YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4327
KARAR NO : 2023/1950
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2014 tarihli ve 2014/92 Esas, 2014/215 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.10.2017 tarihli ve 14-2015/71435 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebebi
Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, OMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinin 24.11.2014 tarihli raporunda mağdurenin kemik yaşının on beş – on altı yaş ile uyumlu olduğunun belirtildiği, mağdurenin çelişkili beyanları olduğu, kendisine zorla sahip olunduğunu söyleyen mağdurenin vücudunda darp ve cebir izine rastlanmadığı, mağdurenin bir başka beyanında … …. isimli kişiyle de ilişkisi olduğunu söylediği, mağdurenin olay anında etrafından yardım istememesinin ve olayın üzerinden iki ay geçmesine rağmen kimseye bahsetmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebebi
Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdure ile suça sürüklenen çocuğun sosyal paylaşım sitesi Facebook üzerinden tanıştıkları, 2014 yılında okulların Şubat tatilinde olduğu bir zaman diliminde Ondokuzmayıs İlçesindeki bir parka gittikleri, daha sonra Ondokuzmayıs sahilinde çalılıkların olduğu yere geçtikleri, etrafta kimsenin olmadığı, bir süre oturdukları, akabinde suça sürüklenen çocuğun mağdureyi yere yatırarak gögüs bölgesini ve kalçasını ellediği, kendi pantolonunu ve mağdurenin alt pantolunu ile iç çamaşırını çıkardığı, penisini mağdurenin cinsel organına sürttükten sonra içerisine soktuğu, suça sürüklenen çocuğun bu suretle üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
Dosya kapsamında bulunan deliller; suça sürüklenen çocuk savunması, katılan mağdure ve katılan beyanları, tanık anlatımları, 08.04.2014 tarihli olay ve araştırma tutanağı, Genel Adli Muayene Raporları, 10.04.2014 tarih ve 2014/1351-5 sayılı telefon inceleme ve mesaj tespit tutanağı, Samsun, Çocuk İzlem Merkezinin 08.04.2014 tarihli aile görüşme raporu ile adli görüşme değerlendirme raporu, mağdure hakkında Samsun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinin 30.04.2014 tarih ve 2014/65 sayılı sağlık kurulu raporu, Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Kurulunun 10.09.2014 tarih ve 4642 sayılı raporu, OMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinin mağdure hakkında tanzim ettiği 24.11.2014 tarih ve 2017 sayılı raporu, Ondokuzmayıs İlçe Nüfus Müdürlüğünün 23.12.2014 tarihli yazısından ibarettir.
IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurenin aşamalarda başka delillerle desteklenmeyen soyut beyanları, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Belirtilen gerekçeyle Tebliğnamede düzeltilerek onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2014 tarihli ve 2014/92 Esas, 2014/215 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.