YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17144
KARAR NO : 2023/1655
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Cinsel taciz, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
Sanık hakkında hakaret suçundan hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında diğer suçlardan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tavas Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2016/25 Esas, 2016/141 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Katılana karşı cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten 8.100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
b) Katılana karşı hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten 2.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
c) Katılana karşı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
2. Dava dosyasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.01.2018 tarihli ve 14 – 2015/31866 numaralı, kısmi ret kısmi onama kısmi bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edildiği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz İstemi
Cinsel taciz ile hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği; özetle sabıkasız olduğuna, karşı tarafın maddi zararının bulunmadığına, suçları inkar etmesinin mahkeme nezdinde olumsuz intiba bıraktığından bahisle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve bozulması istemine ilişkindir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; özetle, iddianame metninde sanığın katılanın evine sırf rahatsız etme kastı ile defalarca gelip ziline basması ve bağırması eylemleri nedeni ile kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediği belirtildiği halde, Mahkeme tarafından iddianamede cinsel taciz suçunu oluşturduğu belirtilen ve sanığın katılana yolladığı sevgisi ve aşkını ifade eden mesaj ve ses kayıtlarının kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu değil cinsel taciz suçunu oluşturduğu gerekçesi ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan beraat kararı verildiğine, sanığın katılanın evine gelip ziline basarak rahatsız etme eylemlerine ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığına, yanlış gerekçe ile iddianamede belirtilen eylemler değerlendirilmeden sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, kararın sanık aleyhine bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın katılan yönelik 03.12.2015 tarihli tutanağa göre farklı zamanlarda elli adet SMS, 04.12.2015 tarihli tutanağa göre ise dokuz adet ses kaydı göndermesi şeklinde kabul edilen eyleminde;
1. Sanığın kastının rahatsızlık vermek değil cinsel amaçlı olarak arkadaşlık etmek olduğu değerlendirmesiyle ve sanığın eyleminin cinsel taciz sınırlarında kaldığının kabulü ile somut olaya özgü olarak üzerine atılı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun şartlarının sağlanmadığı gerekçesiyle sanığın üzerine atılı bu suçtan beraatine karar verildiği,
2. Sanığın mesaj ve ses kaydı göndermesi şeklindeki eylemi, katılanın vücut bütünlüğünü bozmayan ancak ahlak temizliğine aykırı davranışlar olarak değerlendirilip sanığın üzerine atılı cinsel taciz suçundan mahkûmiyetine karar verildiği,
3. Sanığın katılana atmış olduğu “Ağzını toparla orospu, kasarsn… iki yuzlrnsnn” şeklindeki ifadelerin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ifadeler olduğunun kabulü ile üzerine atılı hakaret suçundan mahkumiyetine karar verildiği,
Görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmün tür ve miktarları itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Cinsel Taciz ile Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Katılanın aşamalardaki beyanları, tanık anlatımları, savunma, ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak, katılan ile bir süre arkadaş olan sanığın, aralarındaki tartışmalar sebebiyle arkadaşlıklarının sona ermesinin akabinde değişik tarihlerde katılanın evine gelerek kapı zilini çalması, bağırıp çağırarak rahatsız etmesi katılanın hattını değiştirmesi sebebiyle katılanın arkadaşı tanık Gülşah’ın telefonuna katılana hitaben birden çok defa aşkını ve sevgisini dile getirir mesajlar atması şeklindeki sübuta eren eylemlerinin, kül halinde 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturduğu, sadece bu suçtan hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde cinsel taciz suçundan mahkûmiyet ile kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, bozma sebebine göre cinsel taciz suçundan onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
2. Sanık hakkında cinsel taciz suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Tavas Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2016/25 Esas, 2016/141 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Tavas Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2016/25 Esas, 2016/141 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
C. Sanık Hakkında Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Tavas Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 Tarihli ve 2016/25 Esas, 2016/141 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.03.2023 tarihinde karar verildi.