Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/12935 E. 2023/1004 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12935
KARAR NO : 2023/1004
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edelerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2020/154 Esas, 2021/235 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin 6 ncı fıkrası uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarını ve cezanın 2 nci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin 2 nci fıkrası, 109 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasının (b) bendi ve 109 uncu maddesinin 5 inci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin 6 ncı fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarını ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’nin 13.07.2021 tarihli ve 2021/923 Esas, 2021/1003 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

3. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2022 tarihli ve 2021/642 Esas, 2022/135 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarını ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri ve 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarını ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

4. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’nin 02.06.2022 tarihli ve 2022/624 Esas, 2022/832 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan mağdure vekili, sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf yoluna başvurulan kararın hüküm kısmının 2 nci maddesinin (b) bendi ve (c) bendindeki “4 yıl 2 ay” ve “6 yıl 3 ay” ibareleri çıkartılarak yerlerine sırasıyla “4 yıl 12 ay” ve “6 yıl 18 ay” ibarelerinin yazılması ile hükmün adli emanetle ilgili 6 ıncı maddesinin (a) ve (b) bentlerindeki “… DELİL OLARAK SAKLANMASINA,” ibareleri çıkartılarak, yerlerine; “İMHASINA” ibaresinin ayrı ayrı yazılması suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mağdurenin beyanlarını destekleyen herhangi bir delil olmadığına ve doktor raporlarının lehine olduğuna, atılı suçu işlemediğine, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, dosya kapsamında lehine olan hususların göz ardı edildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı davranıldığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

2. Sanık müdafiinin temyiz istemi; dosya kapsamında mağdurenin beyanını destekleyen somut delil olmadığına, bu beyanların doğru olmadığının doktor raporu ile tespit edildiğine, mağdurenin soyut ve çelişkili beyanları dışında başkaca hiçbir delile dayanılmaksızın hüküm kurulduğuna, atılı suçlamanın sübuta ermediğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyiz kapsamına göre;
1. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
1. İddia, sanık … ile temyiz dışı sanık …’ın savunmaları, katılan mağdure beyanı, yakalama ve gözaltına alma tutanakları, bilirkişi raporu, olay yeri inceleme raporu, teşhis tutanağı, adli tıp raporu, adli görüşme değerlendirme raporu, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 13.07.2021 tarih ve 2021/923 Esas; 2021/1003 Karar sayılı kararı ile tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirilerek; Katılan mağdurenin 30.01.2005 hastane doğumlu olduğu, Adli Tıp 6 ıncı İhtisas Kurulunun 09.12.2020 tarihli raporunda mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve olaya ruhsal yönden mukavemet etmesine mani olacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı veya zeka geriliği saptanmadığı, dolayısıyla katılan mağdurenin 15.01.2020 tarihinde (iddianameye göre) mağduru bulunduğu olayda fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olduğu, beyanlarına itibar edilebileceğinin belirtildiği görülmüştür.

2. Katılan mağdurenin somut olay ile ilgili alınan 20.01.2020 tarihli iç beden muayenesine dair bilirkişi raporu ile ”litotomi pozisyonunda yapılan genital muayenesinde hymen anüler yapıda olup saat kadranına göre saat 2 hizasında kaideye inen eski yırtık, muayene tarihinden en az 7-10 gün önce vajinal yolla organ veya sair cisim sokulmak suretiyle cinsel istismara maruz kaldığı” tespit edilmiştir.

3. Katılan mağdurenin aşamalarda alınan beyanlarında belirtmiş olduğu, zor kullanılarak kolunun sobaya basıldığı hususuna yönelik alınan Kayseri Şehir Hastanesi Adli Tıp Polikliniğinin 30.01.2020 tarihli raporunda, sağ kol ön distal arka iç yanda sobaya bastırma sonucu olmasıyla uyumlu ekimozlar ve kurutlu yara bulunduğu, vücutta 2. derece yanık olup, çocuk üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğunun belirtildiği görülmüştür.

