YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13605
KARAR NO : 2023/11624
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/229 E. 2021/661 K.
ŞİKÂYETÇİLER : …, …, …
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onanması
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2011 tarihli ve 2011/219 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bendi, 43 üncü maddesi, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.01.2013 tarihli ve 2011/79 Esas, 2013/15 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi, 53 üncü, 54 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsubuna ve suçta kullanılan eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
3. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.01.2013 tarihli ve 2011/79 Esas, 2013/15 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14.03.2019 tarihli ve 2014/43164 Esas, 2019/4322 Karar sayılı ilâmıyla;
”…1-Sanık …’ın yanında diğer sanıklar …, … ve … ile olayın gerçekleştiği ve kendisine ait olduğunu iddia ettiği pide salonuna giderek, burada bulunan iş yeri çalışanları ile işyeri sahibi olan müştekilere yönelik elinde sopa ve bıçak bulunduğu halde “bu dükkan benim buradan çıkın yoksa hepinizi öldürürüm” şeklinde tehdit ettiği, yanındaki sanıkların da suça katıldıkları iddia ve kabul olunan olayda, bahse konu iş yerinin kime ait olduğu tespit edildikten sonra eylemin 5237 sayılı TCK’nın 117/1 ve 119/1-c maddelerinde tanımlanan iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılmaması,
2-Kabule göre ise;
a- Sanık …’ın aşamalarda suçu ikrarı ile eylemi tek başına gerçekleştirdiğini savunması, sanıklar …, …, …’ın aşamalarda suçlamayı kabul etmeyerek eyleme katılmadıklarını savunmaları, müştekiler …, …, … ve …’ün aşamalarda sanıklar …, …, …’ın tehdit eylemine katılımları hakkında birbiriyle uyumlu olmayan çelişkili beyanlarda bulunmaları karşısında; müştekilerin aşamalardaki beyanlarında bulunan çelişkilerin giderilmeye çalışılması, giderilemediği takdirde hangi beyana hangi aşamada ne suretle üstünlük tanındığının tartışılarak açıklanması gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçe ile sanıklar …, …, … hakkında tehdit eylemine iştirak ettiklerinin kabulü, sanık … hakkında eylemi birden fazla kişi ile birlikte işlediğinin kabulü ile mahkumiyet hükümleri kurulması,
b- Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,,,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2019/229 Esas, 2021/661 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suçta kullanılan eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz Sebepleri
1. Hakkında ceza verilmesini gerektirir somut, kesin her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Vesaire
İlişkindir.
III. GEREKÇE
1.Sanık …’in yanında diğer sanıklar …, … ve … ile olayın gerçekleştiği ve kendisine ait olduğunu iddia ettiği pide salonuna giderek, burada bulunan iş yeri çalışanları ile işyeri sahibi olan şikâyetçilere yönelik elinde sopa ve bıçak bulunduğu halde “bu dükkan benim buradan çıkın yoksa hepinizi öldürürüm” şeklinde tehdit ettiği, böylece sanığın üzerine atılı müsnet suçu işlediği mahkemece kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı kanunun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin bozma öncesi verilen 30.01.2013 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten ikinci hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi yerine, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2019/229 Esas, 2021/661 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.