Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/206 E. 2023/1076 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/206
KARAR NO : 2023/1076
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı (mağdurlara yönelik)
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi ve düzeltilerek esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 28.05.2022 Tarihli ve 2021/1 Esas 2022/180 Karar Sayılı Kararı ile Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında
1. Katılan …’e karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci cümlesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına

2. Katılan …’e karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

B. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 06.10.2022 Tarihli ve 2022/1821 Esas 2022/1720 Karar Sayılı Kararı ile Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında
1. Katılan …’e karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdur … vekili, katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,

2. Katılan …’e karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek yeniden yargılama yapılmaksızın 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine,

C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.12.2022 tarihli ve 9-2022/157258 sayılı kısmî onama, kısmî düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan mağdur … vekilinin temyiz istemi; üst hadden ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.

2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi; suça sürüklenen çocuğun mağdur …’e yönelik eyleminin cebir ve tehditle işlendiğine, her iki mağdura yönelik eylemleri için üst sınırdan takdiri indirim uygulanmadan cezalandırılması ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

3. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi; suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında mağdurların akrabaları tarafından uğradığı baskı ve tehdit nedeniyle suçu kabul ettiğine, atılı suçları işlemediğine, mahkemece eksik araştırma yapıldığına, mahkeme gerekçesinin olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mahkemece suça sürüklenen çocuğun mağdur …’e yönelik eylemi yönünden; suça sürüklenen çocuk kovuşturma aşamasında yapmış olduğu savunmasında üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de soruşturma aşamasında müdafii eşliğinde alınan ifadesinde katılan çocuk … ile farklı zamanlarda katılan çocuğun arka özel bölgesine organ sokmak suretiyle cinsel birliktelik yaşadığına dair ikrarda bulunması, katılan …’in eylemin 3 kere gerçekleştiği yönündeki birbiriyle tutarlı soruşturma ve kovuşturmadaki beyanları, birbirlerini destekler nitelikteki tanık ifadeleri, aileler arasında husumet olmaması, katılan …’in suça sürüklenen çocuğa iftira atmasını gerektirir bir durum olmaması, mağdur hakkında alınan adli tıp raporu birlikte değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuğun savunmalarına itibar edilmemiş, mağdur …’e yönelik organ sokmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği kanaatine varılarak, eylemine uyan 6763 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi gereğince katılan çocuğun yaşı, suçun işleniş şekli, suçun işlendiği zaman ve yer, failin güttüğü amaç ve saiki ve olaydan sonraki katılan çocuk üzerinde etkisi nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir neden olmaması nedeniyle takdiren 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuğun bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı mağdura yönelik aynı suçu değişik zamanlarda birden fazla kez işlediği anlaşıldığından cezası aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince eylem sayısı dikkate alınarak taktiren 1/4 oranında arttırılarak 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15-18 yaş aralığında olması nedeniyle cezasında aynı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuğa verilecek ceza aynı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi uyarınca 12 yıldan fazla olamayacağından suça sürüklenen çocuğun 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuğun sabıkasız geçmişi ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alındığında aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak suça sürüklenen çocuğun neticeten 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş.

