YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1088
KARAR NO : 2023/2412
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, kâl ve eski hâle getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın … Kaymakamlığına karşı açılan davanın husumetten reddine, İçişleri Bakanlığına karşı açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilleri … ve …’in İstanbul ili, … ilçesi,…. bulunan 406 ada 2 ve 3 parselin malikleri olduğunu, müvekkillerinin maliki oldukları taşınmazların … sokağına çıkan kısımda 406 ada 3 parselin sınırına ve kadastral yol üzerine gelecek şekilde bina yapıldığını, binanın yolu kapattığını, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/281 Esas sayılı dosyasında tespit edildiğini, kaçak yapılan İmar Yasası’na aykırı olduğunu, Kaymakamlık tarafından cam atölyesi olarak inşaa edilmiş olmasına karşın halihazırda cafe-çay ocağı olarak ticari amaçla işletildiğini ve kazanç sağlandığını, kadastral yol üzerine kaçak olarak imara aykırı şekilde inşa edilen binanın hukuka aykırı şekilde müvekkilinin arsasını kullanmalarına mani olacak şekilde işgaliyet yaptığını, yapılan inşaat esnasında, tüm hafriyat atığının müvekkilinin taşınmazına atıldığını ve hafriyat ve molozların kaldırılmadığını, müvekkilin taşınmazına açıkça müdahale edildiğini, davalı Kaymakamlık tarafından kadastral yol üzerine inşaa edilen kaçak binanın yıkılmasına ve kadastral yolun eski hâline getirilmesine, inşaa edilen binanın inşaası esnasında müvekkilerine ait parsele dökülen molozların kaldırılmasını ve parsel sınır duvarlarının güçlendirilmesini talep etmiş; 18.04.2019 tarihli dilekçeleri ile İçişleri Bakanlığının davaya davalı yanda dahil edilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … Yazı İşleri Müdürlüğü cevap yazısında, … Cam Sanat Merkezi isimli binanın kamu yararı gözetilerek Kaymakamlıkça, … Belediyesi ve … Cam Sanatları ve Turizm Derneği ile ortaklaşa yürütülmüş olan İstanbul Kalkınma Ajansının desteklediği, … Camcılığının tarihi mirasını koruma ve turizme kazandırma projesi kapsamında tarihi … cam sanatlarını geliştirme, yaygınlaştırma ve turizme kazandırma amacıyla inşa edildiğini, ekli Belediye evrakları ile de anlaşılacağı üzere, 406 ada 2 ve 3 parsellerdeki molozların kaldırılması talebi üzerine … Belediyesinin molozların bulunduğu alanın ekiplerin girilmesi ve çalıştırılması hâlinde tehlikeli olduğundan işlem yapılamadığını, …’in yol talebi hakkında … Belediye Başkanlığının yazı cevabına göre yolun eğiminin %43 olması nedeniyle yol yapılmasının mümkün olmadığını, Boğaziçi İmar Müdürlüğünün söz konusu alanın ikinci derece askeri yasak bölgede kalması nedeniyle bölgede plan çalışmasının bulunmadığını ve Belediye Başkanlığınca yol yapılamayacağının belirtildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuş; ayrıca bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde moloz kaldırma bedelini kabul etmediklerini, molozların kendileri tarafından değil, üçüncü kişiler tarafından döküldüğünü beyan etmişlerdir.
2. Dahili davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın ayrı bir kamu tüzel kişiliği olan Kaymakamlığa karşı açıldığını, Bakanlıklarının dava konusu olayla ilgili herhangi bir iş ve işlemi olmadığını, Kaymakamlığın projenin showroom ihtiyacı için talep etmesi nedeniyle dava konusu yerin … Belediyesi tarafından Kaymakamlığa tahsis edildiğini, Kaymakamlığın moloz kaldırma yetkisinin olmadığını, yetkinin Belediyeye ait olduğunu, sanat merkezinin yerini tahsis edenin … Belediye Başkanlığı olduğunu, ilgili yerde yol bulunmadığını, eğim nedeniyle yol yapılmasının mümkün olmadığını, yetkili Boğaziçi İmar Müdürlüğü tarafından bölgenin askeri alanda kalması nedeniyle imar çalışmasının yapılamayacağının bildirildiğini, davacının taşınmazının önüne yol yapılamayışının nedeninin … Cam Sanat Merkezi olmadığını, zaten yol olmadığını ve yapılamayacağını, molozların alınması işlerinin Belediye Başkanlıklarının görev alanında olduğunu, davacının Sanat Merkezinin yıkılması talepli davasını, davacının yol talebini reddeden ve molozların kaldırılması talebini karşılamayan … Belediye Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, kamu yararı gözetilerek cam sanatının yok olmasını engellemek amacıya kurulan … Sanat Merkezinin yıkılmasına ilişkin talebin reddinin gerektiğini belirterek davanın reddini istemiş; bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, molozların