YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6658
KARAR NO : 2023/1967
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/598 Esas, 2021/528 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.03.2023 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. ……ek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin davalıdan alacağının bulunduğunu ancak alacak miktarının bilirkişi incelemesi ile belirlenebileceğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 02.12.2015 tarihli dilekçesi ile talebini 1.382.254,05 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıdan 2.796,89 TL alacaklı bulunduğunu, davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 02.12.2015 tarih, 2014/1729 E. ve 2015/1181 K. sayılı kararı ile davacının davalıya sattığı ürünlerden dolayı 1.746.335,18 TL alacaklı olduğu ve alacağının 465.000,00 TL’lik kısmının birleşen davacıya temlik edildiği, davalının birleşen davacıya 100.918,87 TL ödeme yaptığı, temlik alan birleşen davacının 364.081.13 TL alacağının kaldığı asıl davacının ise temlikten sonra 1.382.254,05 TL alacaklı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 09.03.2017 tarih, 2016/13890 E. 2017/1959 K. sayılı ilamıyla ile ıslah talebinin davalıya tebliğ edilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 02.07.2021 tarih, 2020/598 E. ve 2021/528 K. sayılı kararı ile; davacı Atlantis şirketinin kendi defterlerine göre; dava tarihi itibariyle 1.722.086,78 TL alacağının mevcut olduğu, davalının dava öncesinde 100.918,87 TL tutarında ödemesinin düşümü yapıldığında kalan alacak miktarının 1.621.167,91 TL olduğu, davacı Atlantis şirketinin birleşen ve sonra ayrılan dava davacısı Depar şirketine 465.000,00 TL temlik etmiş bulunduğu, ayrılan dava davacısı Depar şirketi vekilinin başlattığı icra takibinde 364.081,13 TL talebinde bulunduğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ile 1.358.005,65 TL’nin davanın açıldığı 26.11.2013 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek 3095 sayılı Yasanın 2/2 nci maddesine göre avans esasına göre hesaplacak temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 24.248,40 TL’lik istemin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının kötüniyetli olarak ticaret sicilinden terkin edildiğini bildirmediğini, bu nedenle davacıya ihya için süre verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, temlik alan tarafından açılan davanın işbu davadan önce sonuçlanmasının hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki mail yazışmalarının davacı tarafından kabul edildiğini, bu yazışmalardan davacının 1.180.196,44 TL bedelli iade faturalarını kabul ettiğinin anlaşıldığını, bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını, davacı şirketin defterlerinin çelişkili olduğunu, hükme esas alınamayacağını, iade mallarının davacı tarafından toplandığını, bu nedenle iade malların teslimi konusunda davalının sorumluluğunun bulunmadığını, alacağa dava tarihinden değil ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, alacak belirlenirken temlik edilen alacağın miktarında hata yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, satış akdi nedeniyle oluşan cari hesap alacağının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 26 ncı ve 134 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.