YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/355
KARAR NO : 2023/1410
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/838 E., 2022/1786 K.
…
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/92 E., 2021/26 K.
Taraflar arasındaki Vazife Malullüğünün tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının uzman çavuş olarak Jandarma Komando Özel Hareket Tabur Komutanlığı Diyarbakır emrinde görevli iken 05.10.2018 günü terörle mücadele harekatı kapsamında görevlendirilen timin operasyona hazırlığı maksadıyla yaptığı silah bakım faaliyet sırasında yaralandığını, olay sonrasında davacının engel durumunun %59 olarak belirlendiğini, 14.10.2019 günlü dilekçe ile kuruma başvuru yapılarak vazife maluliyeti yönünden talepte bulunulduğunu ancak talebin zımnen red edildiğini, kurum işleminin yerinde olmadığını, davacının görevinin ayrıca 3713 sayılı Kanun kapsamında olup, bu kapsamda terör önleme faaliyeti içeresinde iken yaralandığını, bu sebeple vazife malullüğü aylığının 3713 sayılı Kanun kapsamında bağlanması gerektiğini, bu kabul edilmezse dahi 2330 sayılı Kanun kapsamında görevde bulunduğunu, bu kapsamda aylık bağlanması gerektiğini, … 4. İdare Mahkemesi’ ne açılan dava sonucunda 2019/2372 E, 2020/535 K sayılı karar ile iş mahkemesinin görevli olduğuna karar verildiğini, bu nedenle davacının askerliğin sebep ve tesiri ile malul hale geldiğinin tespit edilerek davacıya öncelikle 3713 sayılı Kanun gereği vazife malullüğü aylığı bağlanması, bu talep kabul görmez ise 2330 sayılı Kanun gereğince vazife malullüğü aylığı bağlanması ve olay tarihinden itibaren bağlanacak aylık ve yapılacak ödemelerin yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 5510 sayılı Kanun’un 47 nci maddesinde vazife malüllüğü hallerinin sayıldığını, davacının rahatsızlığının görev başında iken meydana gelmediğini, vazife malullüğü hükümlerinin uygulanamayacağını, kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davanın kabulü ile, davacıya 15.03.2020 başlangıç tarihli bağlanan aylığın 3713 sayılı Kanun 21 inci maddesi kapsamında bağlanması gerektiğinin tespitine, buna göre oluşacak fark aylıklardan 06.05.2020 tarihine kadar ödenmesi gerekenlerin bu tarihten, sonrası dönem fark aylıklarının ödenmesi gereken tarihlerden yasal faiziyle davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusuna yasal dayanak olan 3713 sayılı Kanunun 21/2 nci fıkrasında vazife malullüğüne neden olabilecek olayların tahdidi olarak sayıldığını, operasyona hazırlık aşamasında meydana gelen olayların terör olaylarını önleme kapsamında dayılamayacağını, yasa hükmünün genişletilmesinin ve yorumlanmasının mümkün olmadığını, ayrıca davacının olay tarihinden itibaren faiz talebinde bulunduğu, ancak mahkemece davacıya 15.03.2020 tarihinden itibaren 3713 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanması talebinin kabul edildiğini, olay tarihi olan 05.10.2018 tarihinden itibaren faiz talebinin kabul edilememiş olduğunu, bu nedenle de davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Somut olayda, davacının bulunduğu askeri birliğin o an operasyonda bulunan birliğin ihtiyati olarak görevlendirilmiştir. Birlik operasyona hazırlık işlerini icra ederken davacı yaralanmıştır. Operasyonun hazırlık aşaması, terörle mücadelenin bir parçasıdır. Törörle mücadelenin sadece fiilen salt operasyon olarak ele alınması hatalıdır. Çünkü operasyonun icrası için hazırlık aşaması zorunlu bir unsurdur. Dolayısıyla davanın kabulüne yönelik mahkeme kararı yerinde olmuştur.” gerekçeleriyle davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Uzman Çavuş görevinde iken ateşli silah ile yaralanıp askerliğe el verişlilikten çıkan davacının 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğünün tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 3713 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, Diyarbakır Jandarma Özel Harekat Tabur Komutanlığınca yürütülen idari soruşturma kapsamında edinilen tanık ifadeleri ve kayıtlar ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…