YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1707
KARAR NO : 2023/1384
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet, uyarlama yapılmasına yer olmadığı
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 28.11.2022 tarihli ve 2022/4156 Esas, 2022/16455 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2022 tarihli ve KD-2022/44624 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı; somut olayda CMK’nın temyize ilişkin hükümlerinin uygulanma imkanının bulunmaması nedeniyle; sanık hakkında kurulan hükümlerin onanmasına dair kararın kaldırılarak temyiz isteminin süreden reddine karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun’un 21. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca CMK’nın 291/1. maddesinde yedi gün olarak belirtilen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği, ancak bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay’dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar CMUK’un 305-326. maddeleri uygulanmakta olduğundan, daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş dosyada temyiz süresine ilişkin bir değişiklik yapılmadığının kabul edilmesi gerektiği, somut olay bakımından yapılan değerlendirmede de; Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.1992 tarihli ve 1991/473 Esas, 1992/112 Karar sayılı kararının Yargıtay incelemesinden geçtikten sonra 09.12.1992 tarihinde onanarak kesinleştiği, uyarlama yargılaması sonucunda verilen mahkemenin 22.03.2016 tarihli ve 2016/51 Esas, 2016/15 Karar sayılı kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.09.2021 tarihli ve 2021/22 Esas, 2021/14033 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine verilen karara yönelik temyiz istemi bakımından da CMK’nın temyiz süresine ilişkin hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında;
Kararın açıklandığı son duruşmada hazır edilen hükümlünün yüzüne karşı verilen 22.02.2022 tarihli hükmün yasa yolu bildiriminde CMK’nın 263. maddesine göre hükümlünün bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle; usulüne uygun tefhimden bahsedilemeyeceği; ancak yokluğunda verilen kararın hükümlü müdafiine usulüne uygun şekilde 05.03.2022 tarihinde tebliğ edildiği, müdafiin ise kararı 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süreden sonra 16.03.2022 tarihinde temyiz ettiği belirlenmekle; hükümlü müdafiin süresinde olmayan temyiz isteminin aynı Kanun’un 317. maddesi gereğince reddine karar vermek gerektiği anlaşılmış ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 28.11.2022 tarihli ve 2022/4156 Esas, 2022/16455 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Yokluğunda verilip, 05.03.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen kararı 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süreden sonra 16.03.2022 tarihinde temyiz eden
hükümlü müdafiin temyiz isteminin aynı Kanun’un 317. maddesi gereğince REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.