Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/16047 E. 2023/4027 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16047
KARAR NO : 2023/4027
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2013 tarihli ve 2012/288 Esas, 2013/553 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 … maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2013 tarihli, 2012/288 Esas, 2013/553 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 07.06.2017 tarihli ve 2017/6989 Esas, 2017/13957 Karar sayılı kararı ile eylemin 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2019/17 Esas, 2019/38 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 … maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde katılanların arkadaşı tanık …’i arayan sanığın kendini astsubay olarak tanıtıp sanki daha önceden tanışıyorlarmış izlenimi vererek eşinin İstanbul’da kaza geçirdiğini acil paraya ihtiyacı olduğunu, kendisine para yardımı yapabilecek biri olup olmadığını sorduğu, …’in de katılan …’a yönlendirdiği, … aracılığı ile katılan …’la iletişime geçip katılana kendisini … astsubay olarak tanıtıp eşinin kaza geçirdiğini, yaralı eşi için acil paraya ihtiyaç olduğunu söylediği, katılan …’un da buna inanarak arkadaşı tanık … aracılığı ile sanığa elden 1.500,00 TL parayı katılan kardeşi …’la birlikte gönderdiği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Tanık … parayı elden verdiği kişinin sanık olduğunu duruşmada kendisine gösterilen fotoğraflardan teşhis etmiştir.
3. TİB kayıtlarından katılanların irtibat kurdukları numaranın sanık adına kayıtlı olduğu ve görüşme dökümlerinden tanık …, … ve katılanlarla görüşmelerin bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Sanık savunmasında atılı suçlamayı kabul etmemiş, parayı aldığını ancak bir arkadaşının istemesi sonucu gidip …’dan aldığını olayla ilgisi bulunmadığını beyan etmiştir.
5. Uzlaştırma işlemlerinin olumsuz sonuçlandığı anlaşılmıştır.
6. Mahkeme sanığın atılı suçu işlediğinin kabulü ile mahkumiyetine hükmetmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın, katılanları eşinin hasta olduğuna inandırıp 1.500,00 TL dolandırdığı anlaşılmakla, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2019/17 Esas, 2019/38 Karar sayılı kararında, hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2019/17 Esas, 2019/38 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.05.2023 tarihinde karar verildi.