Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/15950 E. 2023/19250 K. 01.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15950
KARAR NO : 2023/19250
KARAR TARİHİ : 01.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/607 E., 2022/383 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen, bozma üzerine verilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, katılan ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, tehdit suçundan hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerel Mahkemenin 17.06.2016 tarihli ve 2016/164 Esas, 2016/447 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ilk fıkrasının son cümlesi, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 ve 50 nci maddeleri uyarınca neticeten 1.660,00 TL adli para cezasıyla, aynı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 2 ay 16 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Anılan kararın Yargıtay 4. Ceza Dairesince bozulması üzerine, taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması nedeniyle, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ilk fıkrasının son cümlesi, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten doğrudan 1.660,00 TL adli para cezasıyla, aynı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten doğrudan 8.080,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteği, hakaret suçunda zincirleme suça ilişkin uygulama sırasında eksik ceza tayin edildiğine, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği ise müvekkilinin suç kastının bulunmadığına, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, bu nedenle kararın hukuka olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurların … Adliyesinde görevli nöbetçi Sulh Ceza Hakimi, nöbetçi zabıt katibi, Cumhuriyet savcısı ve polis memuru oldukları, suça sürüklenen çocuğun başka bir suçtan soruşturması nedeniyle tutuklanması talebiyle Erdemli Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildiği, yapılan sorgu sonucunda mahkemece tutuklandığı, bunun üzerine suça sürüklenen çocuğun eliyle mahkeme duvarlarına vurarak kurul halinde çalışan hakim ve zabıt katiplerine hitaben ”Ananızı avradınızı s…m, dışarıya çıktığımda sizinle görüşürüz’.’ şeklinde alenen hakaret ve tehditte bulunduğu, bunun üzerine mahkeme salonuna polis memurlarına da “Sizin ananızı avradınızı s….m, kim oluyorsunuz da bana müdahale ediyorsunuz, dışarıya çıkayım size de dünyanın kaç bucak olduğunu göstereceğim.” şeklinde alenen hakaret ve tehdit sözlerine devam ettiği, sözleri duyan Cumhuriyet savcısının kolluk görevlilerine suça sürüklenen çocuğun eylemleri sebebiyle tutanak tutulması talimatı vermesi üzerine bu kez de Cumhuriyet savcısına ”O yaz diyenin de anasını avradını s….m.” şeklinde alenen hakarette bulunduğu kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile ikinci fıkrası gereği 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma öncesi mahkumiyet hükmünün kurulduğu 17.06.2016 tarihine göre, uzlaşma için ilk teklifin yapıldığı tarihten uzlaştırmacı raporunun düzenlenerek uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar duran süre de dikkate alındığında, bozma sonrası verilen karar tarihinden önce 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.