4. Katılan mağdurenin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde özetle; temyiz dışı sanık …’ın, kendisi gibi gençleri önce uyuşturucu maddeye daha sonra da alkole alıştırdıktan sonra satmaya başladığını, bunun için otellere götürdüğünü, takma isim verdiğini, sanık …’in, (…) İletişim isimli iş yerinin sahibi olduğunu, (…) isimli iş yeri içerisinde arka tarafta bir bölümün daha olduğunu, burada kahverengi siyah renkli koltuklar, soba, sandalyeler, musluk ve bardaklar bulunduğunu, bu iş yerine … ve alkol içmek için … … (temyiz dışı sanık …) ile birlikte gittiğini, kendisine yapılan cinsel istismar eyleminden haberdar olmadığını, yapılan adli muayene sonucu fark ettiğini, olay tarihinden önce temyiz dışı sanık … tarafından Horsana tarafından ahırda fuhuş amacıyla zorla tutulduğunu, kullandığı uyuşturucu madde ve alkol nedeniyle bayıldığını, uyandığında kan geldiğini adet döneminde olduğunu zannettiğini ancak baygın olduğu için ne yaptıklarını bilmediğini, kendisi ile birlikte aynı yerde kalan … … isimli kişiye yaptıklarını görünce kaçmaya karar verdiğini, sanık …’in dükkanında zorla tutulduğu dönemde uyuşturucu madde kullandığını, uyandığında ise üstünün giydirilmeye çalışıldığını anladığını, bunun üzerine bana bir şey mi yaptınız diye sorduğunda, “Yok, taşı içtin uyudun, gittin, biz de uyuyor dedik, kaldırmak istemedik” cevabını aldığını beyan ettiği, kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde ise özetle ; sanık …’in iş yerinde bulunduğu sırada sanığın vücudunun her yerine dokunarak kendisi ile normal yoldan bir kez ilişkiye girdiğini, 3-4 gün sonra sanığın tekrar cinsel saldırıda bulunduğunu beyan ettiği, önceki beyanı okunarak çelişki nedeniyle sorulduğunda ise cinsel istismara uğradığını sonradan anladığını, cinsel eylem esnasında kendisinde olmadığını beyan ettiği görülmüş, işyeri arama ve el koyma tutanağında sanık …’in iş yerinin iki bölümden oluştuğu, ikinci bölme kısmında bir adet kahverengi soba ve bir adet musluk-lavabo olduğu tespit edilmiş, bu durumun katılan mağdure beyanlarıyla örtüştüğü anlaşılmıştır.

5. Katılan mağdurenin beyanlarının aşamalarda değişkenlik gösterebildiği, 27.01.2020 tarihli Kayseri Devlet Hastanesi … … … Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Kliniği Çocuk İzlem Merkezi Adli Görüşme Değerlendirme Raporunda da, 24.01.2020 katılan mağdurenin ifadesinin, hikayesi ile uyumlu olduğunun, olayın akışında meydana gelen eksikliklerin … adlı bilincini kaybetmesine sebebiyet veren maddeyi kullanması, biri ya da birilerini korumak istemesi ve korkmuş olmasından kaynaklanabileceğinin değerlendirildiği, mahkemece bu durumun göz önüne alınarak çelişkilerin bu ihtimaller çevresinde değerlendirildiği, olayın akışı ve meydana geliş şekli açısından çelişkiler barındıran katılan mağdure beyanlarının olayın özü bakımından tutarlı olduğu, katılan mağdurenin özetle, … … (temyiz dışı sanık …) isimli şahsın kendisini sanık …’le tanıştırdığını, sanık …’in, kendisini zorla yanında tuttuğunu, kendisine cinsel istismarda bulunduğunu beyan ettiği, katılan mağdurenin beyanlarının doktor raporları ile desteklenmesinin yanında sanık …’in, katılan mağdureyi tanımadığını beyan etmesine karşın katılan mağdurenin, sanık …’e ait iş yerinde kendisinin tutulduğu bölmedeki eşyalar konusunda doğru bilgiler verdiği, iş yerinde bulunan sobada kolunun yakıldığını belirten katılan mağdurenin adli muayene raporunda sağ kol ön distal arka iç yanda sobaya bastırma sonucu olmasıyla uyumlu ekimozlar bulunduğu ve 2 nci derece yanık olduğunun bildirildiği, yine katılan mağdurenin iftira atmasını gerektirir herhangi bir sebebin, sanık … ve temyiz dışı sanık …’ın da bu yönde iddialarının bulunmadığı değerlendirildiğinde, sanıkların, üzerlerine atılı suçlamalardan kurtulmaya matuf savunmalarına itibar edilmemiş, mahkemece dosya kapsamında yer alan deliller ile örtüşen katılan mağdurenin beyanlarına itibar edilmiştir.

