Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2023/1115 E. 2023/1544 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1115
KARAR NO : 2023/1544
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1996 Esas, 2022/2011 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası 1.Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2022/185 E., 2022/269/434 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar …, …, … vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar …, …, … vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile Kuşadası Otelcilik Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi arasında Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/647 E. sayılı dosyasında devam eden davası olduğunu, söz konusu dava kapsamında bu şirketin ihyasına ilişkin yetki verildiğini ileri sürerek davaya konu şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde; adı geçen şirketin 01.07.2010 tarihinde yapılan genel kurulda şirketin tasfiyeye girdiğini, 29.12.2011 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında tasfiye işlemleri tamamlandığından kaydının silinmesine karar verildiğini, Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilerek ticaret sicilinden silindiğini, müvekkilinin, yeniden ihyası istenen şirketlerin ticaret sicilinden terkin edilmesinden doğan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, yeniden ihyası istenen şirkete ilişkin, Mahkeme tarafından yeniden ihyaya karar verilmesi halinde müvekkili tarafından gerekli işlemlerin yapılacağını, ancak, açılan davanın kabulüne karar verilmesi halinde, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine mahkeme aksi kanaatte olması halinde, müvekkilinin bu davada yasal hasım olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu şirketin 16.07.2010 tarihinde şirketin amaçlarını gerçekleştiremeyeceği anlaşıldığından şirketin tasfiyesine karar verildiği, tasfiye işlemlerinin tamamlandığı, tasfiyesi tamamlanan şirketin terkin ilanının Ticaret Sicil Memurluğunca yapıldığı ve Ticaret Sicilinden terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/647 E. sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescili davası açıldığı, mahkemece davalı şirketin ihyasının sağlanması amacıyla davacıya süre verildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiyenin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa alacaklıların şirketin ihyasını isteyebilecekleri ve hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Kuşadası Otelcilik Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi’nin Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/647 E. sayılı dosyasında devam eden yargılama ile sınırlı olmak kaydıyla aynı ünvan ile Ticaret Siciline tescili sureti ile ihyasına, 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/647 E. sayılı dosyası yönünden ek tasfiye işlemlerini yapması için mahkememizce re’sen seçilen ve bilirkişi listesinde de bulunan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Halil İbrahim Seyyaroğlu’nun tasfiye memuru olarak atanmasına, durumun Kuşadası Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar …, …, … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalılar …, …, … vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkeme kararının, beyanları alınmadan ve yokluklarında verildiğini, bu haliyle savunma haklarının kısıtlandığını, yerel mahkemenin, önceki bozma sonrasında Ticaret Sicil Müdürlüğünü davalı olarak eklediğini ve katılamadıkları duruşmada beyanlarının alınmadığını, karar aşamasına geçileceğine dair tebliğ yapılmadan hüküm tesis edildiğini, mahkemenin, şirketin terkin tarihini yanlış belirterek hatalı bir karar verdiğini, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında şirket ve kooperatifler ile ilgili alacaklılar ile hukuki menfaati bulunan kişilerin şirket kaydının silinmesinden itibaren beş yıl içerisinde ihya davası açılabileceğinin belirtildiğini, bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazine’ye intikal edeceğini, Hazine’nin bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmayacağını, tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinin uygulanacağını, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından aleyhine dava açılan ve ihyası talep edilen Kuşadası Otelcilik Turizm ve Ticaret A.Ş.’nin 29.12.2011 tarihinde, şirket genel kurulunun fesih kararı doğrultusunda şirketin başvurusu üzerine ticaret sicilden terkin edildiği, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi kapsamında resen terkin edilen bir şirket statüsünde olmadığı, bu nedenle Kuşadası Otelcilik Turizm ve Ticaret A.Ş’ye ilişkin ihya talebinin herhangi bir hak düşürücü süreye tabi olmadığı, 6102 sayılı Kanun’un 547’nci maddesi kapsamında şirket ihya edildiğinden, davalıların hak düşürücü süre itirazı yerinde görülmediği, ayrıca davalılar vekiline 28.09.2022 tarihli celse için 30.05.2022 tarihinde tebligat yapıldığı, ön inceleme tutanağının da tebliğ edildiği, davalılar vekilinin usulüne uygun duruşma günü tebliğine rağmen duruşmaya katılmadığı ve mazeret bildiriminde de bulunmadığından davalılar vekilinin savunma haklarının kısıtlandığı ve beyanlarının alınmadığı yönündeki istinaf itirazları da yerinde görülmediği gerekçesiyle davalılar …, …, … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar …, …, … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar …, …, … vekilinin temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkin olup, ihya davası açılmasında hukuki yararın bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 114 üncü maddenin birinci fıkrasının h bendi, 115 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi, 547 nci maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar …, …, … vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.