Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/17487 E. 2023/1580 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17487
KARAR NO : 2023/1580
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çayeli Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2016 tarihli ve 2016/49 Esas, 2016/231 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Durum tespit raporu, adli tıp raporu, mağdurenin günlüğü ve beyanları doğrultusunda sanığın atılı suçu işlediğine ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurenin günlüğünün somut delil olduğuna, anatomik olarak bakire olmasının ilişki olmadığını göstermeyeceğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; ”Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde katılan …’nın Çayeli Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 24/07/2007 tarih ve 2007/50 D.İş. Sayılı kararı ile 2828 sayılı Kanun kapsamında koruma ve bakım altına alınarak çocuk evlerine yerleştirildiği, mağdurun bir günlük tuttuğu, günlüğün evdeki bakım elemanı ve ev sorumlusu tarafından okunduğunda günlükte katılanın … isimli bir erkek arkadaşı ile farklı yerlerde ve zamanlarda cinsel birliktelik yaşamış olduğunu yazdığının görüldüğü ve sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Sanık soruşturma ve kovuşturma aşamasında vermiş olduğu savunmalarında, katılanla sevgili olduklarını, elele tutuşup öpüştüklerini ancak katılanla cinsel anlamda aralarında hiçbir şey olmadığını, katılanla ayrıldıktan sonra katılanın günlüğüne kendisi ile cinsel birliktelik yaşadıklarını yazmış olabileceğini beyan ederek üzerine atılı suçu inkar etmiştir.
Katılanın ifadesinde sanık … ile rıza ile birkaç kez birliktelik yaşadıklarını, sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
Katılan hakkında düzenlenen Rize Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 17/12/2015 tarihli raporunda mağdurun anatomikman bakire olduğu, erişkin bir erkeğin ereksiyon halindeki penisinin duhulü ile yırtılamayacağı, ilk yapacağı vajinal yolla doğum sırasında yırtılacağı, akut ya da kronik livata bulgusunun saptanmadığı rapor edilmiştir.
Her ne kadar sanık … hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan TCK’nın 104/1 maddesinden cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair katılanın soyut ifadesi ile katılanın tuttuğu günlük içeriğinden başka (mahkememizce katılan tarafından tutulan günlük katılan ifadesi ile delil anlamında aynı mahiyette olduğu değerlendirilmekle) somut bir delil elde edilemediğinden sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın 5271 sayılı CMK’nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçeleriyle karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Mağdureye ait, iddianameye ve hükme konu olan adli emanate kayıtlı günlüğün ilgili sayfalarının onaylı suretleri dosya içerisine alınıp incelenmeden, inceleme günü itibariyle sanıkla evli olduğu anlaşılan mağdurenin şikayetçi olup olmadığı hususunda yeniden beyanı alınmadan, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çayeli Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2016 tarihli ve 2016/49 Esas, 2016/231 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.