YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10622
KARAR NO : 2023/1357
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2022 tarihli iddianamesiyle sanığın, mağdur …’ın kilitleyerek park ettiği aracından gece vakti teyp, ses bombası ve cüzdanı çalmaya teşebbüs ettiği iddiasıyla hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143, 35, 58, 63, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Kayseri 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2022 tarihli ve 2022/962 Esas, 2022/382 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdur …’a karşı hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, 168/2, 53/1,2,3 ve 63 maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 5237 sayılı Kanun’un 58/6 maddesi ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108/1-c maddesi uyarınca cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3.Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 27.12.2022 tarihli ve 2022/4244 Esas, 2022/4371 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz nedenleri;
A. Malın değerinin azlığının ve eşyaların iade edilip edilmediğinin araştırılması ve zararın giderilmesi için süre verilmediğine,
B. Suçun oluşumu, tamamlanması ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, lehe hükümlerin uygulanmadığına
C. Araç sanığa teslim edildiğinde içerisinin dolu olduğuna,
D. Teşebbüs indiriminin üst hadden yapılması gerektiğine,
E. 5237 sayılı Kanun’un 143. maddesi uyarınca artırım oranının fazla belirlendiğine,
F. Sanığın suçu işlediğinin sabit olmadığına,
İlişkindir.
2. Sanığın temyiz nedenleri;
A. Suçu işlediğine dair kolluk görevlilerinin tutanaklarından başka delil olmadığına,
B. Tanık …’in ziyaretine geldiğine ve mağdurun cüzdanının kendisinde olduğunu beyan ettiğine,
C. 5237 sayılı Kanun’un 43/2 ve 145. maddelerinin değerlendirilmediğine,
D. Olay esnasında alkollü olduğuna,
E. Teşhis işlemi yapılmadığına,
F. Tekerrüre esas alınan ilamın infazına başlanmadığına,
G. Suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanığın olay tarihinde saat 02:00 sıralarında, tanık …’ten emanet aldığı araç ile mağdurların araçlarının park halinde olduğu yere geldiği, burada temyiz dışı mağdurların yanı sıra mağdur …’ın aracından teyp, ses bombası ve içerisinde kredi kartı, kimlik, askerlik terhis belgesi ve banka kartı bulunan cüzdanı alarak tanıktan emaneten almış olduğu araca yüklediği, bu esnada devriye görevi ifa eden çarşı ve mahalle bekçileri tarafından şüpheli görülerek yakalandığı, kimliği sorulduğunda …’ya ait sürücü belgesini ibraz ettiği, kolluk kuvvetlerine haber verilmesi ile aracın ön ve arka koltuğundan ele geçirilen eşyaların tespit edilerek sahiplerine iade edildiği ancak mağdur …’ın cüzdanının bulunamadığı anlaşılmıştır
2. 25.08.2022 tarihli polis ve bekçiler tarafından düzenlenen tutanaklara göre sanığın bir aracın içinden teyp alıp tanık …’ten ödünç almış olduğu araca doğru yürürken yakalandığı, aracın içerisi kontrol edildiğinde çalıntı olabileceği değerlendirilen malzemelerin görüldüğü, çevrede yapılan araştırmada 7 araçtan hırsızlık yapılmış olduğunun tespit edildiği, sanığın kullandığı araçtan ele geçirilen eşyaların sahiplerine teslim edildiği anlaşılmıştır.
