Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/6596 E. 2023/1984 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6596
KARAR NO : 2023/1984
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKÎ SÜREÇ
Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2015 tarihli ve 2014/365 Esas, 2015/214 Karar sayılı kararı ile gerçekleştirilen yargılama sonucunda sanık hakkında zincirleme şekilde beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin
ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca yüklenen fiillerin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Sanığın 5 yıl birlikte yaşadığı şikayetçi …’ nin kızı olan on beş yaşından küçük mağdure …’a karşı farklı zamanlarda birçok kez cinsel organını öpüp okşamak ve benzeri şekilde gerçekleşen hareketlerle ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel istismarda bulunduğuna ve sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken beraatine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkeme nezdinde sanık … hakkında “Mağdure …’ın annesi olan şikayetçi … ile sanık …’ün arkadaş oldukları, sanık …’ün sık sık mağdurelerin evlerine geldiği, 2010 yılı içerisindeki bir günde, müşteki … evde olmadığı bir sırada sanık …’ün mağdureyi gezmeye götürme bahanesi ile evden çıkardığı, sanığın ormanlık bir alanda mağdura “Benimle öpüşüp sevişmezsen seni annene söylerim yurda yerleştirir” dediği ve mağdurun elbiselerinin altını ve iç çamaşırını çıkardığı, sanığın kendisinin de kıyafetlerinin alt kısmını ve çamaşırını çıkardığı ve mağdurun ön bölgesinde sürtüştüğü, öpüp okşadığı, göğüslerini ellediği ve burada bir kez cinsel boşalmaya uğradığı, sonrasında mağduru tekrar eve bıraktığı,
Başka bir gün ekmek almak için mağdurun evden çıktığı, ekmek almaya sanık …’ün arabasıyla gittiği, sanığın harabelik bir alanda mağduru annesine şikayet edeceğini söyleyerek tehdit ettiği ve mağdurun elbiselerinin altını ve iç çamaşırını çıkardığı, sanığın kendisinin de kıyafetlerinin alt kısmını ve çamaşırını çıkardığı ve mağdurun ön bölgesinde sürtüştüğü, öpüp okşadığı, göğüslerini ellediği ve burada bir kez cinsel boşalmaya uğradığı, sonrasında mağduru tekrar eve bıraktığı,
Yine başka bir gün sanık …’ün mağdurun evine gelerek gezme bahanesi ile mağduru evinden aldığı, sanığın mağduru ıssız bir yere götürdüğü, sanığın arabanın içerisinde mağduru çırıl çıplak soyduğu, sanığın kendisinin de kıyafetlerinin alt kısmını ve çamaşırını çıkardığı ve mağdurun ön bölgesinde sürtüştüğü, öpüp okşadığı, göğüslerini ellediği ve burada bir kez cinsel boşalmaya uğradığı, sonrasında mağduru tekrar eve bıraktığı,
Yine başka bir gün müşteki …’nin işte olduğu esnada sanık …’ün, olay günü hasta olan mağdurun evine geldiği, mağdurun elbiselerinin altını ve iç çamaşırını çıkardığı, sanığın kendisinin de kıyafetlerinin alt kısmını ve çamaşırını çıkardığı ve mağdurun ön bölgesinde sürtüştüğü, öpüp okşadığı, göğüslerini ellediği ve burada bir kez cinsel boşalmaya uğradığı” iddiasıyla kamu davası açılmış,

2. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda da; “Sanığın atılı suçu işlediğine dair mağdurun beyanından başka delil olmadığı, alınan doktor raporuna göre mağdurun bakire olup fiili livata bulgusuna da rastlanmadığı, mağdurun anlatısına göre iddianameye konu edilen olayların 4. sınıf öğrencisi iken gerçekleştiği, şikayetlerin ise mağdurun 7. sınıfa gittiği 2013 yılında yapıldığı, mağdurun olayların üzerinden 3 yıl geçmesinden sonra yaptığı şikayetlerin aradan geçen zaman sebebiyle başkaca delil de bulunmayan dosya açısından inandırıcılığı zayıflattığı,

Mağdurun 2013 yılında yaptığı şikayetleri sırasında dayısı … ***** ve dayısının oğlu … ***** da kendisine cinsel istismarda bulundukları yönünde iddialarda bulunduğu, dayısı olan … ***** kendisinin kardeşleri olan … ve …’ya da aynı şekilde cinsel istismarda bulunduğunu beyan ettiği, … ***** ve … *****’a isnat edilen eylemlerin yargılama konusu yapılan bu eylem ile doğrudan irtibatlı olmaması sebebiyle mahkemece bu kişilerin tanık olarak dinlenmediği ancak soruşturma evresinde mağdur olarak dinlenen … ***** ve … *****’nun beyanlarında mağdure …’ı doğrulamadıklarının görüldüğü, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde eylemleri kabul etmeyen sanığın yalnızca mağdurenin anlatısına dayanarak, mağdurun beyanları kendi kardeşleri tarafından doğrulanmamışken ve mağdurun şikayetindeki konuların 3 yıl önce yaşandığını iddia etmesi sebebiyle inandırıcılığı zayıflamışken bu beyanlara itibarla cezalandırılamayacağı” şeklindeki gerekçesiyle sanığın atılı suçtan delil yetersizliğinden 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

IV.GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve süresi, aldırılan rapor içerikleri, sanığın aşamalardaki savunması, mağdurenin evrelerdeki beyanları, tanık ifadeleri, tüm dosya kapsamı ve yapılan incelemede Dairemizce de usul ve yasaya göre yerinde görülen İlk Derece Mahkemesi gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2015 tarihli ve 2014/365 Esas, 2015/214 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2023 tarihinde karar verildi.