YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/935
KARAR NO : 2023/1629
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1389 E., 2021/1118 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/205 E., 2021/144 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat istemli asıl dava ile men’i müdahale-muarazanın giderilmesi ve ecrimisil talepli karşı davanın yapılan yargılaması sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı-karşı davalı … tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, karşı davanın kabulüne, davacı karşı davalının 124 ada 2 parselde kayıtlı taşınmaza yaptığı el atmanın önlenmesine, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı tarafından duruşma istemli, davalı karşı davacı tarafından ise duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.02.2023 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Duruşma için tayin edilen günde davacı-karşı davalı … vekili Avukat … ile davalı karşı davacı … vekili Avukat … geldiler.
Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 21.03.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında; … Köyü çalışma alanında bulunan 124 ada 2 parsel sayılı 3166.08 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve üzerindeki binanın …’ün kullanımında olduğu şerhi verilerek tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, … tarafından kullanım kadastrosuna açılan itiraz davası sonucu; davanın kabülü ile … lehine verilen kullanım şerhinin silinmesine, davacı … lehine kullanım şerhi verilmesine ilişkin kurulan hüküm temyiz incelemesinden geçerek 04.12.2013 tarihinde kesinleşmiş, daha sonra 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) kapsamında taşınmaz öncelikli olarak taşınmazın eski maliki olan …’e satışı yapılmış ve 27.05.2016 tarihinde … adına tescil edilmiştir.
2. Davacı-karşı davalı vekili … dava dilekçesinde; Hazine tarafından açılan dava sonucunda … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/413 Esas, 2000/424 Karar sayılı ilamıyla davalı …’ün Kocadere Köyü, 407 (124 ada 2 parsel) üzerindeki mülkiyet hakkını kaybettiğini, taşınmazın 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi gereğince Hazine adına tapuya tescil edildiğini, davalı …’ün taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının ilamın kesinleşmesi ile şahsi hakka dönüştüğünü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun(3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi gereği yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 124 ada 2 parselin 1981 yılından beri …’ün kullanımında olduğu hususu kadastro tutanağının ve buna bağlı olarak da tapu sicilinin beyanlar hanesine işlendiğini, davalının 6292 sayılı Kanun’un 7/1-a maddesi hükmünden istifade ederek 27.05.2016 tarihinde Kocadere Köyü 407 (124 ada 2 parsel) sayılı taşınmazın maliki haline geldiğini, müvekkili … tarafından … Kadastro Mahkemesinde açılan tespite itiraz davası sonucunda verilen 2012/25 Esas, 2012/32 Karar sayılı ilamı ile 10.04.2009 tarihinde her iki taşınmazı bir bütün halinde …’a sattığı ve zilyetliğini dğevrettiği hususlarının kesin hükümle belirlendiğini, …’ün 10.04.2009 tarihinde düzenlediği belgede dava konusu 407 parsel sayılı taşınmazın adına kayıtlı iken tapunun iptali ve Hazine adına hükmen tescil edildiğini, Hazine tarafından satış yapıldığında … adına ön alım hakını devredeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, 10.04.2009 tarihli taahhütnamenin …’ü bağlayıcı nitelikte olduğunu ve şahsi hakkını …’a devrettiğini, davalının inanç sözleşmesine aykırı davrandığını, taşınmazın satışı ve devir sözleşmesinin ifa edilmemesi sebebile davalı …’ün sebepsiz zenginleştiğini belirterek dava konusu … ili, … ilçesi, … Köyünde bulunan 124 ada, 2 parsel olarak davalı … adına kayıtlı bulunan taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili davacı … adına tapuya tesciline , bu talepleri yerinde görülmediği takdirde fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği 125.000 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı-karşı davacı … vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; 10.04.2009 