Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8664 E. 2023/1612 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8664
KARAR NO : 2023/1612
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2015 tarihli ve 2015/2132 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e, 143 ve 31/3. maddeleri uyarınca, cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kırşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/642 Esas, 2016/348 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e, 143, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği, suça sürüklenen çocuğun suç işleme kastı olmadığı, başkasına ait açıkta bırakılan malı ihtiyaç olması sebebiyle emaneten aldığı, bu nedenle hırsızlık suçundan cezalandırılmayıp daha hafif bir ceza alması gerektiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ve lehe olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanın soruşturma aşamasında alınan beyanına göre, motosikletini ikametinde bulunan balkonunun ön kısmına saat 21.00 sıralarında park ettiği, daha sonra gece saat 03.00 sıralarında dışarı baktığında motosikletinin park ettiği yerde olmadığını görerek şikâyetçi olduğu, kollukça yapılan inceleme sonucunda olay yeri ve çevresine ait kamera görüntülerin tespit edilemediği; fakat olay yerine yakın caddelere ait MOBESE kayıtları incelendiğinde olay günü saat 01:20 sıralarında suça sürüklenen çocuğun katılanın tarif ettiği motosiklete benzer bir motosiklet ile seyir hâlinde olduğunun tespit edildiği, 13.10.2015 günü kolluk ekiplerince yakalanan suça sürüklenen çocuğun savcılık huzurunda alınan savunmasında, olay günü alkollü olduğunu gece geç vakit olması ve köye gidecek araç olmaması nedeniyle gezerken gördüğü bir motosiklete binerek olay yerinden ayrıldığını, daha sonra benzini olmadığı için motoru geri götüremediğini ve bir arkadaşına ödünç verdiğini, öğrendiğine göre motosiklet arızalandığı için arkadaşının da bir yere attığını beyan ettiği, anlaşılmıştır.
2.Suça sürüklenen çocuk suçunu ikrar etmiştir.
3. Araştırma ve kamera izleme tutanağı ile suça sürüklenen çocuğun kimliği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak ;
1.Katılanın soruşturma aşamasındaki beyanı doğrultusunda, suça konu motosikletin bulunduğu yerin tam olarak tespiti için gerekirse olay yerinde keşif yapılarak, motosikletin bulunduğu yerin katılanın ikametinin eklentisi niteliğinde olup olmadığının tespiti ile sonuca göre, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nun 142/2-h veya 142/1-e maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.Suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken netice cezanın 2 yıl 6 ay hapis cezası yerine, 1 yıl 18 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini, nedenleriyle suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kırşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/642 Esas, 2016/348 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, suça sürüklenen çocuk hakkında bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2023 tarihinde karar verildi.