YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7754
KARAR NO : 2023/1932
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1761 Esas, 2021/1149 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/303 E., 2017/705 K.
Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.03.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat…… dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2014 yılı sonunda yıllık doğalgaz çekiş miktarının aşıldığı gerekçesiyle iki santral için ayrı ayrı azami aşım ceza faturası düzenlediğini, fatura kontrol edildiğinde 2014 yılının Şubat ayı için günlük kısıntı aşım miktarlarının yıllık azami aşım bedeli hesabından çıkarılmadığının fark edildiğini, oysa taraflar arasındaki sözleşmenin 7.4 maddesi 5 inci paragrafında müşterinin işbu sözleşme yılı için azami aşım bedeli uygulanmış doğal gaz miktarlarının yıllık azami aşım bedeli hesaplamasında esas alınan doğal gaz miktarından düşüleceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın kısmî dava ya da belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, sözleşme gereği davacıya 2014 yılı Şubat ayında kısıntı talimatı gönderildiği halde davacının bu talimata uymayarak talimatta belirtilen miktardan daha fazla doğal gaz çekişi yapıldığını, bunun sonucu sözleşmenin 8.10. maddesi uyarınca düzenlenen faturanın davacı tarafından ihtirazı kayıtla ödendiğini, sözleşmenin herhangi bir maddesinde yıllık azami aşım bedelinden kısıntı aşım bedelinin düşeceğine dair düzenleme bulunmadığını, kısıntı aşım bedeli ile azami çekiş miktarının üzerinde çekim yapılması halinde uygulanacak bedel arasında bir bağ olmadığını, sözleşmenin 7.4 maddesinde 2014 yılı içinde müşteriye günlük ve/veya aylık azami aşım bedeli uygulanmış ise (kısıntı aşım bedeli uygulanmışsa değil) bu bedellerin uygulandığı doğal gaz miktarlarının azami yıllık aşım bedeli hesaplamasında esas alınan miktardan düşülmesinin düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen 30.12.2013 tarihli sözleşmenin 4 üncü maddesinde aylık ve yıllık çekiş miktarlarının belirlendiği, buna göre davalının gönderdiği 05.02.2014 tarihli kısıntı talimatında davacının santrallerinin her ikisinden fazla miktarda gaz çekişi yapıldığının belirtilip fatura düzenlendiği, davacının fatura edilen bedeli ödediği, BOTAŞ’ın İletim Şebekesi İşleyiş Düzenlemelerine İlişkin Esaslar’ın (ŞİD) Tanımlar başlıklı maddesinde Zor Gün tanımının yapıldığı, 14.10.2 maddesinde ise Zor Gün ve Sınırlı Kapasite Günü başlığı altında, taşıyıcının kesinti, kısıntı, artırma talimatı verdiği taşıtanların sekiz saat içinde talimata uyacağının belirtildiği, ŞİD’de arzın talep karşısında yetersiz kaldığı günlerin ise zor gün olarak tanımlandığı, buna göre alınacak tedbirler ve takip edilecek prosedürün belirtildiği, bu kapsamda talimata uymayarak son tedarikçiye gaz tedarik eden taşıtana talimata uyulmayan miktar için ceza uygulanmasının, sözleşmenin 8.10 maddesinde ise, talimata uymayan taşıtanlara uygulanacak fiyat ve cezai şart öngörüldüğü, bilirkişilerin hesaplamasında sözleşmeye aykırı bir faturalandırma yapılmadığı, hesaplamaların doğru olduğunun belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yalnızca bilirkişi raporuna atıfla yetinildiğini, bilirkişi heyetinin kanuna aykırı teşekkül ettirildiğini, bilirkişinin görüşlerinden konu hakkında yeterli uzmanlığa sahip olmadığını gösterdiğini, davalı yanca savunulan azami çekiş ile kısıntıya ilişkin hükümlerin sözleşmede farklı yerlerde düzenlenmesi nedeni ile birbirleri ile irtibatının bulunmadığı ve bağımsız oldukları ileri sürülmüş ise de, sözleşme incelendiğinde 8.10 maddesinin, tamamen 7 nci maddesi dördüncü fıkrası ile