Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/2334 E. 2023/3609 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2334
KARAR NO : 2023/3609
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2014 tarihli ve 2014/181 Esas, 2014/242 Karar sayılı kararı ile sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 … maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına sanık … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesine karar verilmiştir.

Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli ek kararı ile sanık … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 … maddesinin beşinci fıkrası delaletiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.

B. Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2014 asıl karar, 15.03.2016 ek karar tarihli ve 2014/181 Esas, 2014/242 Karar sayılı kararının, Cumhuriyet savcısı ve sanık … müdafii taraflarından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11.04.2022 tarihli ve 2019/3491 Esas, 2022/4625 Karar sayılı kararı ile;

1- Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelenmesinde:

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1- Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın olay tarihinde dosyada tanık olarak dinlenen S. T.’na uyuşturucu madde satma eylemi sabit ise de; toprağa gömülü halde ele geçen uyuşturucu maddenin bakiye madde olup S. T.’na verdiği maddenin devamı niteliğinde olduğundan bu haliyle eylemin tek suç oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde öngörülen “zincirleme suç” hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,

2- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

2- Sanık … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde:

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Olay tutanak içeriği, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın diğer sanık … ile birlikte, …’in izin dönüşü kışlaya getirdiği suça konu maddeleri toprağa gömdükleri, sanık …’in ise dosyada tanık olarak dinlenen S. T.’na uyuşturucu madde verirken yakalanması üzerine kalan maddeleri sanık … ile sakladıklarını, ancak sakladıkları yeri Doğukan’ın bildiğini beyan etmesi üzerine Doğukan’ın, sanık … ile birlikte toprağa gömdükleri uyuşturucu maddeleri bulunduğu yerden çıkardıkları somut olayda, sanık …’ın diğer sanık …’e uyuşturucu maddeleri saklamakta yardım ettiği yine diğer sanık …’in soyut beyanı dışında delil bulunmadığı aşamada miktar itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 188 … maddesinin üçüncü fıkrasına konu olan uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesini sağladığının anlaşılması karşısında sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 188 … maddesinin üçüncü, otuz dokuzuncu fıkraları ve 192 … maddesinin üçüncü fıkrasını oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde karar verilmesi,

Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

C. Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 19.07.2022 tarihli ve 2022/287 Esas, 2022/376 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’nun 188 … maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 … maddesinin üçüncü fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası,
53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukların uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

Delillerin mahkûmiyet için yeterli olmadığına ilişkindir.

B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. … yargılanma hakkının ihlal edildiğine,

2. Delillerin mahkûmiyet için yeterli olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanıkların olay tarihinde Safranbolu 125. Jandarma Er Eğitim Alay Komutanlığında askerlik görevlerini ifa ettikleri, sanık …’in izin dönüşü ADB-FUBINACA etken madde içeren uyuşturucu maddeyi nizamiyenin içerisine soktuğu, bu maddeyi diğer sanık … ile birlikte sakladıkları, sanık …’in tanık olarak dinlenen S.’e daralı 0,59 gram aynı nitelikte uyuşturucu madde verdiği sanığın komutan olan ve tanık olarak dinlenen E. tarafından suç üstü yakalandığı, sanık …’in kalan maddeyi sanık … ile sakladıklarını beyan etmesi üzerine sanık …’dan maddelerin yerini göstermesi istendiğinde sanığın toprağa gömülü maddelerin yerini gösterdiği ve kazılan yerden daralı 71 gram ADB-FUBINACA etken madde içeren uyuşturucu maddelerin ele geçtiği somut olayda, sanıkların beyanları tanık beyanları gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar

müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR

Sanık …’ın adli sicil kaydındaki tekerrüre esas alınan mahkûmiyeti içerisinde yer alan ve tekerrür oluşturan suçun, 5237 sayılı Kanun’un 191 … maddesinin birinci fıkrasında yazılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu olduğu ve 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmış olup, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebiyle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 19.07.2022 tarihli ve 2022/287 Esas, 2022/376 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Karabük Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2023 tarihinde karar verildi.