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın Temyiz Nedenleri Ve Sair Yönlerden Yapılan İncelemede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Görevi yaptırmamak için direnme suçunda korunan hukuki yarar; kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanma fiillerinin suç olarak tanımlanmasıyla korunmak istenen hukuki yarar, kamu idaresi organlarının görevlerini düzenli bir şekilde ve herhangi bir engelle karşılaşmadan yerine getirmelerini sağlamak suretiyle, kamu idaresinde sürekliliği güvence altına almak ve kamu faaliyetine saygıyı temin etmektir.
5237 sayılı Kanun’nun 265 inci maddesinde tanımlanan görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluşması için, kamu görevlisine karşı görevini gerçekleştirmeden veya görevini gerçekleştirdiği sırada cebir ve tehdit fiillerinin işlenmesi gerekir. Bu eylemlerin görevin yerine getirilmesini engellemeye veya güçleştirmeye elverişli olması gerekir.
Kamu görevlisinin yapmak istediği iş görevi ve yetkisi kapsamında olmalıdır. Görevli ve yetkili olmadığı halde işlem yapmak isteyen kamu görevlisine direnme halinde 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde tanımlanan suç oluşmaz.
İncelemeye konu olayda; katılanların ve tanığın anlatımları ile 26.03.2015 tarihli olay tutanağı içeriğinden, sanığın icra edilmek istenen bir kamu görevini engellemek amacıyla eylemde bulunmadığı, eylemini, kamu görevlisinin görevini gerçekleştirmesinden sonra gerçekleştirdiği, bu nedenle sanığın davranışıyla engellenebilecek bir kamu görevi bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçundan hüküm kurulması,
2.Sanığın, katılanlara hitaben söylediği kabul edilen “bana işlem yapamazsınız, size gösteririm” ”gevenceli ise napayım, ben sana gösteririm gevenceyi, beni tanımamışsınız daha, ben muhtarım lan”şeklindeki sözlerin tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde, tehdit niteliğinde olmadığı, şikâyet hakkı kapsamında kaldığı ve görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
3.Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin, sanığın “duruşmadaki hal ve tutumu” olumlu değerlendirilerek hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin birinci fıkrası uygulanmasına karşın, daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında, aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendi gereğince “suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluşup oluşmadığı” hususu değerlendirilmeden,“ suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık duyduğuna dair samimi hareketinin bulunmaması ve tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde kanaat oluşması nedeni ile ” biçimindeki kanuni olmayan ve takdiri indirim uygulamasıyla çelişkili gerekçeyle sanık hakkında aynı Kanun’un 51 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.