YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7032
KARAR NO : 2023/1495
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanıklar hakkında, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.05.2015 tarihli ve 2015/9636 Soruşturma numaralı iddianame ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37/1 maddesi delaletiyle, aynı Kanun’un 142/2-h, 35, 116/1, 119/1-c, 151/1, 53 maddeleri gereğince hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Küçükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2016 tarihli ve 2015/425 Esas, 2016/363 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 35/1 ve 53/1 maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis, aynı Kanun’un 116/1, 119/1-c ve 53/1 maddeleri gereğince 12 ay hapis ve sanık … hakkında aynı Kanun’un 151/1 ve 53/1 maddeleri gereğince 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve her üç hüküm yönünden hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz isteği; “verilen kararın usule ve yasaya aykırı olması sebebiyle bozulması talebiyle” hükümleri temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde gündüz vaktinde sanıkların birlikte şikâyetçinin evine hırsızlık amacıyla girmek istedikleri, ikametin camını kırdıkları, cam kırılmasıyla birlikte ses çıktığı ve site güvenlik görevlisi tanık M.Ö.’nün olayı fark ettiği, sanıkların kaçmaya başladığı, güvenlik görevlisi ile birlikte kolluk görevlilerinin sanık …’i yakaladığı; ancak sanık …’un kaçtığı, dosya içerinde bulunan Görüntü İnceleme Tutanağında şikâyetçinin ikametine girmeye çalışanların sanıklar olduğu belirtilmiştir.
2. Sanık …’in aşamalarda, olay tarihinde uyuşturucu kullandığını, ne yaptığının bilincinde olmadığını, şikâyetçiye ait evin penceresine vurduğunun ve camın kırıldığının doğru olduğunu, ancak bunu ne amaçla yaptığını hatırlamadığını beyanla tevil yoluyla ikrar içeren savunmada bulunmuştur.
3. Sanık …’un kovuşturma aşamasında; sanık …’in uyuşturucu aldığını, ona engel olmaya çalıştığını, üzerine atılı suçları ve olaya ilişkin fotoğraftaki kişinin kendisi olduğunu beyan ederek inkâr içeren savunmada bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2016 tarihli ve 2015/425 Esas, 2016/363 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.