YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8992
KARAR NO : 2023/4232
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/138 E., 2015/302 K.
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.06.2015 tarihli ve 2015/138 Esas, 2015/302 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri;
1. Eksik inceleme neticesinde hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğuna,
2. Hükmolunan netice cezaya ilişkin olarak 5237 sayılı Kanun’un 50 nci ve 52 nci maddeleri gereği cezanın adlî para cezasına çevrilmesi talebine,
3. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, kardeşi olan ve İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 2014/2803 AK sayılı kararı gereği adlî kontrol altında bulunup kolluk birimine imza atma yükümlülüğüne tabi olan …’ın, suç tarihinde şehir dışında olması ve imzaya yetişemeyeceğini beyan etmesi üzerine … Polis Merkezi Amirliğine müracaat ederek kendisini kardeşi … olarak tanıtıp resmi belge niteleğindeki adlî kontrol imza evrakına kardeşi … yerine imza attığı, kolluk kuvvetlerinin şüphelenmesi üzerine kendi kimliğini görevlilere vermek suretiyle eylemini kabul edip üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmıştır.
2. Sanık, eylemini her aşamada ikrar etmiştir.
3. Adli Kontrol İmza Evrakı sureti ve kolluk güçlerince olayın tespiti üzerine tanzim olunan 09.02.2015 tarihli tutanak dava dosyası arasına eklenmiştir.
4. Sanığın güncel adlî sicil kaydı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Eksik İncelemeye İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanığın ikrarı ile Olay ve Olgular başlığı altında belirtilen evrak içerikleri itibarıyla dava dosyasının tekemmül ettirilmesi neticesinde sanığın eyleminin sübuta erdiğinin tespitiyle hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Netice Cezanın Adlî Para Cezasına Çevrilmesi Talebi Yönünden
Sanığın, gerek dava dosyasında mevcut gerekse UYAP ortamından temin olunan güncel adlî sicil kaydına göre İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin (Üsküdar(Kapatılan) 3. Ağır Ceza Mahkemesinin), 11.06.2008 tarihli ve 2007/370 Esas, 2008/169 Karar sayılı kararı ile kasıtlı suçtan neticeten 5 yıl hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği ve bu kararın, 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca tekerrüre esas teşkil ettiği saptanmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin tatbikinde esas alınacak ölçütlerin, ilgili maddede “suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özellikler” şeklinde sıralandığı, Mahkemece, sanığın sabıkalı kişiliği gerekçe gösterilerek hükmolunan netice cezanın 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi kapsamında seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın, yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandığı tespit edildiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sair Hususlara İlişkin Temyiz Sebebi
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Kabule ve uygulamaya göre;
a. Sanığın eylemine uyan resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu yönünden, 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 250 nci ve 251 … maddelerindeki seri muhakeme usulü” ve basit yargılama usulü uygulamalarıyla ilgili olarak 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle 5271 sayılı Kanun’a eklenen geçici 5 … maddenin (d) bendine; “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de hükümden sonra, 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esa, 2022/44 Karar sayılı kararıyla 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … madddesiyle eklenen geçici 5 … maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “… ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “… denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen …” ibareleri yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.06.2015 tarihli ve 2015/138 Esas, 2015/302 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.