Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/2862 E. 2023/11779 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2862
KARAR NO : 2023/11779
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/213 E. 2016/429 K.
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, bozma

Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik sanık veya katılan sanık tarafından temyiz istemi bulunmadığından, katılan sanık … hakkında hakaret suçundan ise katılan sanık tarafından verilen temyiz dilekçesinde sadece tehdit suçundan hakkında kurulan 3.740,00 TL adli para cezasını temyiz etmek istediğini belirttiğinden tebliğnamedeki görüşler benimsenmemiştir.

Sanık … ve katılan sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 21.12.2012 tarihli iddianamesi ile sanık ve katılan sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrası birinci cümlesi, katılan sanık hakkında 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır.

2…. 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2014/213 Esas, 2016/429 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası birinci cümlesi, 62 nci madde ve 50 nci madde gereğince 3.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, katılan sanık hakkında hakkında tehdit suçundan 106 ncı maddesinin birinci fıkrası birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci madde ve 50 nci madde gereğince 3.740,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Sanık ve Sanığın Temyiz Sebepleri;
Gerekçesiz olarak hükümleri temyiz etmek istediklerine yönelik olduğu.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ve katılan sanığın abi kardeş oldukları sanık …’nin evli olmasına rağmen … adlı bayanla ilişki yaşaması ve evini ihmal etmesi sebebiyle aralarında anlaşmazlık meydana geldiği, sanık …’nin katılan sanık …’ı telefonla arayarak “peşimizi bırak yoksa seni vururum” şeklinde tehditte bulunduğu katılan sanık …’ın ise … tarafından kullanılan cep telefonuna ” el mi … beymi göreceğiz sana musallat olduğumda” “umurumda bile değilsiniz pislikler ama iş aileme yansırsa bunu yanına koymam bilesin” ” toplumun yüz karaları allah belanızı versin lanetler dişe diş kana kan” şeklinde mesajlar göndererek tehditte bulunduğu kabul edilmiştir.

2.Sanığın ve katılan sanığın suçu kabul etmediğine dair ifadesi ile tanık ifadeleri dosya içerisinde mevcuttur.

3.Katılan sanığın göndermiş olduğu mesajlara ait tutanak dosyada bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
Katılan sanık ve sanığın diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir
Ancak;
1.Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Yasa’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Yasa’nın 106/1. maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasa’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Yasa’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, yönünden hukuka aykırılık görülmüştür.

2.17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik 5271 sayılı Yasa’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, aynı sayılı Yasa’nın 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Yasa’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı Yasa’nın 7 ve 5271 sayılı Yasa’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu gözetilmemesi sebebiyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmüştür,

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarih ve 2014/213 Esas, 2016/429 Karar sayılı kararında katılan sanık ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görüldüğünden hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

21.06.2023 tarihinde karar verildi.