6. Böylece katılan mağdurenin, ailesinin yanından kaçtığı hususunun temyiz dışı sanık … tarafından bilindiği, temyiz dışı sanık …’ın katılan mağdureyi sanık …’in iş yerine götürerek bıraktığı, bıraktıktan sonra da katılan mağdureyi sanık …’in iş yerinden giderek alma yönünde herhangi bir girişimde bulunmadığı, bu cihetle temyiz dışı sanık …’ın, sanık …’in, katılan mağdureye nitelikli cinsel istismar eyleminde bulunacağını, bu amaçla katılan mağdureyi iş yerinde alıkoyacağını bildiği, kastının da bu yönde olduğu, sanık …’in iş yerine götürülen katılan mağdurenin iş yerinden kaçmaya çalıştığı, ancak sanık …’in, kaçmasına engel olmak için katılan mağdurenin kolunu, iş yerinde bulunan sobaya bastırdığı, bu nedenle katılan mağdurenin kolunda 2 nci derece yanık oluştuğu, sanık tarafından iş yerinde alıkonan mağdurenin, içmiş olduğu … isimli uyuşturucu maddenin etkisiyle kendisinden geçtiği, bu durumdan faydalanan sanığın, cebir ve tehdit olmaksızın iş yerinin arka bölmesinde kendisini beden bakımından savunamayacak durumda olan katılan mağdureye normal yoldan organ sokmak sureti ile cinsel istismara uğrattığı, katılan mağdurenin cinsel istismara uğradığını ise yapılan muayene sonrası öğrendiği belirtilmiştir.

7. Yukarıda açıklanan nedenler ile mahkemenin kabulü doğrultusunda; sanık … ve temyiz dışı sanık …’ın üzerlerine yüklenen katılan mağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu
işledikleri anlaşıldığından, eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun’un 37 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi gereğince suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği yer ve zaman, kasta dayalı kusurunun ağırlığı, meydana gelen zararın ağırlığı göz önüne alınarak takdiren ayrı ayrı cezalandırılmalarına, sanıkların eylemi birden fazla kişi tarafından birlikte işledikleri anlaşıldığından aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince cezalarında 1/2 oranında artırım yapılmasına, koşulları oluşmadığından aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına yer olmadığına, sanıkların fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları göz önüne alındığında aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan eylemlerine uyan aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği yer ve zaman, sanıkların kasta dayalı kusurlarının ağırlığı, meydana gelen zararın ağırlığı göz önüne alınarak takdiren ve teşdiden ayrı ayrı cezalandırılmalarına, sanıkların eylemi birden fazla kişi tarafından birlikte çocuğa karşı işledikleri anlaşıldığından aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri gereğince cezalarının ayrı ayrı 1 kat artırılmasına, sanıkların eylemi cinsel amaçla işledikleri anlaşıldığından aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası gereğince cezalarının ayrı ayrı 1/2 oranında artırılmasına, sanıkların fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları göz önüne alındığında aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına karar vererek mahkemece bu hususta tam bir hukuki ve vicdani kanaat hasıl olduğu belirtilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdure vekilinin ilk derece mahkemesindeki yargılama aşamasında 20.10.2020 tarihinde 3 üncü celsede beyanları alınırken sanıktan şikayetçi oldukları ve davaya katılma talebinde bulundukları ancak mahkemece bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun’un 237 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mağdurenin davaya katılmasına, vekilinin ise katılan vekili sıfatıyla davaya kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi uyarınca cezalarından mahsubuna karar verilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında gözetilebileceği anlaşılmıştır.