kaldırılması için belirtilen 2.000,00 TL miktara dayanak herhangi bir veriye yer verilmediğini, … Cam Sanat Merkezi olmasaydı dahi dava konusu yerin yol olmaya elverişli olup olmadığına ilişkin bir değerlendirmenin yer almadığını, yıkım talebi yönünden detaylı bir değerlendirme yapılmadığını, ek rapor aldırılması gerektiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davanın … Kaymakamlığına karşı açılan davanın husumetten reddine, İçişleri Bakanlığına karşı açılan davanın kabulüne, 22/03/2019 tarihli bilirkişi raporunun 4.nolu sayfasında 07/03/2015 tarihli hava fotoğrafında gösterilen ve hali hazırda … Cam Sanat Merkezi olarak kullanılan yapının kadastrol yola tecavüz olması nedeniyle yola müdahalesinin önlenmesine ve söz konusu yapının yıkımına (Kal’ine), Kal’ine karar verilen yapının 406 ada, 2 parsele dökülen molozlarının kaldırılmasına ve parsel sınır duvarının güçlendirilmesine, 22/03/2019 ve 18/06/2019 tarihli raporların kararın eki sayılmasına” karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi, “…20.02.2019 tarihinde davaya konu olan alanda keşif icra edilmiş keşif mahallinde yapılan gözlemde davacıların kadastral yol olduğunu iddia ettikleri alanda cam kafe adlı bir işletmenin bulunduğu davacıya ait olan eve ( 406/3 parsel) giriş ve çıkışların askeri alan olduğu belirtilen başka bir bölgeden gerçekleştiği gözlemlenmiştir. Fen bilirkişisi tarafından yapılan ölçüm sonucunda … Kaymakamlığına tahsis edilen yapının kadastral yolda kaldığı tespit edilmiştir. Bu itibarla davaya konu yapının kadastral yolda bulunduğu sabittir. Her ne kadar dosyadaki cevabi yazılarda ve fen bilirkişisi tarafından hazırlanan 22.03.2019 tarihli raporda davaya konu olan yolda eğimin fazla olduğu bu nedenle yolun araç geçişine uygun olmadığı belirtilmiş ise de kadastral yolun araç geçişi vasıtasıyla kullanılmasının zorunlu olmadığı yaya yürümek suretiyle söz konusu yolun kullanılabileceği ayrıca davaya konu olan yerin sınırında bulunan 406 ada 3 parsel üzerindeki yapıların da davacıya ait olduğu ve kroki içeriğinden ve tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere bu parsele ana yoldan başkaca ulaşma imkanının da bulunmadığının sabit olduğu görülmekle … Kaymakamlığına tahsis edilen alana yapılan ve bilirkişi raporunun 4. Sayfasında belirtilen yapının tecavüzlü olduğuna bu nedenle kaline karar verilmiştir. Ayrıca bu yapının yapılması esnasında davacının mülkiyetinde olan alana (406/2 parsel) molozların döküldüğü ve yine parsel sınırına yapılan duvarın da güçlendirilmesi gerektiği bu haliyle tehlike arzettiği anlaşıldığından 22.03.2019 ve 18.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği doğrultuda molozların kaldırılması ve sınır duvarının güçlendirilmesine karar verilmiş davacının dava dilekçesinde herhangi bir tazminat talebi bulunmadığından bu yönde bir karar verilmemiştir. … Kaymakamlığının ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunmaması nedeniyle bu davalı yönünden açılan davanın ise husumetten reddine karar verilmiş…” gerekçeleriyle karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı … vekili, dava konusu binanın … Belediyesince tahsis edilen yere inşaa edildiğini, davacının aynı yerde bulunan taşınmazları için yol açılması talebinin aynı Belediyece bahsi geçen yerin eğiminin maksimum yol eğiminden çok yüksek olduğu ve bölgenin Boğaziçi İmar Müdürlüğünün yetki alanında olduğu için kabul edilmediğini, davacıya ait taşınmazdaki molozların kaldırılması görevinin Belediye Başkanlığında bulunduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “…Davaya konu yapının davacıların hissedar oldukları taşınmaza sınır teşkil eden ve aynı bölgede yer alan sokakla bağlantısını oluşturan kadastral yol üzerinde yapıldığı, yapının yapılması esnasında davacıların mülkiyetinde olan taşınmaza molozların döküldüğü, toprak kaybının engellenmesi için davacılara ait parsel sınır duvarının güçlendirilmesi gerektiği, böylece mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı…” davalı … Bakanlığının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili, istinaf başvuru dilekçesindeki nedenlerle temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, yıkım ve eski hâle getirme istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Türk Medeni Kanunu’nun 683 üncü maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Açıklanan nedenlerle temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.