YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5872
KARAR NO : 2023/2678
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ordu Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasının (b) bendi, sanık … hakkında aynı Kanunun 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasının (b) bendi ile 43 üncü maddesi, sanık … hakkında ise, aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasının (a ve b) bentleri ile 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Ordu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2016 tarihli kararı ile sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasının (b ve e) bentleri, 38 inci maddesi uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün; sanıklar … ve … hakkında aynı Kanunun 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasının (a ve b) bentleri ile 43 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz isteği, sübuta, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ve beraat kararları verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, evlenmek üzere birlikte kaçan müştekiler … ve …’nun aileleri barıştıktan bir süre sonra müşteki …’nun ağabeyi olan sanık … ve arkadaşı olan sanık …’ın müştekilerin evine giderek birlikte gezmek istediklerini söyledikleri, hep birlikte tanık Y.A.’nın kullandığı araca binip bir süre dolaştıktan sonra aracı durdurarak müştekileri aşağıya indirdikleri, sanık …’ın “Babam bu evliliğe rıza göstermiyor, …’ı alıp götüreceğiz” demesi üzerine müşteki …’ın gitmek istemediği, müştekileri zorla araca bindiren sanıklar ile müştekiler arasında çıkan tartışmada sanık …’ın ekmek bıçağı ile müşteki …’a hitaben “sakın sesini çıkarma, gırtlağını keserim” diyerek tehdit edip sanık … ile birlikte müştekiyi darp ettikleri, sanıkların tekrar müştekileri arabaya bindirip sanık …’ın önceden belirlediği buluşma yerine gittikten sonra müşteki …’ı sanık …’a teslim ettikleri, sanık …’ın da kızı olan mağdur …’ı arabaya bindirip götürdüğü iddiasına ilişkindir.
2. Görevlilerce düzenlenen 27.07.2015 tarihli adli raporda, müşteki …’nun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı ve hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtilmiştir.
3. Sanıklar … ve … ikrar, sanık … ise tevil yollu ikrarda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve … hakkındaki hükümlerin temyiz incelemesinde;
1. Sanıklar hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun mağdur sayısınca oluştuğu gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a, b ve e) bentleri uyarınca, atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte ve altsoya karşı işlemeleri nedeniyle, temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a, b ve e) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi mağdur sayısınca suç oluştuğu dikkate alınmadan Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedenleri yapılmamıştır.
2. Olaylar olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların üzerlerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediklerine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde birlikte gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın eleştiri hususu dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık … hakkındaki hükmün temyiz incelemesinde ise,
Sanık hakkında sadece müşteki …’ya yönelik eyleminden dava açıldığı belirlenerek inceleme yapılmıştır.
1. Sanığın, müşteki … ile evlenmek üzere evden kaçan kızını, oğlu sanık … ve onun arkadaşı …’ın gezme bahanesiyle evden almalarından sonra bulundukları yere aracıyla gelip müştekiyi aldığı ve gitmesine izin vermediği anlaşılan olayda, sanığın diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde cebir, tehdit ve hile kullanmak suretiyle müşteki hukuka aykırı olarak hürriyetinden yoksun bırakması karşısında, sanığın müştekiye yönelik gerçekleştirdiği kabul edilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemine katılımının 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi anlamında müşterek faillik kapsamında olmasına rağmen, ayrıca aynı Kanun’un 38 inci maddesine göre azmettiren olarak kabulü hukuka uygun görülmemiştir.
2. Kabul ve uygulamaya göre de;
a. Diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde olan sanığın müşteki …’ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu silahtan sayılan bıçak ile gerçekleştirdiği gözetilmeden hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanması gerektiği gözetilmemiştir.
b. Sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte ve altsoyuna karşı işlemesi karşısında, temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a, b ve e) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
1. Sanıklar … ve … hakkındaki hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde A numaralı bentte açıklanan nedenle Ordu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2016 tarihli kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Sanık … hakkındaki hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde B numaralı bentte açıklanan nedenle Ordu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci birinci fıkrası ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde karar verildi.