YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1227
KARAR NO : 2013/26834
KARAR TARİHİ : 19.11.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret ve kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK.nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanığın aşamalardaki savunmasına, görgü tanığı …’in iddiayı doğrular anlatımlarına göre, mahkemenin kasten yaralama suçundan kabul ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine, yakınanın duruşmadan haberdar edildiği halde oturumlara katılmadığı gibi hükmüde temyiz etmediği ve hükmün süresi içerisinde sanıkça temyiz olunması karşısında, hükümde “hükme karşı başvurulacak yasa yolu ve süresinin” açıkça gösterilmemiş olması sonuca etkili bulunmadığından tebliğnamedeki (3) numaralı bozma düşüncesine, dosya içeriğinden açıkça anlaşılmakta ise de karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması mahallinde gerekçeli karara eklenmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edildiğinden tebliğnamedeki (4) numaralı bozma düşüncelerine iştirak olunmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suçlardan hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın 5237 Sayılı TCK.nun 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak “sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin 1.fıkrasının a,b,c,d,e bendlerinde sayılan hakları kullanmaktan mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.