Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/2005 E. 2023/11332 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2005
KARAR NO : 2023/11332
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/298 E., 2022/794 K.
SUÇ : Tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/82726 Soruşturma Numaralı iddianamesi ile; sanıklar hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının c bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2014 tarihli ve 2014/223 Esas, 2014/836 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında tehdit suçundan 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hükmolunan netice cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 inci maddesinin birinci fıkrasının a bendi uyarınca 6.750,00 TL adli para cezasına çevrilmesine, karar verilmiştir.

3. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2014 tarihli ve 2014/223 Esas, 2014/836 Karar sayılı kararın o yer Cumhuriyet Savcısının ve sanıklar müdafiinin tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 08.11.2017 tarihli, 2016/13258 Esas, 2017/24400 Karar sayılı kararı ile;
“…02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanıklar … ve …’ya isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçlarının uzlaştırma kapsamında bulunduğu, sanık …’ya isnat edilen hakaret suçu yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2019 tarihli ve 2017/970 Esas, 2019/81 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında tehdit suçundan 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hükmolunan netice cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 inci maddesinin birinci fıkrasının a bendi uyarınca 4.500,00 TL adli para cezasına çevrilmesine, karar verilmiştir.

5. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2019 tarihli ve 2017/970 Esas, 2019/81 Karar sayılı kararın sanıklar müdafiinin tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 14.03.2022 tarihli, 2020/769 Esas, 2022/7237 Karar sayılı kararı ile;
“Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 E. 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar vermesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasanın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/298 Esas, 2022/794 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında tehdit suçundan 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hükmolunan netice cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 inci maddesinin birinci fıkrasının a bendi uyarınca 4.500,00 TL adli para cezasına çevrilmesine, karar verilmiştir.

7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) ve (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.

8. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.01.2023 tarihli 2023/2005 sayılı, hükümlerin onanması, görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine,
2. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine,
3. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması geretiğine,
4. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’nun hissedarı olduğu ve üzerinde evinin bulunduğu Burdur ili … ilçesi … Köye 395 ada 1 parsel nolu araziyi katılanın ortaklığın giderilmesi davası sonucu yapılan ihale ile satın aldığı, sanıkların çeşitli zamanlarda katılana suça konu taşınmazı …’ya devretmesi yönünde talepte bulundukları, katılanın kabul etmemesi üzerine tehdit ettikleri, 26.12.2013 tarihinde sanık …’nun üzerine kayıtlı numaralardan katılanın telefonu aranarak “Apil sen misin, yeri …’ya vereceksin, adresini biliyoruz, çocuklarını biliyoruz, vermezsen ananı avradını sülaleni sinkaf ederim, seni alıp götürüp dişlerini söküp öldüreceğim, ölürse benden bilirlerse bile ne olacak sanki, öldürdüğüm yere seni gömeceğim mezarında orası olacak” şeklinde sözlerin söylendiği, anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Olay ve Olgular başlığı altında izah edilen olayda, sanıkların eyleminin yağmaya teşebbüs suçu kapsamında kalıp kalmadığı hususundaki delilleri takdir ve tartışmanın, üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur ve tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/298 Esas, 2022/794 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesinin yollamasıyla 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakkının gözetilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

07.06.2023 tarihinde karar verildi.