YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14879
KARAR NO : 2023/1205
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan gerçekleştirilen yargılama sonucunda verilen mahkumiyet kararıyla ilgili istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hüküm katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş ise de, hükmedilen cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyizi mümkün olmadığından, söz konusu karara yönelik temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.02.2022 tarihli ve 2021/287 Esas, 2022/61 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 08.04.2022 tarihli ve 2022/505 Esas, 2022/592 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden temyiz istemlerinin reddi, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ise kararın onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ NEDENLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğu, mağdure için alınan cinsel muayene raporu incelendiğinde ne cinsel ilişki yaşandığına ne de cebir uygulandığına dair herhangi bir bulguya rastlanmadığı, tanık anlatımlarının mağdure beyanlarını doğrulamadığı, sanığın mağdureye rıza dışı herhangi bir eyleminin bulunduğuna dair delil olmadığı, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mağdure için alınan sosyal inceleme raporunda mağdurenin genel görünümünün kayıt yaşından daha büyük olduğunun tespit edildiği, sanık ve mağdurenin parkta tanıştığı, sanığın olaydan on beş gün önce kapalı cezaevinden çıktığı ve mağdurenin yaşını bilebilecek durumda olmadığı, yerel mahkemenin gözleminde de mağdurenin yaşıtlarına göre daha olgun görünümde olduğunun belirtildiği, cinsel ilişki kabul edilse dahi hata hükümlerinin uygulanması gerektiği, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığı ve sanığın atılı suçlardan beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Müsnet suçların işleniş şekli ve özellikleri incelendiğinde sanığın daha üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdure ile sanığın 2020 yılı sonlarında tanışıp kısa süre sonra yüzyüze görüşmeye başladıkları, olay günü Çiğli ilçesinde bir parkta buluştuktan sonra sanığın mağdureyi bir aparta götürdüğü ve orada cinsel birliktelik yaşadıkları, sanığın olay tarihinde on beş yaşını doldurmayan mağdureye karşı rızasıyla organ sokmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği mahkemece kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliyesi Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden müsnet suçlardan dolayı sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan gerçekleştirilen yargılama sonucunda verilen mahkûmiyet kararıyla ilgili istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hüküm katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş ise de, hükmedilen cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, söz konusu karara yönelik temyiz istemlerinin aynı Kanun’un 298 inci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiş, Tebliğname’de ret isteyen düşünceye aynı gerekçeyle iştirak edilmiştir.
B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak; sanığın aşamalarda mağdurenin kendisine on beş yaşından büyük olduğunu söylediğine dair savunması, tarafların olaydan yaklaşık bir ay önce tanışmaları, katılan mağdurenin beyanı sırasında hazır bulunan pedagog bilirkişinin mağdurenin fiziksel görünümünün takvim yaşından büyük olduğuna yönelik değerlendirmesi, mağdurenin kuzeni olan tanık Berke’ye sanığın mağdurun yaşını bilmediğine dair beyanı dikkate alınarak suç tarihi itibarıyla on dört yıl üç aylık olan İlk Derece Mahkemesince olayda 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğu nazara alınıp, mevcut haliyle eylemin aynı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması nedeniyle istinaf başvurusunun kabulü gerekirken esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve Tebliğname’de onama isteyen düşünceye aynı gerekçeyle iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde yer alan nedenle katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi gereğince Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 08.04.2022 tarihli ve 2022/505 Esas, 2022/592 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.