YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8529
KARAR NO : 2023/1373
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2016 tarihli ve 2016/12209 Esas, 2016/10161 İddianame numaralı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 168/1. maddeleri gereğince cezalandırılması ve 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2016 tarihli ve 2016/312 Esas, 2016/473 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında, hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 168/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53. maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; hükmün usûl ve yasaya aykırı olduğuna, haksız olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, sanığın olay günü saat 15.00 sıralarında Anafartalar Caddesinde bulunan … mağazasına gittiği bir gömlek ve bir montu deneme kabininde denedikten sonra alarm cihazını sökerek parasını ödemeden dışarı çıktığı, aynı gün kameradan yapılan incelemede sanığın eyleminin tespit edildiği, iki gün sonra sanığın yakalandığı, suçunu ikrar ettiği, dava açılmadan zararı gidererek etkin pişmanlıkta bulunduğu kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2016 tarihli ve 2016/312 Esas, 2016/473 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.