Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/29047 E. 2023/3786 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/29047
KARAR NO : 2023/3786
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2015 tarihli ve 2015/39 Esas, 2015/189 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl hapis ve 13.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
Karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.01.2021 tarihli ve 2016/68431 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; atılı suçları işlemediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık … ile hakkında beraat kararı verilen temyiz dışı sanık …’nin bir şekilde ele geçirdikleri suça konu 5.250,00 TL bedelli çeki …’a verdikleri ciro silsilesi içerisinde çekin bankaya ibrazında sahte olduğunun tespit edildiğini bu şekilde … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde mahkemece suça konu çeki sanık …’in, kardeşi olan …’ye alacağına karşılık vermek suretiyle atılı suçları işlediği kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
2. Temyiz dışı sanık …; marul, maydanoz gibi yeşilliklerin üretimini yaptığını, bu ürünlerin nakliye ve satışı konusunda kardeşi olan sanık … ile aralarında anlaşma olduğunu, …’den olan alacağına karşılık sanık …’in kendisine suça konu çeki vermiş olduğunu belirttiği anlaşılmıştır.
3. Sanık … atılı suçlamayı kabul etmeyerek, kardeşi olan …’a ait malların satışından elde edilen para, çek ve senetleri kapalı zarfta teslim ettiğini, içerisinde ne olduğunu bilmediğini savunmuştur.
4. Mahkemece suça konu çek üzerinde inceleme ve gözlem yapılmış olduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık …’in çeki verdiği belirtilen …’nin alınan beyanında çekin kendisine 2010 yılında verildiğini belirtmiş olması nedeniyle suç tarihinin en aleyhe kabul ile 31.12.2010 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği zamanaşımın kesilmesi halinde, zamanaşımı süresinin ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacağının belirtilmiş olması nedeniyle 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca en aleyhe kabul ile 31.12.2010 suç tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B.Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık …’in, kardeşi olan …’a olan borcuna karşılık tamamen sahte oluşturulduğu belirlenen suça konu 5.250 TL bedelli çeki vermiş olduğu kabul olunan olayda; …’ın, sanıktan alacağı olduğunu, ödeme yapmak amacıyla sanığın çeki kendisine verdiğini beyan etmesi karşısında; çekin önceden … borç kapsamında verilip verilmediğinin kesin bir şekilde belirlenmesinden sonra ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı da dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile mahkûmiyetine hükmedilmesi,
2. Kabule göre de; hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan ”etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarılması sebebiyle soruşturma ve kovuşturulması şikayete bağlı olan 5237 sayılı Kanun’un 167 nci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35 … maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanunun 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi;
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2015 tarihli ve 2015/39 Esas, 2015/189 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki olağanüstü kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B.Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2015 tarihli ve 2015/39 Esas, 2015/189 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.05.2023 tarihinde karar verildi.