2. Mahkemece suça sürüklenen çocuğun mağdur …’e yönelik eylemi yönünden; suça sürüklenen çocuk kovuşturma aşamasında yapmış olduğu savunmasında üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de soruşturma aşamasında müdafii eşliğinde alınan ifadesinde katılan çocuk Abdulsamet ile katılan çocuğun arka özel bölgesine organ sokmak suretiyle cinsel birliktelik yaşadığına dair ikrarda bulunması, katılan çocuğun aşamalardaki beyanları ile suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasındaki beyanlarının zaman ve mekan konusunda aynı doğrultuda olması, aileler arasında husumet bulunmaması, katılan çocuğun suça sürüklenen çocuğa iftira atmasını gerektirir bir durum olmaması, adli tıp raporunda bulgu olmasa da bazı durumlarda fiili livatanın maddi delillerine rastlanılmayacağının bilinmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuğun savunmalarına itibar edilmemiştir. Her ne kadar mağdur … istinaf bozma ilamı sonrası mahkemece alınan beyanında olay günü suça sürüklenen çocuğun cinsel organını poposuna sokmadığını yalnızca sürttüğünü, ayrıca kendisine cinsel organını yalattığını ve ağzına soktuğunu beyan etmiş ise katılan çocuğun çocuk izleme merkezi beyanında suça sürüklenen çocuğun kendisine cinsel organını yalattığından ve cinsel organını ağzına soktuğundan bahsetmediği gibi suça sürüklenen çocuğun cinsel organını poposuna sürttüğü değil soktuğu şeklinde olayı anlattığı görülmekle, katılan çocuğun beyanının olayın üzerinden iki yılı aşkın süre geçmesi üzerine alınması, katılan çocuğun yaşının büyümesi ve olaydan kısa bir süre sonra beyanlarına başvurulan mağdurun çocuk izleme merkezi beyanı ile suça sürüklenen çocuğun soruşturma beyanlarının birbiriyle uyumlu olması nedeniyle mağdurun çocuk izleme merkezindeki beyanına itibar edilmiş, her ne kadar katılan çocuk mahkemece alınan beyanında suça sürüklenen çocuğun eylemine başlamadan önce kendisine “Seni döverim, kimseye söyleme” şeklinde söylemlerde bulunduğu esnada odada bulunan tüfeği gösterdiğini de beyan etmiş ise çocuk izleme merkezinde alınan beyanında “Seni döverim” dediğini söylemesine rağmen tüfekten hiç bahsetmemesi nedeniyle suça sürüklenen çocuğun mağduru “Seni döverim, kimseye söyleme” şeklinde tehdit ettiği kabul edilmiştir. Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 6763 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi gereğince mağdurun yaşı, suçun işleniş şekli, suçun işlendiği zaman ve yer, failin güttüğü amaç ve saiki ve olaydan sonraki katılan çocuk üzerinde etkisi nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir neden olmaması nedeniyle takdiren 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, eylemini tehditle gerçekleştirdiği anlaşılmakla cezasında aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği 1/2 oranında arttırım yapılarak 27 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15-18 yaş aralığında olması nedeniyle cezasında aynı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuğa verilecek ceza aynı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümle uyarınca 12 yıldan fazla olamayacağından suça sürüklenen çocuğun 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuğun sabıkasız geçmişi ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alındığında aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak suça sürüklenen çocuğun neticeten 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuğun mağdur …’e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

2. Suça sürüklenen çocuğun mağdur …’e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ise, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek yeniden yargılama yapılmaksızın 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilmesi mümkün görüldüğünden; İlk Derece Mahkemesi kararının “hükmün B. bendinin 2.paragrafının hükümden çıkartılmasına, yerine “Koşulları oluşmadığından SSÇ hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 ncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına” ibaresinin eklenmesine, yine hükmün B bendinin 3. paragrafında yer alan “18 YIL HAPİS” ibaresinin çıkartılarak yerine “12 YIL HAPİS” ibaresinin yazılmasına yine hükmün B bendinin 4. paragrafının hükümden çıkartılmak suretiyle istinaf başvurularının HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,” karar verilmiştir.

II. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Mağdur …’e Yönelik Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan mağdur … vekili, katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Mağdur …’e Yönelik Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;

1. İlk derece mahkemesince katılan …’e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümle ilgili istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince eylemin cebir ve tehditle işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanma olanağının bulunmadığı hususundaki değerlendirmenin suçun işleniş şekli ile delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

2.Bozma sebebine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

III. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Mağdur …’e Yönelik Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2022/1821 Esas, 2022/1720 Karar sayılı kararında katılan mağdur … vekili, katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Mağdur …’e Yönelik Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2022/1821 Esas, 2022/1720 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.03.2023 tarihinde karar verildi.