YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10973
KARAR NO : 2023/2393
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Şantaj
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2012 tarihli ve 2010/495 Esas, 2012/193 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında şantaj suçundan beraat kararı verilmiştir.
2. Hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Kapatılan 14. Ceza Dairesinin 12.03.2015 tarihli ve 2014/1035 Esas, 2015/2651 Karar sayılı kararı ile; “Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanları, suça sürüklenen çocuğun ifadelerinde şaka da olsa elinde mağdureye ait görüntüleri içeren CD olduğunu hem mağdureye hem de tanık …’a mesaj yoluyla ileterek mağdurenin kendisiyle görüşmeye devam etmesini sağlamak istediğini belirtmesi, …’ın bu durumu doğrulaması ve tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun mağdureye yönelik şantaj suçunu işlediği anlaşılıldığından hakkında müsnet suçtan mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, ” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş,
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2016 tarihli ve 2015/215 Esas, 2016/291 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun şantaj suçundan mahkumiyeti ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş; suça sürüklenen çocuk müdafiinin itirazı … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2016 tarihli 2016/1146 Değişik sayılı kararı ile reddedilmiştir.
4. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.12.2021 tarihli ve 2020/52 Esas, 2021/938 Karar sayılı kararı ile sanığın 09.04.2017 tarihli kasıtlı suçtan mahkum olması nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında denetim süresi içinde işlenen suç nedeniyle ihbarda bulunulması üzerine … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2022/31 Esas, 2022/152 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması ile suça sürüklenen çocuğun şantaj suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 26.10.2016 tarihinde kesinleştiği ve sonradan 09.04.2017 tarihinde yeniden suç işlemesi üzerine hükmün açıklandığı, buna göre bu iki tarih arasında zamanaşımı süresinin işlemediği de göz önünde bulundurularak yapılan incelemede,
1. Suça sürüklenen çocuğun işlediği kabul edilen eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 107 nci maddesinin birinci fırkasında düzenlenen şantaj suçunu oluşturup ilgili madde uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile ikinci fıkrası, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 8 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 26.10.2016 tarihinde kesinleştiği ve sonradan 09.04.2017 tarihinde yeniden suç işlemesi üzerine hükmün açıklandığı, buna göre suç tarihi ile hükmün açıklandığı tarihe kadar olağanüstü zamanaşımı süresinin geçtiğinin anlaşılması karşısında davanın düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2022/31 Esas, 2022/152 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.