YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4842
KARAR NO : 2013/9422
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL,TAZMİNAT,ECRİMİSİL
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacılar, kök miras bırakanları Hasan Kuru’nun 645 ada 14 parsel sayılı taşınmazdaki payını 18.05.1979 tarihinde satış göstermek suretiyle davalı torunlarına devrettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, bilahare taşınmazda kat irtifakı tesis edilerek anılan payın 1, 3, 6, 9 ve 10 nolu bağımsız bölümlere yansıtıldığını; dava dışı mirasçı Aysel Tiken’in davalılar aleyhine açmış olduğu muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve pay oranında tescil davasının kabulle sonuçlandığını, ancak davalıların bu karardan sonra 1, 6 ve 9 numaralı daireleri üçüncü kişiye devrettiklerini ileri sürerek, 3 ve 10 nolu bağımsız bölümler yönünden tapu iptali ve miras payları oranında tescile, 1, 6 ve 9 nolu bölümler yönünden tazminata karar verilmesini istemişler, birleşen davaları ile aynı yerlerle ilgili ecrimisil isteklerinde bulunmuşlar, yargılama sırasında da tazminat talep miktarı yönünden dava dilekçelerini ıslah etmişlerdir.
Davalılar, davacıların mirasbırakanı Ümmügülsüm’ün başka mirasçının açtığı davada tanık olarak alınan beyanında babası Hasan’ın yapmış olduğu temlikin gerçek satış olduğunu ifade ettiğini ve sağlığında bu konuda dava açmadığını, bu beyanın mahkeme huzurunda ikrar niteliğinde olup, davacıların dava açma haklarının bulunmadığını, dayanılan kararın kesin hüküm oluşturmayacağını, iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
3 ve 10 nolu bölümlere ilişkin davalı … aleyhindeki iptal ve tescil davasının kabulüne, diğer davalılar hakkındaki iptal -tescil isteminin reddine, tazminat talebinin kabulüne, birleşen ecrimisil davasının da kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairece; “… miras bırakan Hasan’ın davalılara yapmış olduğu temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun başka mirasçı tarafından açılan dava sonucunda belirlendiği ve bu olgunun kesinleştiği gözetilerek 3 ve 10 nolu bağımsız bölümler yönünden tapu iptali ve tescil davasının; 1, 6 ve 9 nolu bağımsız bölümler bakımından da tazminat davasının kabul edilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, a ncak; 1, 6 ve 9 nolu bağımsız bölümlerde davalı …’nın hiç malik olmadığı, başka bir ifadeyle anılan bağımsız bölümlerde diğer davalılar paydaş iken ahara devredildiği gözetilmeksizin hükmedilen tazminat miktarından ve buna bağlı olarak harç ve vekalet ücretinden davalı …’nın da sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi; dava dilekçesinde istenilen tazminat
miktarına dava tarihinden ve ıslahla arttırılan miktara ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekirken, ıslah edilen miktarı da kapsar şekilde hükmedilen tazminatın tamamının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş olmasının da isabetsiz olduğu, öte yandan, davacılar tarafından 30.11.2005 tarihinden itibaren ecrimisil istenmiş olup; 1, 6 ve 9 nolu bağımsız bölümler bu tarihten önce 3. kişiye devredildiğine göre, anılan bağımsız bölümler bakımından haksız işgal tazminatı olan ecrimisilin söz konusu olamayacağının kuşkusuz olduğu, çekişme konusu 3 ve 10 nolu bağımsız bölümlerde sadece davalı …’nın paydaş olduğu gözetilerek ve davacıların miras payları itibariyle hesaplanan ecrimisile hükmedildiği halde, anılan ecrimisilden ve buna bağlı olarak harç ve vekalet ücretinden davalı … dışındaki davalıların da sorumlu tutulmalarının yerinde olmadığı, diğer taraftan, 3 ve 10 nolu bağımsız bölümlerde davalılardan sadece Mustafa’nın paydaş olduğu dikkate alınarak diğer davalılar bakımından iptal ve tescil isteği reddedilmesine rağmen, hükmün B bendinde davalı … aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilip, devamında “davalılar adına olan tapu kayıtlarının tarafların murisi Hasan Kuru’nun veraset ilamındaki payı oranında iptali ile davacılar adına tesciline, kalan payların ise davalılar üzerinde bırakılmasına” şeklinde hüküm kurulmasının yerinde olduğunun söylenemeyeceği gibi, iptal ve tescil isteği bakımından yargılama sırasında yatırılan tamamlama harcının, alınması gereken harçtan mahsup edilmemiş olmasının da isabetli bulunmadığı ” hususlarına değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, asıl dosyadan davalı … yönünden iptal ve tescil isteğinin kabulüne, diğer davalılar yönünden tazminat isteğinin kabulüne, iptal ve tescil isteğinin husumet yokluğundan reddine, birleşen dosyadan açılan ecrimisil davasın da ise 3 ve 10 nolu parseller yönünden davalı … hakkında açılan ecrimisil davasının kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı … vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Asıl dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile tazminat, birleşen dava ise ecrimisil isteğine ilişkin olup, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda; asıl davada çekişmeye konu 3 ve 10 nolu bölümler yönünden davalı … hakkındaki iptal ve tescil isteği ile diğer davalılar yönünden tazminat isteğinin kabulüne, birleşen davada davacı … yönünden ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı … vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalı … vekilinin öteki temyiz itirazlarına gelince; miras bırakan tarafından temlik edilen paya karşılık çekişmeye konu 14 parsel sayılı taşınmazda kat irtifakı kurulduğu sırada 3 ve 10 nolu bağımsız bölümlerin ayrı ayrı 1/5 paylarının davalı … adına tescil edildiği, anılan taşınmazların keşfen dava tarihi itibariyle toplam değerlerinin 1.100.000,00.-TL olarak belirlendiği, buna göre her iki taşınmazda davalı …’nın 1/5 payının toplam karşılığının 220.000,00-TL değerinde olduğu, öte yandan keşiften sonra belirlenen değer üzerinden harç tamamlandığı ve iptal ve tesciline karar verilen davacıların miras payları toplamı (540/2400 pay) karşılığı 49.499,99.-TL olduğuna göre bu değer üzerinden nispi karar ilam harcının ve davacı taraf yararına vekalet ücretinin hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile fazla nispi harç ve vekalet ücretinin hüküm altına alınmış olması doğru değildir.
Ancak, anılan bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 3. maddesindeki; “ Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 10.454,40.-TL harçtan peşin alınan 270,00.-TL ile 735,10.-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 9.449,30.-TL harcın davalı …’dan alınarak Hazineye irat kaydına ” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine, “ Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 3.381,34.-TL harçtan peşin alınan 270,00.-TL ile, tamamlama yolu ile alınan 735,10.-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.376,24.-TL harcın davalı …’dan alınarak Hazineye irat kaydına ” ibaresinin yazılmasına,
Yine hükmün 4. maddesindeki “ Davacılar kendilerini bir vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 15.010,00.-TL vekalet ücretinin davalı …’dan tahsili ile davacılara ödenmesine ” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine; “ Davacılar kendilerini bir vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 5.694,99.-TL vekalet ücretinin davalı …’dan tahsili ile davacılara ödenmesine ” ibaresinin yazılmasına davalı …’nun itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı H.M.K.’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 436/2. (6100 sayılı HMK’nun 370/2. md.) maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.