Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/544 E. 2023/1598 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/544
KARAR NO : 2023/1598
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM :Ceza verilmesine yer olmadığına, danışmanlık tedbiri uygulanmasına

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
1. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 09.02.2017 tarihli ve 2017/1208 Esas numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında, hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d, 35, 143/1, 31/2. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kayseri 1. Çocuk Mahkemesinin, 20.03.2018 tarihli ve 2017/65 Esas, 2018/300 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d, 143/1, 35/2, 31/2, 62/1-son maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 26.04.2018 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Suça sürüklenen çocuğun, denetim süresi içerisinde 24.08.2018 tarihinde kasıtlı suç işlediğine dair yapılan ihbar bildirimi üzerine, Kayseri 1. Çocuk Mahkemesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2019/151 Esas, 2019/256 Karar sayılı kararı ile açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilerek, suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d, 143/1, 35/2, 31/2, 62/1-son maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 11.11.2020 tarihli ve 2020/1526 Esas, 2020/2035 Karar sayılı kararı ile özetle; suça sürüklenen çocuk hakkında başka dava dosyalarından alınan 06.09.2016 tarihli sosyal inceleme raporunda, duyguları anlama ve ayırt etme güçlüğü yaşadığının belirtildiği, 25.08.2016 tarihli adli tıp uzmanından alınan raporda, 08.06.2016 tarihli hırsızlık suçuna ilişkin olarak fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğunun belirtildiği, istinafa konu hırsızlık suçuna ilişkin olarak sosyal inceleme raporu ve farik mümeyyizlik raporu alınmamış ise de suç tarihlerinin yakın olması nedeniyle belirtilen raporların suça sürüklenen çocuk lehine olduğu kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, suça sürüklenen çocuğun atılı hırsızlık suçunun hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 31/2 maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 223/3-a. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçu yönünden ceza verilmesine yer olmadığına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/1-a. maddesi gereğince danışmanlık tedbiri uygulanmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği; suça sürüklenen çocuğun bulunduğu yaş aralığı, adli tıp raporu ve suçun niteliği değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuğun suç kastının olmadığı, bu nedenle ceza verilmesine yer olmadığı kararı yerine beraat kararı verilmesinin gerektiği, suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasının hakkaniyete aykırı olduğu, verilen cezanın adli sicili etkileyeceği gözetilerek beraat kararı verilmesinin gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Suça sürüklenen çocuk … ile temyiz kapsamında bulunmayan diğer suça sürüklenen çocuk … hakkında Kayseri 1. Çocuk Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli ve 2017/65 Esas, 2018/300 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, aynı kararda aynı eylemin diğer suça sürüklenen çocuğu … hakkında ise hırsızlık suçundan mahkûmiyet hükmünün kurulduğu ve hükmün istinaf incelemesi aşamasında iken suça sürüklenen çocuk … hakkında denetim süresinde kasıtlı suç işlediğine dair ihbar bildiriminde bulunulduğu, bunun üzerine İlk Derece Mahkemesince, soruşturma ve ihbardan önceki ilk kovuşturma evraklarının UYAP’ta taralı olan kısımlarının çıktılarının alınarak dosya oluşturulduğu ve yapılan yargılama neticesinde Kayseri 1. Çocuk Mahkemesinin 16.04.2019 tarihli ve 2019/151 Esas, 2019/256 Karar sayılı kararıyla hırsızlık suçundan hükmün açıklanmasına karar verildiği, istinaf istemi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 11.11.2020 tarihli kararında, sonradan dosya arasına alınan 25.08.2016 tarihli adli tıp raporu ve 06.09.2016 tarihli sosyal inceleme raporundaki görüşler uyarınca suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişmemesi nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Dairemizin 09.11.2022 tarihli ve 2022/9521 Esas, 2022/18511 Karar sayılı eksikliğin giderilmesine dair kararında, soruşturma ve ihbar bildiriminden önceki kovuşturma evraklarının eksik olması nedeniyle aynı eylemin diğer suça sürüklenen çocuğu … hakkında mahkûmiyet hükmü kurulup istinaf incelemesinden geçtiği anlaşılan Kayseri 1. Çocuk Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli ve 2017/65 Esas, 2018/300 Karar sayılı dava dosyasının aslının fiziken temin edilmesi istenilmiş, ancak İlk Derece Mahkemesince, aynı eylemin diğer suça sürüklenen çocuğu … hakkında Kayseri 1. Çocuk Mahkemesinin 2019/658 Esas, 2020/47 Karar sayılı hükmün açıklanmasına dair dava dosyasının getirtilmesi ile yetinildiği, belirtilen dava dosyasındaki soruşturma ve ilk kovuşturma evraklarının da eksik olduğu belirlenmiştir.
3. Dosya içerisindeki Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 09.02.2017 tarihli ve 2017/1208 Esas numaralı iddianamesi, İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2017 tarihli tensip tutanağı, 01.06.2017 tarihli duruşma tutanağı ile 20.03.2018 tarihli gerekçeli kararından, suça sürüklenen çocuk …’nin işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince GELİŞTİĞİNE dair uzman raporu ile sosyal inceleme raporu alındığının anlaşıldığı halde anılan raporların dosya içerisinde bulunmadığı tespit edildiğinden, öncelikle aynı eylemin diğer suça sürüklenen çocuğu … hakkında verilen ve istinaf incelemesinden geçen Kayseri 1. Çocuk Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli ve 2017/65 Esas, 2018/300 Karar sayılı dava dosyasının aslının araştırılarak temin edilmesi, suça sürüklenen çocuk … hakkında temyize konu suç tarihi olan 30.01.2017 tarihinde işlediği hırsızlık suçuna ilişkin olarak farik mümeyyizlik raporu ve sosyal inceleme raporunun bulunup bulunmadığının araştırılması, bulunması halinde aslı veya onaylı suretlerinin dosyaya eklenmesi, bahse konu raporların bulunmaması halinde ise, suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun, hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden 5237 sayılı Kanun’un 31/2. maddesi uyarınca suç tarihi olan 30.01.2017 tarihinde işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığının sosyal inceleme raporu ile birlikte değerlendirilmesi açısından, suç tarihi esas alınarak uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeden, suç tarihi 08.06.2016 olarak belirtilen adli tıp raporuna dayanılarak eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Yukarıda belirtilen gerekçe ve 5395 sayılı Kanun’un 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usûl ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu halde, temyize konu suça ilişkin sosyal inceleme raporu dosya arasına alınmadan, suç tarihinden önceki bir tarihe ait ve bir başka dosyaya sunulan 06.09.2016 tarihli sosyal inceleme raporunun dosya içerisine konulmak suretiyle eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 11.11.2020 tarihli ve 2020/1526 Esas, 2020/2035 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 5271 sayılı Kanun’un 307/5. maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.