Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/6053 E. 2023/1394 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6053
KARAR NO : 2023/1394
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/718 Esas, 2021/861 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/48 E., 2019/26 K.
BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/49 E.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince esas ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince esas ve birleşen davada taraf vekillerinin başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge adliye mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.03.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat ….dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; davalının müvekkili şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalının yönetim kurulu üyeliğinin verdiği yetkiyle müvekkili şirketten çeşitli dönemlerde kendisine banka vasıtasıyla ödemeler yaptığını, davalının yapılan ödemelere ilişkin olarak harcama belgesi ve kaydını müvekkili şirkete sunmadığını ileri sürerek tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

2.Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde; davalının avans adı altında şirketten ödemeler aldığını, belgelendirilmediğin ileri sürerek tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde; ödemenin ise iş avansı olarak alındığını ve Uzak Doğu seyahatinde kullanıldığını ve konaklama kayıtları ile turizm şirketi kayıtlarıyla bunun sabit olduğunu, ayrıca bu durumun para transferine ilişkin dekonttan da anlaşılabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı vekili birleşen davada cevap dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Direktörlük görevlerini ayrı ayrı yürüttüğünü, müvekkiline yönetim kurulu üyeliği ile ilgili olarak huzur hakkı ödendiğini, direktörlük göreviyle ilgili olarak müvekkiline aylık maaş ödendiğini birleşen davaya konu edilen ödemelerin maaş ödemesi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen şirket kayıtları ve ödeme belgelerine göre asıl davada davalıya iş avansı olarak yapılan ve kapatılmayan ödemenin 8.306,00 TL olduğu, davalıya 05.11.2015 – 01.07.2016 tarihleri arasında yapılan toplam 353.294,24 TL ödemenin ise ücret ödemesi olduğu, zira bu ödemelerin uzun bir süre devam etmesi sonucu, ödemelerden diğer üyelerin ve hissedarların haberdar olmadıklarının kabul edilmesinin zor olduğu, davalının aldığı bedellerin ücret ödemesi olduğunun Genel Müdür Yardımcısı ile Mali İşler Müdürü tarafından teyit edildiği gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya 5.000,00 USD ödeme yapıldığını, ödemenin bizzat davalı tarafından verilen talimatla yapıldığını, takip tarihindeki TL karşılığının ise 17.984,00 TL olduğunu, davalının bu miktarı ne için harcadığını kanıtlayamadığını, birleşen davada yapılan ödemelerin maaş ödemesi olmadığını, davalıya maaş ödemesi yapılması konusunda alınmış bir şirket kararı olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davaya konu avansın uzak doğu seyahati için alındığını ve bu kapsamda harcandığını, davanın tamamen reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derce Mahkemesince kurulan hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, asıl ve birleşen davalara yönelik olarak her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı şirkette yönetim kurulusu başkanı ve yöneticisi olan davalının şirketten usulsüz aldığı iddia edilen ödemelerin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre asıl davada icra takibine konu miktar 17.894,00 TL olup mahkemece 8.306,00 TL asıl alacak bakımından itirazın iptaline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630 TL’nin altında kalmaktadır.

2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleşen davaya yönelik taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Asıl dava yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince sunulan temyiz dilekçelerinin REDDİNE

2.Birleşen dava yönünden taraf vekillerince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin birleşen dava yönünden her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.