Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8685 E. 2023/1537 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8685
KARAR NO : 2023/1537
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 31.08.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın katılanın ikametinin garajında park halinde bulunan aracının aküsünü çaldığı iddiasıyla hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davası sonucunda Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2015/1325 Esas, 2016/586 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 145, 62 ve 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz nedenleri hükmün temyiz edilmesinden ibarettir.
2.Sanık müdafiinin temyiz nedenleri sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığından beraatine ve 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanın olay tarihinde ikametine doğru giderken elinde akü bulunan bir şahsın apartmanın garaj kısmından çıktığını görmesi üzerine kontrol ettiğinde garajda park halinde bulunan aracının kaputunun açık ve aküsünün çalınmış olduğunu gördüğü, araç üzerinde yapılan inceleme ile sanığın parmak izlerinin tespit edildiği ve sanığın atılı suçu işlediğini kabul ettiğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. 31.12.2014 tarihli Bilgi Notu ile araçtan elde edilen parmak izinin sanığa ait olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
3. Olay yerine ilişkin kroki ve kamera görüntüleri dosya içerisinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1.Katılan …’ün ikametine doğru giderken bir şahsı elinde akü ile apartmanın garaj kısmından çıkarken gördüğü, aracını kontrol ettiğinde aküsünün çalınmış olduğunu tespit ettiği, aracın üzerinden elde edilen parmak izinin sanığa ait olduğunun belirlendiği ve sanığın atılı hırsızlık suçunu işlediğini kabul ettiği anlaşıldığından sanığın hırsızlık suçundan mahkûmiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
2.6545 sayılı Kanun’un 104. maddesi uyarınca Kanun’un yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğinin belirtildiği, 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesinin 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdiği ve suç tarihinin 26.06.2014 olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan ve daha lehe olan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b maddesine uyduğu ve 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b maddesi ile hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden suç tarihinde yürürlükte olmayan ve sanığın aleyhine olan aynı Kanun’un 142/2-h maddesi ile hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
3. Sanığın, katılana ait araçtan 150,00 TL değerinde akü çalması şeklindeki eylemde suç konusunun değeri suç tarihi itibarıyla az kabul edilemeyeceğinden sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesi uyarınca indirim yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2015/1325 Esas, 2016/586 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2023 tarihinde, oy birliğiyle karar verildi.