Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/8062 E. 2023/19216 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8062
KARAR NO : 2023/19216
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/127 E., 2015/560 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, katılan … vekili tarafından temyiz edildiği belirlenmekle birlikte bu kararın, aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
Katılan sanık … hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2015/127 Esas, 2015/560 Karar sayılı kararıyla;
A. Sanık … Hakkında
Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
B. Sanık … Hakkında,
1. Hakaret suçundan, 2 kez, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ve 62 nci maddesi uyarınca 3 ay 26 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
2. Kasten yaralama suçundan, 2 kez, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
3. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
4. 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet suçundan, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanunu’nun (6136 sayılı Kanun) 15 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay 25 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın atılı suçları işlemediğine, cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin olmadığına ve sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, eksik inceleme yapıldığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, uzlaşma hükümlerinin tatbik edilmediğine, adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımların uygulanmama gerekçesinin gösterilmediğine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan sanık … ve eşi olan katılan … C.’nin markete gittikleri, katılan sanık …’ın markete girdiği, katılanın araç içerisinde eşini beklediği sırada katılan sanık …’in, katılan … C.’yi görüp “O…pu” şeklinde alenen hakaret ettiği ve katılana saldırarak, araçtan indirip dövmek suretiyle katılanı yaraladığı, bu sırada katılan sanık …’ın marketten çıkarak olaya müdahale etmek istemesi üzerine katılan sanık …’in “O…pu çocukları.” diyerek katılan sanık …’a alenen hakaret ettiği ve etkili eylemde bulunduğu, elinde bulunan bıçak ile sanık …’a saldırdığı ancak vuramadığı ayırca sanık …’a yönelik “Şerefsiz, sen nasıl tazminat davası açarsın, sen bu tazminat davasını çekmezsen bunlar bir şey değil.” dediği ve katılan sanık …’de ele geçirilen bıçağın 6136 sayılı Kanun’un 15 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan taşınması ve bulundurulması yasak niteliğe haiz bıçaklardan olduğu Mahkemece kabul olunup, tarafların anlatımları, katılan … C. ve katılan sanık … hakkında düzenlenmiş olan 05.01.2015 tarihli adli muayene raporları, … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 21.04.2014 tarihli uzmanlık raporu, tanık Ş. U. beyanı ve tüm dosya kapsamıyla katılan sanık …’in hakaret, tehdit, kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarını işlediği sabit görülmüştür.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Katılanlar … ve …’nın anlatımlarının, adli muayene raporları ve tanık Ş. U.’nun beyanıyla desteklenmesi ve tüm dosya kapsamıyla, sanığın hakaret, kasten yaralama ve tehdit suçlarını işlediğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunup, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Taraflar arasındaki tartışmanın olay günü 12:30 sıralarında yaşandığı, suça konu bıçağın ise 16:10 sıralarında polis merkezine gelen ve olayın tanığı olduğunu belirten M. K. tarafından emniyete teslim edildiği, sanığın aşamalarda, bıçağın kendisine ait olmadığını ve olay sırasında üzerinde bıçak bulunmadığını ifade ettiği, tanık Ş. U.’nun da beyanında, sanığın bıçak çektiğini görmediğini ve M. K. isimli şahsın olay yerinde olup olmadığını bilmediğini belirttiğinin anlaşılması karşısında, katılanın anlatımda, sanığın kendisine bıçak çektiğine dair beyanda bulunması ve somut olay kapsamında suça konu bıçağı ele geçirdiğini belirten ve kovuşturma aşamasında öldüğü anlaşılan tanık M. K’.nın, soruşturma beyanının duruşmada okunup tartışılması, hangi beyana hangi nedenle üstünlük tanındığının açıklanıp belirtilmesi ve sonucuna göre her türlü şüpheden uzak, kesin delile dayalı olarak, kuşkuya yer vermeyecek şekilde hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve dosya içeriğiyle uygun düşmeyen gerekçeyle sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, tehdit suçundan aynı Kanun’un 106 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca hüküm kurulması ve hükümden sonra yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26 ncı maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesine “aynı mağdura karşı” ibaresinin eklenmiş olması dikkate alınarak, sanık hakkında hakaret, tehdit ve kasten yaralama suçları yönünden, 5237 sayılı Kanun’un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemleri uygulanıp sonucuna göre hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3. Kabule göre de;
a. Kasten yaralama suçlarına ilişkin temel cezanın belirlenmesi sırasında, alt sınırdan ayrılmayı gerektiren bir neden bulunmadığının belirtilmesine rağmen, temel cezanın “5 ay hapis cezası” üzerinden, alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
b. Sanığın hakaret eylemlerini kısa zaman dilimi içerisinde ve aynı eylemin devamı niteliğindeki sözlerle, birden fazla katılana karşı gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında belirlenecek temel cezanın sadece 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca artırılması gerektiği gözetilmeden, ayrı ayrı iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin kanun yolu başvurusunun itiraz merciince incelenmek üzere dava dosyasının oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.