Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/9078 E. 2023/1601 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9078
KARAR NO : 2023/1601
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Akdağmağdeni Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2016 tarihli ve 2016/64 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 116/2, 53. maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Akdağmadeni Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2016/79 Esas, 2016/291 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan ise, aynı Kanun’un 116/2, 62 ve 51. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek, ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz talebi; eksik inceleme sonucu karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece gerekçeli kararın delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe bölümünde kabul edildiği üzere, katılanın olay tarihinde Bozok Üniversitesi Sağlık Meslek Yüksekokulu inşaatında işçi olarak çalıştığı, kendisine ait Samsung marka S4 model telefonu valizinin içerisine yerleştirdiği, inşaat sahası içerisinde yer alan ve yatakhane olarak kullanılan konteyner içerisine bırakarak eklentiden ayrıldığı, daha sonra akşam saat 20.00 sıralarında işini tamamlayıp eklentiye döndüğünde telefonunu bıraktığı yerde bulamadığı, bunun üzerine şikâyette bulunduğu anlaşılan olayda, TİB’ten gelen yazıya göre, davaya konu telefonun ilk kez … tarafından kullanıldığı, bu şahsın ifadesi temel alınarak yapılan incelemede, telefonun sanık tarafından telefon alım satımı işi ile uğraşan tanık …’a satıldığının tespit olunduğu, sanığın çeşitli aşamalarda alınan savunmasında katılan ile birlikte Sağlık MYO inşaatında çalıştığını beyan ettiği ancak, telefonu hırsızlamadığı savunmasında bulunduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemişse de telefonun tanığa ait iş yerine para karşılığı satıldığının anlaşılması, tanığın marka ve modelini belirtmek suretiyle davaya konu telefonu kendisine satan şahsın sanık olduğunu beyan etmesi, sanığın kısa bir süre de olsa katılan ile birlikte aynı inşaat şantiyesinde çalıştığının tespit olunması, savunma makamının olaya ilişkin savunmasında belirttiği hususların tanık tarafından başkaca bir olayla irtibatlandırılarak reddedilmesi ve tanığın bu anlatımında sanığın kız kardeşi ve babası ile iş yerine geldiğini beyan ederek anlatımlarını somut olaylarla desteklemesi, tanık anlatımının da sanık savunmasını bu bahiste doğrulaması karşısında tanık beyanlarına itibar edilmiş ve savunma makamının ileri sürdüğü dava dışı olay ile davaya konu olayın farklı tarihlerde meydana geldiği kanaatine varılmış ve bu bahiste sanığın savunmasına itibar edilmeyerek atılı suçlardan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2- Sanık suçlamayı kabul etmemiştir.
3-…, 31.12.2014 tarihli kolluk ifadesinde, telefonu satan şahsı hatırlamadığını, daha sonra verdiği 12.02.2016 tarihli ifadede ise araştırma sonucu telefonu kendisine satan şahsın sanık olduğunu öğrendiğini beyan etmiş, mahkemede ise, 2014 yılı Temmuz ayı içerisinde sanığın iş yerine geldiğini ve S4 marka beyaz renkli cep telefonu satmak istediğini, kendisinin de 700,00 TL’ye cep telefonunu satın aldığını, ancak herhangi bir belgenin bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

4- Tanığın sanığı teşhis ettiği anlaşılmış, teşhis tutanağı da dosya arasına alınmıştır.
5-Sanığın adli sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Dosya arasında yer alan şikâyetçi ile yapılan telefon görüşmesi sonucu tutulan tutanağa göre, olay günü en son sanığın şikâyetçinin konakladığı yere girdiği, bu duruma şikâyetçi ile birlikte çalışan … ve …’ın şahit olduğu, bu kişilerin sanığı yatakhaneye girerken gördüklerinin belirtildiği, adı geçen …’ın bilgisine başvurulmadığı, …’ın ise soruşturma aşamasında bilgisi alınan sıfatıyla dinlendiği, burada verdiği ifadede, olay günü herhangi bir olumsuzluk görmediğini beyan ettiği, yine olay günü yatakhaneye girip çıkan … isimli şahsın ise, kollukta ifadesinin alındığı ancak mahkemede dinlenmediği anlaşılmakla; …, … ve …’ın olaya ve tutanaktaki bilgiye ilişkin tanık sıfatıyla dinlenmeleri suretiyle tüm deliller bir bütün hâlinde değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de;
3- Sanık müdafiinin “lehe olan yasa maddelerinin uygulanmasına” ilişkin istemi, sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair 5237 sayılı Kanun’un 50. maddesinin uygulanmasını da kapsadığı halde, sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının hapis cezası dışındaki seçenek yaptırımlara çevrilmesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
4-Sanığın cep telefonunun çalındığı inşaat alanındaki yatakhane olarak kullanılan yere girmesi biçimindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 116/1. maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu oluşturduğu halde, davanın iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan açılması, mahkemece sanık hakkında hüküm kısmında aynı Kanun’un 116/2. maddesi yazılmak suretiyle konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan cezalandırılmasına karar verillmesi ve gerekçeli karar başlığında suç adının iş yeri dokunulmazlığının ihlâli olarak belirtilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
5-Şikâyetçinin 06.04.2016 tarihli ifadesinde sanıktan şikâyetçi olduğunu, ancak katılma talebinin olmadığını beyan ettiği hâlde mahkemece şikâyetçinin katılmasına karar verilmesi ve gerekçeli karar başlığında şikâyetçinin taraf sıfatının katılan olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akmağdeni Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2016/79 Esas, 2016/291 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2023 tarihinde karar verildi.