tarihli el yazısı ile düzenlenmiş olan belgenin taşınmazın satışı, satış vaadi sözleşmesi ya da zilyetliğin devri niteliğini taşımadığını belgede taşınmazın Hazine adına kayıtlı olduğu belirtilerek ileride yürürlüğe girecek yasal düzenleme gereği tapunun müvekkiline iadesi ve müvekkiline taşınmazın satış iradesi oluşması halinde öncelikle komşu parseli satın alan …’ın tercih edileceği, kendisine bu şartlar gerçekleştiğinde taşınmazın devredilebileceğine ilişkin bir taahhüt olup, gerek içeriğindeki ifadeler gerekse şekil şartları gereği satış ya da satış vaadi sözleşmesi niteliği taşımadığı gibi zilyetlik devri de söz konusu olmadığını müvekkilinin dava konusu taşınmazı davacıya satmadığını, taraflar arasında herhangi bir bedel de belirlenmediğini iddia ederek karşı davalının 124 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ve üzerindeki yapıya el atmanın önlenmesi ile taşınmazın boş olarak taraflarına teslim edilmesini, davacıya ait 1193 parsel sayılı taşınmaza ulaşımın müvekkile ait parselden sağlandığını bu sebeple muaraza doğduğunu belirterek muarazanın önlenmesini, mülkiyetin tapuda müvekkiline tescil ve iade edildiği tarih olan 27.05.2016 tarihinden itibaren ecrimisil bedelinin geçmiş gün faiziyle birlikte hesaplanarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı-karşı davalının tapu iptal tescil davasının reddine; davalı- karşı davacının davasının kısmen kabul- kısmen reddi ile 23.341,68 TL nin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine; davacı-karşı davalı tarafından yapılan müdahalenin men’ine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı karşı davalı … tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı karşı davalı …; Hazine tarafından açılan dava sonucunda … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/413 Esas, 2000/424 Karar sayılı ilamıyla davalı …’ün Kocadere Köyü 407 (124 ada 2 parsel) üzerindeki mülkiyet hakkını kaybettiğini, taşınmaz 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi gereğince Hazine adına tapuya tescil edildiğini, davalı …’ün taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkı ilamın kesinleşmesi ile artık şahsi hakka dönüştüğünü, 10.04.2009 tarihli taahhütnamenin …’ü bağlayıcı nitelikte olduğunu, bu belgeyle ileride doğacak hukuki haklarını devrettiğinin anlaşıldığını, davalı …’in yazılı beyanlarından dönmesinin mümkün olmadığını, sözleşmelerde güven ilkesi, iradelerin açıklanmasından sonra, irade sahibinin dilediği zaman bundan dönmesine engel olduğunu, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı Kanun) 162 ve 163 üncü maddeleri ve yeni 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 183 ve 184 üncü maddelerine göre yazılı olarak yapılmış olmak ve kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın, alacağını üçüncü bir kişiye devredebileceğini, bu sebeple davalı …’ün öncesinde mülkiyet hakkını kaybettiğini, taşınmazın 6292 sayılı Kanun’un 7/1-a maddesi gereği kendisine özgülenmesi ve hak sahipliğini kazanması neticesinde, bu şahsi hakkını devretmeyi taahhüt ettiği halde, devrini İrfan’a sağlamayıp mülkiyet hakkını üzerine geçirmesi hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, davalı …’ün sebepsiz zenginleştiğini, … Kadastro Mahkemesinde açılan tespite itiraz davası sonucunda verilen 2012/25 Esas, 2012/32 Karar sayılı ilamla, 10.04.2009 tarihinde her iki taşınmazı bir bütün halinde …’a sattığı ve zilyetliğini devrettiği hususları kesin hükümle belirlendiğini ve güçlü delil niteliği kazandığını, davalı … ‘ün inanç sözleşmesine de aykırı davrandığını, haksız müdahalenin söz konusu olmadığını, davalı …’in davacı …’a 1193 parselle birlikte 407 parseli de satıp zilyetliğini devrettiğini, ecrimisil hak sahibi zilyedin, kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 993 üncü maddesine göre, iyi niyetle zilyedi bulunduğu şeyi karineyle mevcut hakkına uygun şekilde kullanan veya ondan yararlanan zilyet, o şeyi geri vermekle yükümlü olduğu kimseye karşı bu yüzden herhangi bir tazminat ödemek zorunda olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte ecrimisilin davalı- karşı davacının