YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2540
KARAR NO : 2023/11778
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/551 E. 2016/10 K.
SUÇLAR : Silahla tehdit, kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, Onama
Sanıklar … ve … Hakkında Birden Fazla Kişiyle Silahla Tehdit, Hakaret ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümlerin İncelemesinde;
Sanıklar hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5 inci maddesi uyarınca verilen ”hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 231/12 nci maddesine 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile ek fıkrası uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, 5271 sayılı Yasa’nın 264/1. maddesi uyarınca katılan vekilinin yasa yolu ile merciinde yanılması, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin iadesi gerektiği düşünülmüştür.
Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde;
Doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa’nın 26 nci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmüştür,
Sanık … hakkında birden fazla kişiyle silahla tehdit ve kasten yaralama suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Danıştay 1. Dairesinin 25.09.2013 tarihli lüzum-u muhakeme kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesi, kasten yaralama suçundan 86 ncı maddesi, hakaret suçundan 125 inci maddesi hakkında dava açılması kararı uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2016 tarih ve 2013/551 Esas, 2016/10 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında birden fazla kişiyle silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesi ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 62 nci madde gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, sanıklar … ve … hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık … hakkındaki hükmün ertelenmesine, sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci madde gereğince 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, sanıklar … ve … hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına sanık … hakkındaki hükmün ertelenmesine, sanıklar hakkında hakaret suçundan 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci madde, 52 nci madde gereğince 1.500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, sanıklar … ve … hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Cezaların alt sınırdan hükmedilmesi, TCK’nın 86/2-d maddesinin uygulanmasının gerektiği, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının usul ve yasalara uygun olmadığına yönelik olduğu,
Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri İse
Hükmü temyiz etmek istediğine yönelik olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ün … Üniversitesi İdari ve Mali İşler Daire Başkanı olarak görev yaptığı sanığında aynı üniversitede memur olarak görev yaptığı suç tarihinde katılanın sanığın odasına çağrılarak diğer temyiz dışı sanıklar ile birlikte “sen nasıl olurda beni şikayet edersin o.. çocuğu” diyerek çekmecesinden çıkardığı satırı boğazına dayadığı ardından temyiz dışı sanıklar tarafından katılan tutulduğu sırada darp ederek katılanın kulak zarı perforasyonu geçirecek şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek halde yaralanmasına sebebiyet verdiği kabul edilmiştir.
2. Katılanın aşamalardaki beyanı ve yaralanmasına ait adli raporu dosya içerisinde mevcuttur.
3. Sanığın suçlamaya kabul etmediğine dair ifadesi dosyada bulunmaktadır.
4. Tarafsız tanık M.A.’ ya ait beyanlar dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Sanık … Hakkında Birden Çok Kişiyle Silahla Tehdit ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümlerin İncelemesinde;
Katılan vekili ve sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanığın suç tarihinde katılanı odasına çağırarak “sen nasıl olur da beni şikâyet edersin o.. çocuğu” demek suretiyle çekmecesinden çıkardığı satırı boğazına dayadığı “seni keseceğim” dediği ardından katılan temyiz dışı sanıklar tarafından tutulduğu sırada darp ederek kulak zarı perforasyonu geçirecek şekilde katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek halde yaraladığı kabul edilen olayda sanığın elindeki satırla tehdit içeren sözleri sarfettiğine dair katılanın soyut beyanı haricinde delil bulunmadığı gibi belirtilen sözler sarfedilmiş bile olsa sonrasında meydana gelen yaralama eyleminin irade açıklaması olduğu bu nedenle eylemin bir bütün halinde kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında ayrıca tehdit suçundan hüküm kurulması,
2. … Üniversitesi İdari ve Mali İşler Daire Başkanı olarak görev yapan sanığın aynı birimde çalışan katılanı odasında yaralaması şeklinde meydana gelen olayda sanık hakkında 5237 sayılı Yasa’nın 86 ncı maddesi ikinci fıkrasının (d) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Sanıklar … ve … Hakkında Birden Fazla Kişiyle Silahla Tehdit, Hakaret ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümlerin İncelemesinde;
Ön inceleme bölümünün (1) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2016 tarih ve 2013/551 Esas, 2016/10 Karar sayılı sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231/5 inci maddesi uyarınca verilen ”hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 231/12 nci maddesine 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile ek fıkrası uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 264/1 nci maddesi uyarınca katılan vekili ve sanık müdafiinin Yasa yolu ile merciinde yanılması, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin ikinci fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, Tebliğname’ye uygun olarak dosyanın incelenmeksizin, oy birliğiyle İADESİNE,
Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde;
Ön inceleme bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle sanık hakkında doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa’nın 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2 nici maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından Tebliğnameye aykırı olarak, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince, oy birliğiyle REDDİNE,
Sanık … Hakkında Birden Çok Kişiyle Silahla Tehdit ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümlerin İncelemesinde;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2016 tarih ve 2013/551 Esas, 2016/10 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görüldüğünden hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.