Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/6037 E. 2010/3806 K. 25.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/6037
KARAR NO : 2010/3806
KARAR TARİHİ : 25.05.2010

…’ü kasten öldürmekten, …’yi de yaralamaktan sanık …, işbu suçlara yardımdan sanıklar …, …, …, …, … ile …, suç üstlenmekten adıgeçen sanık …’in yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine, adları geçen sanıkların …, …, …, …, … ile …’in öldürmeye yardımdan beraatlerine ilişkin (…) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05/02/2009 gün ve 360/35 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş, sanık … müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Sanık …’ın mağdur …’ı, sanık …’in mağdur …’i yaralama suçlarından CMK.nun 231 maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar CMK.nun 231/12 maddesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğundan,itiraz merciince incelenmek üzere verilen hükümler inceleme kapsamı dışında bırakılmıştır.
2-Müdahil …’in yetkisi bulunmadığından, vekilinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
3-A)Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında maktul …’yi öldürmeye yardım suçlarından verilen beraat hükümleri ile sanık … hakkında adam öldürme ve mağdur …’i yaralama,sanık … hakkında suç üstlenme suçundan kurulan hükümlerinin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın adam öldürme ve mağdur …’i yaralama,sanık …’ın suç üstlenme suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdire ve tahrike ilişen sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, sanıklar …, …, …, … ve … hakkında maktul …’yi öldürmeye yardım suçlarından elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde isabetsizlik görülmemiş
olduğundan, sanıklar müdafiinin sanık … yönünden TCK.nun 25, 27 ve 21/2. maddelerinin şartlarının varlığına, mağdur …’i yaralamada subüta,tahrik indiriminin daha fazla olması gerektiğine yönelen, sanık … yönünden bir sebebe dayanmayan, müdahil … vekilinin tahrikin bulunmadığına,beraat eden sanıklar yönünden sübuta vesair nedenlere ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar …, …, …, … ve … hakkında maktul …’yi öldürmeye yardım suçlarından verilen beraat hükümleri ile sanık … hakkında adam öldürme ve mağdur …’i yaralama, sanık … hakkında suç üstlenme suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B-a)Sanık …’ın mağdur …’i,sanık …’ın mağdur …’u yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Sanıkların üzerlerine atılı suçların uzlaşmaya tabi suçlardan olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca işlem yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
b)Sanık …’ın Mağdur …’yi yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Mağdura ait rapor hüküm kurmaya elverişli olmadığından,tüm tedavi evrakları ile raporlar, Adli Tıp Kurumuna gönderilerek, mağdurun vücudundaki darbe sayısı ve her bir darbenin ayrı ayrı; iç organlarda harabiyet meydana getirip getirmediği, hayati tehlike oluşturup oluşturmadığına dair rapor alındıktan sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c)Sanık …’in maktul …’yi silahla yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … ve … müdafii ile müdahil … vekilinin sanık …’in maktule yönelik eylemi yönünden temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 25/05/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.