Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/1485 E. 2023/2465 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1485
KARAR NO : 2023/2465
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Menemen 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı … … Müş. ve Müh. A.Ş.’den İzmir ili, …. ilçesi, …. Mevkii, 3293 ada 1 parsel, 22 Blok H 57 9 No.lu bağımsız bölümü satın aldığını, müvekkiline 23.04.2015 tarihinde davalı … tarafından taşınmazın satıldığını, akdedilen sözleşme gereği davalı şirketin tapu devrini gerçekleştirme yükümlülüğü bulunmakta iken devir yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkilinin satın almış olduğu gayrimenkul üzerine kredi sağlama adına davalı “Ziraat Bankası A.Ş.” lehine 10.000.000,00 TL bedelli birinci derecede ipotek tesis ettiğini, bu durumun müvekkili tarafından tapu iptali ve tescil talepli olarak açılan İzmir 2. Tüketici Mahkemesi 2016/1198 Esas sayılı davaya gelen tapu kayıtları ile öğrenildiğini, müvekkilinin dava yoluyla taşınmazın kendisine ait olduğunu kanıtladığını, tapu iptal ve tescil kararı ile taşınmazı üzerine alabildiğini, davalı Ziraat Bankasının, haksız ve hukuka aykırı olarak İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2018/6502 Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, davalılar arasındaki ipotek sözleşmesinin müvekkilinin satım sözleşmesinden doğan mülkiyet hakkını ihlâl etmek amacıyla yapıldığının tespitine; dava konusu taşınmazın güncel değerinin tespitine; işbu güncel alacağın davalıya ait taşınmazlardan elde edilip edilemeyeceğinin tespitine; elde edilmesi halinde üçüncü kişilere ait taşınmazlardaki ipoteğin terkini hakkının varlığının tespitine; elde edilememesi halinde üçüncü kişilerin iktisap tarihi de göz önüne alınarak bu tarihler itibariyle her bir taşınmaza isabet eden (varsa) değerinin tespitine; işbu tespit akabinde üçüncü kişiye bir değer kalmadığının tespiti halinde ipoteğin terkinine; fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacının delil olarak sunduğu İzmir 2. Tüketici Mahkemesinin 2016/1198 Esas, 2018/411 Karar sayılı, 28.06.2018 tarihli ve 03.10.2018 tarihinde kesinleşen mahkeme kararına göre dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması talebinin reddine karar verildiğini, kesinleşen mahkeme kararına karşı davacının işbu davayı açmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle davanın reddini istemiştir.

2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, eda talebi bulunduğundan dolayı ve dava konusu ipotek bedelinin belli olması sebebiyle ipotek bedeli üzerinden eksik harçların tamamlatılması gerektiğini, davacı tarafından İzmir 2. Tüketici Mahkemesinin 2016/1198 Esas sayılı dosyası ile taşınmazın öncelikle ipotekten ari olarak tescilinin talep edildiğini ve mahkemece reddedildiğini, ipotek ile birlikte teciline karar verilen kararın kesinleştiğini ve davacı tarafından mahkeme kararı ile tescil işlemi yapıldığını, davacı tarafın 30.06.2015 tarihinin tapu devir için son tarih olduğunu beyan etmesinin doğru olmadığını, sözleşme metninden de anlaşılacağı üzere teslimden bahsedildiğini ve iş bu hususta husumetin bulunmadığının açık olduğunu, teslimin yapıldığını ve kesinleşen mahkeme hükmü ile de davacının malik sıfatıyla zilyetliğinin devam ettirdiğini, eksik harcın tamamlattırılmasını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 17/11/2020 tarihli celsede davacı vekiline eksik harcın tamamlanması için kesin süre verildiğini, davacı vekili tarafından eksik harç ikmal edilmediğini, davacı vekilinin duruşma gününden haberdar olmasına rağmen 19/01/2021 tarihindeki duruşmaya gelmemesi ve de Harçlar Kanunu’nun 30.maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırıldığı, bu tarihten itibaren 3 ay içinde davanın yenilenmediği ve eksik harcın yatırılmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 50/5. maddesi gereğince 19/04/2021 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen işlemden kaldırma kararının gerekçe içermediğini, dava değerinin henüz netlik kazanmadığını, duruşma günü tebliğ edilmeden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, duruşma gününün bildirilmediğini, ayrıca mahkemece fiziki dosyanın yokluğunda karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece davacı tarafa dava değerini bildirip bu değer üzerinden nispi peşin harcın yatırılması yönünde süre verildiği, davacı vekili tarafından tarihsiz dilekçesi ile dava değerinin 10.000,00 TL olarak bildirildiği ve bu değer üzerinden 21.09.2020 tarihli makbuz ile 170,78 TL nispi harcın yatırıldığı, dava konusu taşınmaza ilişkin yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda dava tarihi itibariyle taşınmazın değerinin 1.170.000,00 TL olduğunun tespit edilmesi üzerine mahkemece 17.11.2020 tarihli celsenin 3 No.lu ara kararı ile belirlenen değer üzerinden nispi harcın yatırılması için kesin süre verildiği, duruşmanın bırakıldığı 19.01.2021 tarihli celseye kadar davacı tarafça mahkemece belirlenen nispi harcın yatırılmadığı ayrıca davacı vekilinin duruşmaya katılmadığı ve herhangi bir mazeret de bildirmediği, duruşmaya katılan davalı Ziraat Bankası vekilinin de davayı takip etmeyeceklerine dair beyanda bulunması üzerine HMK’nun 150 nci maddesi ve Harçlar Kanunu’nun 30 uncu maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 3 aylık yasal yenileme süresinin beklendiği ve bu süre içerisinde davacı tarafından hem mahkemece belirlenen nispi harcın tamamlanmaması ve hem de dosyanın davacı tarafından süresi içerisinde yenilenmemesi karşısında HMK’nun 150/5 inci maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 150 inci maddesinin beşinci fıkrası, Harçlar Kanunu’nun 30 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.