Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/19789 E. 2023/4370 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19789
KARAR NO : 2023/4370
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/185 E., 2015/218 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle ve banka veya diğer kredi kurumlarınca temin edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2013/185 Esas, 2015/218 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f), (j) ve (son) bentleri, 168 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın suç kastının olmadığına ve zararın giderildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. … Mimari Tasarım Uygulama San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin yetkilisi olan sanığın ekonomik sıkıntıları nedeni ile kredi alabilmek için … Avcılar Şubesine ait, İstanbul – 30.09.2011 keşide yer ve tarihli, keşidecisi “Şanel Kumaş ve Teks. San. Dış. Tic. Ltd. Şti.” olan, “… … Tex. Tic.” emrine yazılı, 1319981 seri nolu, 23.500,00 TL meblağlı suça konu çeki teminat olarak ….’ye verdiği, banka tarafından yapılan incelemede çekin tamamen sahte olduğunun tespit edildiği, kriminal rapora göre suça konu çekin tamamen sahte olarak düzenlendiği ve aldatıcı niteliğinin bulunduğu görüşünün bildirdiği, sanığın bu suretle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia edilmiştir.
2. Sanık, suça konu çeki haricen sattığı araç karşılığında …’dan aldığını, daha sonra kredi alabilmek için ….’ye verdiğini, çekin sahte olduğu bilmediğini savunmuş ve 30.04.2011 tarihli satış sözleşmesi fotokopisini ibraz etmiştir.
3. Suça konu çek duruşmaya getirtilerek incelenmiş, özellikleri duruşma tutanağına geçirilmiş ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirlenmiştir.
4. ….’nin 10.01.2014 tarihli cevabi yazısıyla, … Mimari Tasarım Uygulama San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından suça konu 23.500,00 TL bedelli çek kullanılarak 18.04.2011 tarihinde 20.000,00 TL bedelli iskonto kredisi kullanıldığı bildirilmiştir.
5. Mahkemece, sanığın bankanın maddi varlığı olan sahte çek ile katılan ….’den 20.000,00 TL kredi kullandığı, atılı suçların sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Gerekçeli karar başlığında “30.09.2011” olarak gösterilen suç tarihinin, suça konu çekin ….’ye ibraz edildiği tarih olan “18.04.2011” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, olağanüstü dava zamanaşımının 18.04.2011 olan suç tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar, gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Gerekçeli karar başlığında “30.09.2011” olarak gösterilen suç tarihinin, suça konu çekin ….’ye ibraz edildiği tarih olan “18.04.2011” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. … Mimar Tasarım Uyg. San. Tic. Ltd. Şti.’nin yetkilisi olan sanığın katılan ….’den kredi alabilmek için teminat olarak bankaya aldatıcılık niteliği bulunan ve tamamen sahte olan suça konu çeki verdiği, karşılığında bankadan 20.000,00 TL kredi aldığı, sanığın savunmalarında suça konu çeki araç satışı karşılığında 1. ciranta …’dan aldığını beyan etmiş ve bu konuda 30.04.2011 tarihli satış sözleşmesi fotokopisini ibraz ederek çeki sözleşme tarihi olan 30.04.2011 tarihinde aldığını savunmuş ise de, banka cevabi yazısıyla suça konu çekin 18.04.2011 tarihinde ….’ye teslim edildiğinin anlaşıldığı, 1. ciranta …’ın sözleşme fotokopisi ve çekte yazılı adresinde yapılan araştırmada … isminde bir şahsı tanıyan ve bilenin olmadığının tespit edildiği, sanığın sahte olduğunu bildiği çekle kredi almak şeklinde gerçekleşen eyleminin, “banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık” suçu ile birlikte “bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık eylemi nedeniyle aynı maddenin birden fazla bendini ihlal ettiği gözetilerek temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak sanığa teşdiden ceza verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
5. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezası belirlenirken, tespit olunacak temel gün, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca, 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısı 5 gün olarak belirlenip bu miktar üzerinden uygulama yapıldıktan sonra sonuç cezanın haksız elde olunan yararın iki katına çıkartılması suretiyle, sanık hakkında fazla ceza tayini, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2013/185 Esas, 2015/218 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2013/185 Esas, 2015/218 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının ikinci bendinden adli para cezasının belirlenmesine ilişkin “5 gün”, “2 gün”, “1 gün”, “20,00 TL” ve “5237 sayılı TCK’nun 158/1-f-son maddesi uyarınca adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin 2 katından az olamayacağından, suçtan 23.500,00 TL lik çeke karşılık 20.000,00 TL lik kredi alınması nedeniyle haksız menfaat miktarı 20.000,00 TL olduğundan sanığın 40.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” ibarelerinin çıkartılarak yerlerine “2.000 gün”, “1.000 gün”, “833 gün” ve “16.660,00 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.05.2023 tarihinde karar verildi.