2.Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli delillere, mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçların oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, savunmaların inandırıcı gerekçelerle reddedilmesine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükümler kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin 2 nci fıkrası gereğince “2 yıl 6 ay hapis” olarak teşdiden belirlenen temel cezalar üzerinden aynı kanunun 109 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri uyarınca bir kat artırım yapıldğında “4 yıl 12 ay” hapis cezası yerine hesap hatası sonucu “4 yıl 2 ay” hapis cezasına hükmolonup, yanılgılı uygulama üzerinden aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin 5 inci fıkrası uyarınca yarı oranında artırım yapılması suretiyle bu suçtan neticeten “6 yıl 18 ay” hapis cezası yerine “6 yıl 3 ay” hapis cezalarına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini ile Kayseri Adli Emanetin 2021/2169 sırasında kayıtlı bulunan 1 adet mühürlü delil poşeti içerisinde bulunan; 1 adet … tüp içerisinde kan, 1 adet mor tüp içerisinde kan, 1 adet gri tüp içerisinde kan, 1 adet kutu içerisinde saç, 1 adet kutu içerisinde tükürük, 1 adet spanç üzerinde kan ve Kayseri Adli Emanetin 2021/2168 sırasında kayıtlı bulunan 1 adet mühürlü delil poşeti içerisinde bulunan; 1 adet kan örneği, 1 adet kıl örneği, 1 adet tükürük örneğinin imhası yerine dosyada delil olarak saklanılmalarına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ve bahse konu hukuka aykırılıklar 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan;
Hükmün 2. Maddesinin “b” bendindeki ” 4 yıl 2 ay” ibaresinin çıkartılarak yerine “4 yıl 12 ay ” ibaresinin yazılması,
Hükmün 2. Maddesinin “c” bendindeki “6 yıl 3 ay ibaresinin çıkartılarak yerine “6 yıl 18 ay ” ibaresinin yazılması,
Hükmün adli emanetle ilgili 6. Maddesinin “a” ve “b” bentlerindeki “… DELİL OLARAK SAKLANMASINA,” ibareleri çıkartılarak, yerlerine; “İMHASINA” ibaresinin ayrı ayrı yazılması, suretiyle hukuka aykırılıkların Düzeltilerek İstinaf Başvurularının Esastan Reddine dair karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. İlk derece mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Oluşa uygun kabule göre temyiz dışı sanık …’ın sanık …’in eyleminden haberdar olması nedeniyle sanıklar haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerinin birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiği kabul edilmiş ise de; sanıkların birlikte gerçekleştirdikleri eylem sonucu mağdurenin direncinin kırılmasının söz konusu olmadığı gözetilmeden belirlenen temel cezalarda 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasının (a) bendi ile 109 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasının (b) bendi uyarınca artırım yapılması suretiyle hükümler kurulması karşısında, söz konusu kararlara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Bozma içeriğine göre kararın müsnet suçlardan kurulan hükümler temyiz edilmeksizin kesinleşen temyiz dışı sanık … hakkında da 5271 sayılı Kanun’un 306 ncı maddesi uyarınca uygulanması olanağı bulunduğu ve bozmadan yararlanması gerektiği kabul edilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’nin 02.06.2022 tarihli ve 2022/624 Esas, 2022/832 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma kararının içeriği itibariyle hakkında bu suçlardan kurulan hükümler temyiz edilmeksizin kesinleşen diğer sanık …’a aynı Kanun’un 306 ncı maddesi uyarınca TEŞMİLİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.03.2023 tarihinde karar verildi.