YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17155
KARAR NO : 2023/1264
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz (mağdure sayısınca)
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Mağdureler vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurelerin velayet haklarına sahip şikayetçiler … ile …’un 03.03.2016 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, mağdurelere yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanığın temyiz istemi yönünden; Sanık hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı
Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/787 E, 2016/386 K sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, aynı kanunun ikinci fıkrasının (a) son maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.11.2020 tarihli ve 14-2016/307845 sayılı red ve onama görüşlü tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Mağdureler vekilinin temyiz istemi reddedildiğinden temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Sanığın Temyiz Sebebi;
Özetle, mahkumiyet şartlarının oluşmadığına, eksik araştırmayla karar verildiğine, mesaj içeriklerinde cinsel içerik bulunmadığına, cinsel taciz suçunun takibinin şikayete tabi olduğuna, şikayet yokluğu sebebi ve resen gözetilecek hususlarla hakkında düşme veya beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece “Sanık …’in … … İmam Hatip Ortaokulunda hizmetli olarak görev yaptığı, sanığın burada görev yaparken okuldaki kız öğrenciler ile çok samimi diyaloglar içerisine girdiği, kız öğrencilere gerek yüzlerine karşı gerekse internetten sosyal paylaşım sitelerinden cinsel içerikli sözler söylediği, bu kapsamda sanığın savunmasında mağdurlara yönelik üzerine atılı cinsel taciz suçunu kabul etmediği ancak mağdur …’nın beyanında sanığın kendisine iki defa mesaj gönderdiğini, birisinde “Selam tanışalım mı”, diğerinde “Nasılsın” yazdığını ve bu mesajları okul müdürüne gösterdiğini belirttiği, tanık olarak dinlenilen okul müdürününde bu durumu doğruladığı, dosya kapsamında bulunan ve sanığın Whatsapp aracılığıyla gönderdiği mesajlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın mağdura yönelik cinsel tacizde bulunduğu, mağdurun çocuk olduğu, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçun sabit olduğu anlaşılmış olup sanığın kamu görevlisi olduğu ve bunun sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle mağdura yönelik cinsel tacizde bulunduğu, her ne kadar mağdur ve müşteki şikayetlerinden vazgeçmiş iselerde eylemin TCK’nın 105/2. maddesi kapsamında kalması nedeniyle şikayete tabi olmadığı, mağdurun mesajları silmiş olması nedeniyle sanığın mesajları ne zaman gönderdiğinin tespit edilemediği, bu durumun sanık lehine değerlendirilerek sanık hakkında TCK’nın 43.maddesi gereği zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak sanığın eylemine uyan TCK’nın 105/1-2. cümle, 2-a-son, 62/1, 53, 58 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, sanığın güttüğü amaç ve saik, meydana gelen sonuç gözönünde bulundurularak sanığın tekerrüre esas cezası olmakla seçimlik cezalardan hapis cezası seçilmek suretiyle ve alt sınırdan uzaklaşılmaksızın ceza verilmesi gerektiği anlaşılmış, sanığın sabıkalı kişiliği ile ileride bir daha suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşmadığından sanığa verilen hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, her ne kadar sanığa verilen ceza miktarı CMK’nın 231 nci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamında ise de sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunduğu, sanığın kişilik özellikleri ile yeniden suç işlemekten çekineceği hususunda mahkememizde kanaat oluşmadığından CMK’nın 231/6-a-b maddelerindeki şartların oluşmadığı anlaşılmakla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına …” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
2. Dosya kapsamında bulunan deliller;
Sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırması, sanığın savunmaları, mağdureler ve şikayetçi beyanları, tanık anlatımları, disiplin dosyası örneği ve bir kısım mesaj çıktılarından ibarettir.
IV. GEREKÇE
A. Mağdurlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurelerin velayet haklarına sahip müşteki … ile …’un 03.03.2016 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, mağdurelere yaş küçüklüğü nedeniyle baroca tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un CMUK’nın 317 inci maddesi gereğince reddine, karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarını oluşturan cinsel taciz suçunun kovuşturmasının şikayete tabi olduğu nazara alındığında suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdure …’nın velayet hakkına sahip şikayetçi …’un 23.10.2015 tarihli kolluk ifadesinde olay nedeniyle sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında kovuşturma şartının gerçekleşmediği gözetilerek sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma sebebine uygun olarak tebliğnamedeki onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Mağdurlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/787 E, 2016/386 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden kurulan mahkumiyet hükmünün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.