Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/25668 E. 2023/11604 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25668
KARAR NO : 2023/11604
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

İSTİNAF SONRASI TEMYİZ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2705 E., 2019/305 K.
KATILANLAR : …, …, …
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralamaya teşebbüs
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince sanık 1945 doğumlu … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yağma suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/4020 Esas sayılı iddianamesi ile;
1. Sanık 1945 doğumlu … hakkında kasten yaralamaya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 110 uncu maddesi, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 üncü maddesi,

2. Sanıklar 1993 doğumlu … ve 1985 doğumlu … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 110 uncu maddesi ve 53 üncü maddesi,

3. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli yağma suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 110 uncu maddesi, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davaları açılmıştır.

B. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2018 tarihli ve 2018/14 Esas, 2018/174 Karar sayılı kararıyla; sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca isnat edilen suçlardan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

C. … Bölge Adliye Mahkemesinin 4. Ceza Dairesinin, 08.02.2019 tarihli ve 2018/2705 Esas, 2019/305 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebebi
Tüm sanıkların cezalandırılmaları gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılanlar … ile …’ın arkadaş oldukları, köy yerinde söz olmaması için türbe olarak bilinen yerde görüşmek için katılan …’ın arkadaşı olan tanık Z’yi de alarak türbeye gittikleri, katılanlar … ve …’ın türbe içerisine girdikleri, tanık Z’nin dışarıda beklediği, bir süre sonra tanık B’nin de buraya geldiği, sanıklarında ziyaret amacıyla türbeye geldikleri, tanık B’nin sanıkları dışarıda görmesi üzerine türbenin kapısını içeriden kilitlediği, türbe içerisinde bardak ve yiyecek madde ile birlikte şahısların olduğunu gören sanıkların içeride ne olduğunu öğrenmek için kapıyı çaldıkları, tanık B’nin kapıyı içeriden açarak türbe dışarısına çıktığı, ayrı bir odada bulunan …’a ait telefonu başkasının eline geçmemesi için alarak oradan ayrıldığı, daha sonra bu telefonu …’ın annesine iade ettiği, sanıkların içeride ne olduğunu merak ettikleri için jandarmayı aradıkları, bu sırada katılan …’ın annesi olan katılan …’ın da olay yerine geldiği anlaşılmıştır.

2. Sanıkların birbiri ile uyumlu, tutarlı ve olayın akışına uygun savunmalarda bulundukları görülmüştür.

3. Katılanların aşamalarda birbiri ile ve tanık B’nin ifadeleri ile kısmen çelişkili beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

4. Kolluk tarafından düzenlenen, “… mahallesinde … isimli şahsın jandarma imdat hattını arayarak … mahallesinde bulunan türbede fuhuş yapıldığı yönünde ihbarda bulunduğunun” tespit edildiği 07.07.2016 tarihli ve 19.00 saatli ihbar tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Tanık B. D’nin sanıkların anlatımı ile tutarlı beyanda bulunduğu görülmüştür.

6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 2019/45805 Tebliğnamesi ile sanıklar hakkında kurulan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden suç sübut bulduğundan mahkûmiyet kararı verilmesi talebi ile dosya mahkememize tevdi edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık 1945 Doğumlu … Hakkında Kasten Yaralamaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden ve Sanık … Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden,
… Bölge Adliye Mahkemesinin kararında ilk derece mahkemesi tarafından kurulan beraat hükümlerinin doğru olduğu kabul edilerek sonuç olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verildiği halde, hükümde, “…eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda ön görülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından..” şeklinde yazılarak hükümde çelişki yaratılması hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Tebliğname yönünden yapılan incelemede
Sanıkların türbe kapısının kitli olması nedeniyle suç işlendiği şüphesi üzerine jandarmayı aradıklarının ihbar tutanağı ile sabit olduğu, sanıkların tutarlı ve olayın akışına uygun savunmaları, tanık B’nin sanıkları destekleyen beyanı, eylemden 7 gün sonra şikâyette bulunan katılanlar birbirleri ve tanık B’nin ifadeleri arasında kısmen çelişkinin bulunduğu, türbe kapısını katılanların kendilerinin ve tanık B’nin kitledikleri yönündeki ifadeleri, katılanlar ile tanık B’nin de sanıkların jandarmaya haber verdiklerini kendilerine söylediklerine dair beyanlarda bulundukları anlaşılmakla sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri sabit olmadığından bu yönden bozma isteyen Tebliğname’nin (2) numaralı gerekçesine iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Sanık 1945 doğumlu … Hakkında Kasten Yaralamaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebligname’ye uygun olarak, oy birligiyle REDDİNE,

B. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden ve Sanık … Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Adliye Mahkemesinin 4. Ceza Dairesinin, 08.02.2019 tarihli ve 2018/2705 Esas, 2019/305 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren … Adliye Mahkemesinin 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

15.06.2023 tarihinde karar verildi.