Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12552 E. 2023/1694 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12552
KARAR NO : 2023/1694
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/202 E., 2019/280 K.
KARAR : Kısmen kabul kısmen reddine

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı … vekili, davalı … vekili, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı … vekili dava dilekçesinde; … ili …. ilçesi … köyünde bulunan iki parça tapusuz taşınmaz üzerinde, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili olan davacı lehine oluştuğunu ileri sürerek, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi uyarınca taşınmazların davacı adına tescilini istemiştir.
2. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu … ili … ilçesi … Köyünde 05.07.1971 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile 1992 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmakta olup, genel arazi kadastrosunun 1963 yılında yapılıp 1967 yılında kesinleştiği, dava konusu taşınmazların bulunduğu alanın taşlık ve çalılık niteliğiyle tapulama harici bırakıldıktan sonra, 3367 sayılı Kanun kapsamında köy yerleşim yeri tesbit komisyonunun 15.04.2003 gün ve 6 sayılı kararı ve Valiliğin bu kararı 08.04.2005 tarihli onamasıyla köy yerleşim alanı olarak parselasyon planı yapılmak suretiyle 990 parsel numarasıyla 342.860,69 metrekare yüzölçümlü olarak arsa niteliğinde Ulukapı Köyü Tüzel kişiliği adına tapuya tescil edildiği, bilahere imar uygulaması sonucu ifrazen bir bölümünün 111 ada 2, 3, 4, 5, 112 ada 1, 2, 3, 7 parseller olarak bir kısmının ise yol olarak belirlendiği, akabinde 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) gereği 21.04.2015 tarihinde kurumlar arası tashihen devir sonucu Manavgat Belediyesi adına tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.

II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2014 tarih ve 2011/71 Esas, 2014/634 Karar sayılı önceki kararı ile, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2014 tarih ve 2011/71 Esas, 2014/634 Karar sayılı önceki kararı, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20 inci Hukuk Dairesinin 25.01.2018 tarih ve 2017/8584 Esas, 2018/520 Karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verildikten sonra, davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine aynı Dairenin 03.07.2018 tarih ve 2018/2642 Esas, 2018/5186 Karar sayılı ilamıyla; “fen bilirkişilerin 06.05.2013 tarihli raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen bölüm yönünden yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı, davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiği, ayrıca 442 sayılı Köy Kanununda değişiklik yapan 3367 sayılı Kanun kapsamında, köy yerleşim yeri tesbit komisyonunun 15.04.2003 gün ve 6 sayılı kararı ve Valiliğin bu kararı 08.04.2005 tarihli onamasına dayalı olarak köy yerleşim alanı olarak parselasyon planı yapılarak arsa niteliğinde köy tüzel kişiliği adına tapuya tescil edildiği, taşınmazın artık tescil tarihinden itibaren kamu emlakine dönüştüğü, bu nedenle taşınmaz, 442 sayılı Köy Kanununda değişiklik yapan 3367 sayılı Kanun hükümleri uyarınca köy yerleşim alanı olarak kabul edilip, köy tüzel kişiliği adına tapuya tescil edildiği tarihe kadar diğer kazanma koşulları yanında 20 yıllık kazanma süresinin dolduğu belirlendiği takdirde, bu yer köy yerleşim alanı olarak tapuya tescil edilmekle kamu emlakine dönüşmüş bulunduğundan, özel mülkiyet şeklinde tapuya tescili mümkün olamayacağından mülkiyetin tespitine karar verilmesi gerektiği açıklanarak, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, dava konusu … ili … ilçesi … köyünde bulunan, 23.04.2019 tarihli bilirkişi raporu eki krokide 111 ada 2 numaralı parselde A1 ile gösterilen 283,08 m2’lik, 111 ada 3 parselde A2 ile gösterilen 661,42 m2’lik, 111 ada 4 parselde A3 ile gösterilen 665,00 m2’lik, 111 ada 5 parselde A4 ile gösterilen 561,37 m2’lik, 112 ada 7 parselde A5 ile gösterilen 987,00 m2’lik, 112 ada 3 parselde A6 ile gösterilen 203,71m2’lik, 112 ada 2 parselde A7 ile gösterilen 399,75 m2’lik, 112 ada 1 parselde A8 ile gösterilen 539,57 m2’lik ve A9 ile gösterilen 673,83m2’lik kısımların toplamından oluşan 4.974,73 m2’lik bölümün tapuya bağlanarak kamu emlakına dönmüş olması nedeniyle davacının tescil isteminin reddine, ancak bu kısım üzerinde davacının mülkiyet hakkı olduğunun tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı … vekili, davalı … vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince yapılan keşifteki gözlem, bilirkişi raporları ve tanık beyanları birlikte dikkate alındığında idari işlemle tapunun çıktığı tarih itibariyle Kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülkiyet edinme koşullarının gerçekleştiğini, taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının davacıda, tapunun ise kamuda olmasının taşınmazın hukuki durumunu belirsiz hale getirdiğini, yasalarda tescil kararı verilmesini engelleyici bir hüküm bulunmadığını belirterek, usul ve yasaya aykırı hükmün bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu … ilçesi … Mahallesi’ndeki tescile konu alan içerisinde kalan tapulu taşınmazların tamamının 22.03.2000 tarihli köy kararı ile talep edilen ve Köy Yerleşim Alanı Tespit Komisyonu’nun 15.04.2003 tarih ve 6 no’lu kararı doğrultusunda yapılan köy yerleşik alan tespit ve tescil işlemleri sonucu oluştuğunu, köy yerleşim alanında kalan taşınmazın kamu emlakına dönüşmesi nedeniyle özel mülkiyete konu olamayacağını, bu sebeple davacının mülkiyet hakkı bulunduğunun tespitine de karar verilemeyeceğini belirterek, davanın reddine hükmedilmesi gerekirken, kabulü yönünde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın infaz kabiliyetininde bulunmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

3. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını, davada Orman İdaresinin taraf olmaksızın, orman araştırması yapılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713’üncü maddesi,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı ve davalıların temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkeme kararının ONANMASINA,

827,28 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2.570,94 TL’nin Manavgat Belediye Başkanlığından alınmasına,

44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.