YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4527
KARAR NO : 2023/5275
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 23.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 6 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 08.02.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamı sonrası Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2022 tarihli kararı ile takdiren genel hükümlere göre yargılamaya devam edilerek sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 6 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; sübuta ve saire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmayarak hükümlünün kaçması suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Tüm dava dosyası içeriğine göre, Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünce hazırlanan denetim planı doğrultusunda belirlenen yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi nedeniyle sanık hakkında Bursa 1. İnfaz Hakimliğinin 14.08.2015 tarihli, 2015/2196 Esas, 2015/2203 Karar sayılı kararı ile kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verildiği ve söz konusu kararın sanığa usulüne uygun olarak 24.08.2015 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin (a) bendinin sekizinci fıkrasında, ”Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Bursa 1. İnfaz Hakimliğinin 14.08.2015 tarihli kararın içeriğinde sanığın kararının tebliğinden itibaren iki gün içinde Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olması gerektiğine ilişkin ihtarın olmadığı belirlenmiştir. Açıklanan nedenle infaz dosyasının aslının veya onaylı suretinin Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde dosya içine alınması ile iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olması gerektiğine ilişkin ihtarı içeren usulüne uygun tebligat yapılıp yapılmadığının tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabul ve uygulamaya göre;
a. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede, 14.09.2015 tarihinde Gemlik Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğunun görülmesi karşısında, sanığın kendiliğinden teslim olup olmadığı veya kolluk tarafından yakalanıp yakalanmadığının araştırılarak sonucuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 293 üncü maddesinde düzenlenmiş olan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığı tartışılmadan eksik araştırmayla karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
b. Sanık hakkında temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 105/A-8 inci maddesi delaleti ile “5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak gösterilmesi gerekirken sadece “5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak belirtilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanunun 232 nci maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2022 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.06.2023 tarihinde karar verildi.