taşınmazı iktisap tarihi olan 27.05.2016 tarihinden dava tarihine kadar olan süre için istenebileceğini mahkemece istinaf kararına aykırı olarak hüküm kurulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı-karşı davalı …’ın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kaldırılmasına, asıl davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine, karşı davanın kabulüne, davacı karşı davalının 124 ada 2 parselde kayıtlı taşınmaza yapılan elatmanın önlenmesine, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne 2.250,00 TL ecrimisil alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı karşı davalı … temyiz dilekçesinde; 6098 sayılı Kanun’un 183, 184 üncü maddelerine göre yazılı olarak yapılmış olmak kanun sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça borclunun rızası aranmaksızın 3. kişiye devredilebildiğini, taraflar arasındaki 10.04.2009 tarihli şahsi hakkın devrine ilişkin taahhütnamenin davalıyı bağladığını, taşınmaz davalı adına kayıtlı iken hükmen Hazine adına tescil edildiğini, davalının ise bu belgede bu taşınmazın Hazinece satış yapıldığında İrfan adına önalım hakkını devredeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, bu belgenin 1193 parselin kuzeyinde bulunan dava konusu 124 ada 2 (eski 407) parselle birlilkte satışı sırasında düzenlenlendiğini,şahsi hakkın devriyle birlikte dava konusu taşınmazın zilyetliğinin de devredildiğini, tapu iptali ve tescil talebi kabul görmediği takdirde taşınmazın dava tarihi itibari ile değerinin sebepsiz zenginleşmeye göre tarafına ödenmesini talep ettiklerini, ortada somut bir olgu biçimde varlığı tartışılmayacak satış ve zilyetliğin devrinin söz konusu olduğunu, davalının sebepsiz zenginleştiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 227/1 inci maddesi gereği bildirdikleri diğer deliller yanında davalıya yemin teklif etiklerini, yemin eda edildikten sonra diğer delillerin ikame edilmediğini, taşınmazın dava tarihi itibariyle değeri keşif sonunda bilirkişilerce belirlendiğinden bu bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre taraflarına ödenmesi gerektiğini,taşınmaza haksız müdahalenin söz konusu olmadığını, karşı dava olan men’i müdahale ve ecrimisil davalarının reddi gerektiğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı-karşı davacı … temyiz dilekçesinde; asıl ve karşı davaların birbirinden bağımsız olup her iki dava için ayrı vekalet ücreti verilmesi gerektiği halde tek vekalet ücretine hükmedildiğini, Mahkeme kararında da belirtildiği gibi mülkiyetin geçtiği tarihten dava tarihine kadar ecrimisil verilmesi gerekirken, Mahkeme kararındaki kabulün azaltılarak daha az bedele hukmedilmesinin doğru olmadığını belirterek öncelikle kararın düzelterek onanmasına, kabul görmediği takdirde bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada 6292 sayılı Kanun gereği satışı yapılan taşınmaza karşı açılan tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat istemine, karşı davada ise; men’i müdahale, muarazanın giderilmesi ve ecri misil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 Sayılı Kanun) 22/a maddesi, 6292 sayılı Kanun, 6831 sayılı Kanun’un 26, 111, 297 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Davacı … dava dilekçesinde öncelikle dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptalini bu talebi kabul görmediği takdirde dava konusu taşınmazın değerinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsilini istemiş olduğu halde Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan hükümde davacının tapu iptali ve tescil talebi reddedilmiş ancak davacının terditli talebi olan tazminat istemi ile ilgili olumlu olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup, kararında taleplerin her biri hakkında verilen hükmü göstermesi gerekir. (6100 sayılı Kanun 26, 297/2) Hal böyle olunca tarafların delilleri toplanıp davacının terditli olarak talep ettiği tazminat istemi hakkında olumlu olumsuz karar verilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine bu aşamada yer olmadığına,
Bozma sebebine göre takdiren duruşma vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.