3. Tanıklar … ve … sanığın kendilerinin iş yerine geldiğini, bir müddet birlikte oturduklarını, sanığın aracı kullanmak için istediğini, aracın kontak anahtarını alıp iş yerinden ayrıldığını beyan ettikleri, devamında tanık …’in sanığın kendisini arayarak bekçilerin durdurduğunu söylemesi üzerine sanığın belirttiği yere gittiğinde aracın içinde kendisine ait olmayan eşyaların bulunduğunu gördüğünü ifade ettiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.25.08.2022 günü saat 02:30 sıralarında sanığın bir araçtan teyp alıp diğer bir araca koyduğu görülerek şüphe üzerine durdurulduğunda kendisine ait olmayan sürücü belgesini ibraz ettiği, aracın içerisinde ön ve arka koltukların üzerinde çalıntı olabileceği değerlendirilen çok sayıda malzemenin bulunduğu, çevrede yapılan araştırmada yedi adet araçtan hırsızlık yapılmış olduğunun tespit edildiği, araçlardan çalınan malzemelerin sanığın kullandığı araçtan ele geçirilerek sahiplerine iade edildiği, sanığın henüz hırsızlık eyleminin gerçekleşmiş olduğu bölgeden ayrılmadan yakalandığı hususları tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı hırsızlık suçundan mahkûmiyetinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Mağdurun aracından çalınan eşyaların teyp, ses bombası ve içinde kimlik, banka kartı, kredi kartı ve terhis belgesi bulunan cüzdanının çalınması karşısında çalınan eşyaların değerinin az kabul edilemeyeceği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin uygulanmaması ve suçu kabul etmeyen sanığın mağdura teslim edilen eşyalar dışındaki zararını gidermeye yönelik bir talebi bulunmadığından süre verilmemiş olmasına dair temyiz nedenlerinin reddi gerekmiştir.
3. Mağdurun kilitleyerek park ettiğini beyan ettiği aracının içerisinden hırsızlık yapılması eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesine uyduğu anlaşıldığından suç vasfının tayininde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, sanık hakkında hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 50. ve 51. maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin uygulanmamasında isabetsizlik görülmemiş, “Sanığın sabıkalı geçmişi ve suça meyilli kişiliği dikkate alındığında suç işlemekten pişmanlık duymadığı kanaatine varıldığından takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına” şeklindeki kanunî gerekçe ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesi uyarınca indirim yapılmamasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
4. Sanığın eylemin meydana geldiği yerde bir araçtan aldığı teybi kendi kullandığı araca koyduğu esnada devriye görevini ifa eden bekçiler tarafından görülerek yakalandığı ve aracın içinde yakın çevredeki araçlardan çalınan malzemelerin bulunduğu hususları ile tanık …’in beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanığın aracı teslim aldığında eşyaların aracın içinde olduğuna dair suçtan kurtulmaya yönelik soyut beyanlarına itibar edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
5. Suçun gece vakti işlenmiş olması nedeniyle artırım yapılırken, suç tarihinden önce yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 143. maddesi uyarınca, yarı oranında artırım yapılmasında isabetsizlik görülmemiş, sanığın mağdur …’a karşı işlediği hırsızlık suçunun tamamlandığı ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 35. maddesinin uygulanmadığı anlaşıldığından teşebbüs indiriminin üst hadden yapılması gerektiğine ilişkin temyiz isteminin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
6. Sanığın temyiz dilekçesinde tanık …’in ceza infaz kurumunda sanığı ziyaret ederek mağdura ait cüzdanın kendisinde bulunduğunu söylediği iddiasına karşılık duruşmada dinlenen tanığın bu yönde bir beyanı bulunmadığı ve dosya kapsamına göre bu hususun dosyaya bir yenilik katmayacağı değerlendirilmiştir.
7. Dosya kapsamına göre sanığın farklı mağdurlara yönelik olarak 7 ayrı araçtan hırsızlık şeklindeki eyleminde mağdur sayısınca suç oluştuğu konusunda tereddüt bulunmadığından 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinin değerlendirilmediğine yönelik temyiz nedeni reddedilmiştir.
8. 5237 sayılı Kanun’un 34/2. maddesindeki “İradî olarak alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisinde suç işleyen kişi hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında sanığın olay anında alkollü olduğu ve tam anlamıyla hatırlamadığı yönündeki temyiz nedeni yerinde görülmemiştir.
9. 5237 sayılı Kanun’un 58/1. maddesi ” Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.” şeklinde düzenlenmiş olup sanığın tekerrüre esas alınan ilamın infazına başlanmadığı yönündeki temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
10. 25.08.2022 tarihli Tutanak içeriğine göre sanığın şüphe üzerine suç üstü halinde yakalandığı, mağdura ait eşyaların sanığın kullandığı aracın kontrol edilmesi ile ele geçirildiği ve bu itibarla mağdura teslim edilen eşyalar yönünden sanığın rızaya dayalı bir iadesinin söz konusu olmadığı anlaşılmasına rağmen mağdurun kısmî iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakati bulunduğu gerekçesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 27.12.2022 tarihli ve 2022/4244 Esas, 2022/4371 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 18. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.