YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/988
KARAR NO : 2023/2486
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ve davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinleştirme şerhi kaldırılarak kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilerek Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacıların murisi …. adına 82 m² yer için düzenlenen 13.11.1984 tarihli tapu tahsis belgesi uyarınca 10277 ada 18 parsel numaralı taşınmazda Hazine adına kayıtlı 82 m²’ye isabet eden 41/75 hisseden DOP düşüldükten sonra geriye kalan kısmın tapusunun iptali ile davacılar adına mirasçılık belgesindeki payları oranında tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; 4706 sayılı Yasa kapsamında Belediye’ye devri uygun görülmeyen taşınmaz hakkında açılan davanın muhatabının Şişli Belediyesi olduğunu, Belediye’ye yapılan başvurunun açık ya da zımnen reddine ilişkin olduğundan davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, irtifa yüksekliğinin 12.5 metreyi aştığını, konut ve işyeri olarak kullanılmakta olduğunu ayrıca davacıların 4706 sayılı Yasa’dan yararlanmak üzere 2981 sayılı Yasa’dan kaynaklanan haklarından feragat ettiklerini, tapu tahsis belgesine dayalı tescil haklarının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “Eski 1801 ada 57 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu bölgede 07/04/1989 tarihinde imar işlemleri yapıldığı, sonrasında taşınmazın yeni 10277 ada 18 parsel içerisinde kaldığı, davacılar murisi lehine tapu tahsis belgesi verilen 82,00 m2’ye isabet eden 41/75 hissenin Maliye Hazinesi adına tescil edildiği, davalı Maliye Hazinesinin 41/75 hisse ile dava dışı diğer hissedar …..’in de 34/75 hisse ile 04/07/1989 tarihinde imar işlemi sonrasında malik olduğu, konut ve iş yeri olarak kullanılan 6 katlı 2 işyeri 4 daire bulunan taşınmazın tamamı için …..’ye 13/11/1984 tarihinde tapu tahsis belgesi verildiği, 5.000,00 TL rayiç bedel ile ödeme talebinin yapıldığı ancak 2.000,00 TL imar affı harcı yatırıldığı, 10277 ada 18 parsel içinde bulunan 07/04/1989 tarihli imar işlemiyle Hazine adına tescil gören 82 m2’ye isabet eden 41/75 hissenin tapu kaydının iptali ile DOP payı düşülmek suretiyle 78 m2 olarak hisseleri oranında davacılar adına tesciline, karar kesinleştiğinde depo edilen 546.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıya ödenmesine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili; bilirkişi raporunda taşınmazın değeri belirlenirken emsal olarak alınan taşınmazların dava konusu taşınmazla aynı niteliklerde olmadığı, m² değeri 3.500.00 TL üzerinden depo ettirilmesi gerekirken 7.000.00 TL üzerinden depo ettirildiğini belirterek istinaf itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak bu değer üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili; tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemli davalarda idari yargı mercileri görevli iken adli yargı tarafından işin esası hakkında karar verilmesinin doğru olmadığını, taşınmaz mahalinde yapılan tespitte davacılar tarafından kullanıldığı tespit edilen binanın dar gelirlilere konut edindirme amacı taşıyan yapı niteliğinde olmadığını, davanın tamamının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde yer alan beyanlarını tekrar etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili; idari yargının görevli olduğunu, taşınmaz mahallinde yapılan tespitte tamamının Belediye alanında kullanıldığının tespit edildiğini, Danıştay’ın çok katlı binaların gecekondu olarak nitelendirilmesine olanak bulunmadığına dair kararları bulunduğunu, davacılar tarafından kullanıldığı tespit edilen yapının dar gelirlilere konut edindirme amacı taşıyan yapı niteliğinde olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup uyuşmazlık tescil koşullarının oluşup oluşmadığı ile infaza elverişli hüküm kurulup kurulmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2 nci maddesinde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu açıklanmıştır.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemece tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de; dava konusu 10277 ada 18 parsel sayılı taşınmazda pay ve payda oranı belirtilmeden 78 metrekarelik kısmın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescili şeklinde infaza elverişli olmayan hüküm kurulması doğru değildir.
3. Dosya içerisinde yer alan tapu tahsis belgesi uyarınca dava konusu 150 m² genişliğindeki parselde 82 m²’lik kısım için davacılar murisine tapu tahsis belgesi verilmiş olup bilirkişi raporuna göre bu miktar üzerinden %5 oranında Dop kesintisi yapıldıktan sonra geriye kalan miktar pay, taşınmazın tamamının m²’si payda olacak şekilde oran kurulduktan sonra davacılar adına tescil hükmü kurulması gerekmektedir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi hükmün bozulmasını gerektirmiş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 nci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davacılar vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının 1inci bendinde yer alan “07.04.1989 tarihli imar işlemiyle Hazine adına tescil gören 82 m²’ye isabet eden 41/75 hissenin tapu kaydının iptali ile DOP payı düşülmek suretiyle 78 m² olarak hisseleri oranında davacılar adına tesciline” ibaresinin hükümden çıkarılmasına yerine “davalı Hazine adına kayıtlı 41/75 hissenin tapu kaydının iptali ile 78/150 hissenin davacılar adına mirasçılık belgesindeki hisseleri oranında tesciline, geriye kalan 4/150 hissenin davalı Hazine adına tesciline” ibaresinin yazılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.