YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25120
KARAR NO : 2013/22866
KARAR TARİHİ : 07.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğun, üzerine atılı suçları, farklı yakınanlar tarafından işletilen iki farklı işyerine karşı işlediği halde, birer kez cezalandırılmasına karar verilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
I- Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26.maddesiyle, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesine göre yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde teşebbüs aşamasında kalmış olması nedeniyle suça sürüklenen çocuğa atılı hırsızlık suçundan doğan herhangi bir maddi zararın bulunmadığı ve adli sicil kaydına göre sabıksız olduğunun anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun kovuşturma evresinde sorgusunun aynı Mahkeme tarafından ancak başka bir hakim tarafından yapıldığı, suça sürüklenen çocuğun mahkumiyet kararını veren hakim tarafından hiç görülmediği, Mahkemece ifade alma sırasında suça sürüklenen çocuğun olumsuz tutum ve davranış sergilediğine dair bir tespitinin duruşma tutanağına geçirilmemiş olduğu anlaşılmakla, “suç işlemeye meyilli kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılamadığı ve suç sonucu sebep olunan zararın giderilmediği” biçimindeki yasal, yeterli ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4. maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle 18 yaşını tamamlamayan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde, hapse çevrilemeyeceği ancak aynı maddenin 11. fıkrasına göre işlem yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.