ilgili olduğunu, 8 inci maddesi onuncu fıkrasının 4.1 deki tabloya atıf yaparak, kısıntı talimatı ile aylık çekiş miktarının azaltılabileceğini vurguladığını, sözleşmenin bilirkişilerin değerlendirmesi gibi yorumlanması halinde tek fiil nedeni ile birden fazla cezai müeyyide uygulanacağını, BOTAŞ’ın doğal gaz piyasasındaki hakim konumu gereği genel işlem şartı niteliğinde olan hükümlerin müvekkili aleyhine yorumlanamayacağını, ihtirazi kayıt koymaksızın ödenen bedelleri kabul eden davacının hukuken cezai şart talep edemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmesinin 4 üncü maddesinde azami çekiş miktarları, 7 nci maddesinde, 4 üncü maddede belirtilen azami çekiş miktarın üzerindeki fiili çekişlere uygulanacak bedelin hesaplanmasını, 8.10 maddesinde ise, kısıntı talimatı ve bu talimata uyulmaması halinde uygulanacak zamlı fiyat tarifesinin düzenlendiği, 7 nci madde ile 8.10 madde incelendiğinde, her iki hükmün farklı çekiş aşımlarını düzenlediği, kısıntı talimatına uyulmaması halinin bir ifaya eklenen cezai şart olarak nitelendirilebileceği, kısıntı talimatı üzerine uygulanacak “çekim” miktarının fiili aşımı halinde esasen yıl sonu itibariyle yıllık azami “çekim” miktarının da aşılmasını sonuçlamayacağı, zira “kısıntı talimatı” üzerine belirlenen aylık azami çekim miktarlarının altında bir çekim yapılması gerekeceği, kısıntı talimatı üzerine çekim yapılması gereken miktarın üzerinde fiili çekim yapılmasına karşın sözleşmenin 4 üncü maddesinde belirlenmiş olan azami aylık çekim miktarının altında çekim yapılabileceğinin anlaşıldığı, 4 üncü maddedeki azami çekiş düzenlemesi ile 8.10 maddedeki kısıntı talimatı üzerine uygulanması gereken azami çekiş hükmünün hukuki niteliği ve amacının farklı olduğu, uyuşmazlığın yalnızca sözleşmenin yorumuna yönelik olduğu, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile tespiti/çözümlenebileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmenin 8.10 maddesindeki düzenlemenin ifaya eklenen cezai şart olarak nitelendirilmesi halinde ifanın çekincesiz olarak kabul edilmiş olması halinde cezai şart talep edilemeyeceğini, hukuka aykırı bilirkişi raporunun mahkeme kanaatine etki ettiğini, bir sözleşmede bazı hususların farklı yerlerde düzenlenmiş olmasının işbu hususların birbirlerinden bağımsız olduklarına, aralarında fiili veya hukuki bağ bulunmadığına delalet etmediğini, sözleşmenin 7.4 maddesi 5 inci paragrafında yer alan hüküm gereğince, azami aşım bedeli uygulanan Şubat ayı gaz miktarının da yıllık azami aşım bedeli hesaplamasından düşülmesi gerektiğini, benimsenen görüş gibi farklı iki hukuki nitelik olarak bakılması halinde kısıntı yapılan dönemde aşımı yapan şirketlerin otomatik olarak yıllık çekim taahhütlerini aşacağıni ve tek fiilden iki kere cezai müeyyide ile karşılaşacağını, hakimin hukuk dışı konularda uzman yardımı alabileceğinden dava konusu uyuşmazlık da enerji piyasası ile ilgili bilgi sahibi olmayı gerektirdiğinden alanında uzman kişilerden oluşan bir heyet oluşturulmaksızın, hesaplamaya itiraz edilmediği gerekçesi ile bu yöndeki istinaf taleplerinin yok sayılmasının hukuka aykırılık taşıdığını, müvekkili ve davalıdan doğal gaz tedarik eden diğer şirketlerin davalı ile imzalanan sözleşme hükümleri üzerinde pazarlık etme imkanı bulunmadığını, doğal gaz tedariği sektöründe tekel konumunda olan davalının sözleşmesinin önceden hazırlanan tipik sözleşme niteliğinde olup sözleşmedeki birçok hükmün genel işlem koşulları niteliği taşıdığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, istirdat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 179 uncu maddesi,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.