YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1228
KARAR NO : 2023/1637
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2019/155 Esas, 2021/131 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının
(c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2021/794 Esas, 2021/977 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 02.06.2022 tarihli ve 2021/27402 Esas, 2022/5282 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında atılı suçtan temel ceza belirlenirken ve zincirleme suç hükümlerine göre cezada artırım yapılırken yetersiz gerekçelerle teşdit uygulanmasının hukuka aykırı olduğundan bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/256 Esas, 2022/342 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü, beşinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında alt sınırdan ceza verilmesi ve kurum lehine vekalet ücreti tayin edilmemesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanığın Temyiz İstemi;
Mağdurenin kaldığı yurtta hırsızlık yaptığı, sürükli yalan söylediği, sorunlu bir kişiliğe sahip olduğu, kullandığı psikiyatri ilaçların ve bu ilaçları neden kullandığının araştırılması gerektiği, hükmün soyut söylemlere istinaden kurulduğundan bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmaması, mağdurenin psikolojik sorunlarının olması ve sürekli yurttan kaçması, tanık S. K’nın duruşma beyanı, sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmemesi hususları gözetilerek sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılama, sanık savunmaları, tanık beyanları, mağdurenin 25.02.2019 tarihli çocuk izlem merkezindeki ifade tutanakları, soruşturma evrakı ve ekleri, Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi 04.03.2019 tarihli Adli raporu ve tüm dosya kapsamına göre; mağdurenin sanığın kızı olduğu, sanığın 2018 yılının sonu 2019 yılının başlarında evde bulundukları esnada elleri ile mağdurenin göğüslerine, kalçasına ve bacaklarına dokunmaya çalıştığı, akabinde mağdureye “seni erkeklerle görmüşler böyle şeyleri yapmayı öğreteyim sana” şeklinde sözler söyleyerek cinsel bölgesine dokunduğu, bu olaydan bir müddet sonra mağdurenin üzerinde eşofman varken elini mağdurenin ön cinsel bölgesine sokmaya çalıştığı, aynı olay esnasında mağdurenin elini kendi cinsel organına değdirdiği, yine bu olaydan bağımsız başka bir zamanda mağdurenin elini kendi cinsel bölgesine değdirdiği, farklı bir tarihte mağdurenin dudağından öpmeye çalıştığı, son olarak 2019 yılının ocak ayının ortalarında mağdurenin sırt bölgesine masaj yaptığı sırada sütyeninin kopçasını açtığı kabul edilerek sanığın çoçuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde; suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği yer ve zaman, olayın oluş şekli, kasta dayalı kusurun ağırlığı ve failin güttüğü amaç ve saiki göz önüne alınarak temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.
B. Sanık Ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
Olayın intikal şekli ve süresi, mağdurenin aşamalardaki ayrıntılı ve istikrarlı beyanları, mağdure beyanlarının tutarlı ve güvenilir olduğuna dair adli görüşmeci raporu, mağdure beyanlarını doğrulayan tanık anlatımları, savunma ile tüm dosya kapsamı gözetilerek, İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine yapılan yargılamada sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair kurulan hükmünde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Suç Tarihi Yönünden
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ”Ocak 2019 ve bir ay öncesi” yerine ”2019” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/256 Esas, 2022/342 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.03.2023 tarihinde karar verildi.